Esas No
E. 2023/201
Karar No
K. 2024/75
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/201 Esas
KARAR NO: 2024/75
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ....

Av. ... - ....

Av. ... -...

DAVALI: 1- ... -... ...
VEKİLLERİ: Av. ... -...

Av. ... -...

DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ: 14/04/2023
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 15/03/2024

TALEP

Davacı vekili 14/04/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkilinin ... nezdinde ... sayılı "... ... ... " ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun .... yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı ".. ...", "...","... ...", "... ..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, ... kararında tüketicilerin ayırt etme gücü ve niteliğinin yanlış değerlendirildiğini, “...” kelimesinin anlamlarından ötürü ... sektöründe çokça kullanılan bir kelime olduğunu, bu ibarenin ... emtiası yönünden malın öz adı konumunda olduğunu, tek başına marka olamayacak derecede ayırt edicilikten yoksun olduğunu, tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, markaların kullanımının da ispatlanamadığını, bu itirazın tekrar edildiğini, sektörde bir çok firma tarafından “...” ibaresinin 30. sınıfta tescil ettirildiğini, davalının özel sektör yokken tiryaki, kamelya, ... çayı gibi ibarelerle kalite/fiyat standartı oluşturduğunu, ... çayının daha yüksek fiyatlı olduğu algısının yerleştiğini, yaygın ad konumuna geldiğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının kamu gücünü kullanarak tescil yaptırdığını ileri sürerek, ...’nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkilinin 1984 yılına kadar tekel olarak faaliyet gösterdiğini, bir çok markası bulunduğunu, kurumun ve markaların tüketicilerce bilindiğini, markalara olan güveninin de en üst seviyede olduğunu, ...markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu ... kararının hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin “... ” ve “... ...” markalarının sektörde bilinmiş ve tanınmış marka olduğunu, 30. Sınıfta ... mallarında tescilli olduğunu, markalar arasında aynı, benzer ilişkili malların bulunduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacı markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin çatı marka olduğunu, davacının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 15/02/2023 olduğu, 14/04/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. ... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ... ... ..." ibareli başvurunun ... sayılı " ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ...

Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile .... sayılı markaların, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, redde konu mallar ile .... sayılı markaların eşya listesinde yer alıp kullanımı ispatlanan malların aynı/aynı tür olduğu tespit edilmiştir.

Markaların benzerliği ve malların aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile .... sayılı markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığından, Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen karar yerinde görülmüştür.

KARAR

İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "...." (...) 30. Sınıf. Davalı Markaları "...." (...) 30. Sınıf. Bilirkişi heyetinden alınan alınan 18/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olduğu, Davaya konu marka başvurusunda bulunan sınıf yönünden SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı," ifade edilmiştir. Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. DAVACININ SMK 19/2. MADDE KAPSAMINDAKİ İDDİALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Davacı yan, davalı tarafından yayına itirazda bulunulmasıyla, hem ... aşamasında hem de dava dilekçesinde kullanım ispatı talebinde bulunmuştur. Davacı tarafça davalının yayına itiraza dayanak teşkil edilen .... sayılı markasının SMK anlamında ciddi şekilde kullanılmadığı iddia edilmiştir. Davacıya ait markanın başvuru tarihi 09.08.2021 tarihidir. Bu kapsamda davalının markasının geriye doğru 5 yıllık kulanımına ilişkin belgeler incelenecektir. Bu kapsamda; somut olayda davalı tarafça, Kurum aşamasında kullanım ispati talebi ile ilgili olarak; mahkeme kararları, 2016-2021 tarihleri arasındaki faturalar ve ürün görselleri içeren broşürler ve diğer belgeler incelendiğinde, davalının “...” emitası yönünden markalarını ilgili zaman aralığını kapsayacak şekilde, düzenli ve kesintisiz ticari etki doğuracak şekilde olduğu ve mal/hizmet niteliğine de uygun nitelikte ciddi kullanımı gösterdiği değerlendirilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "... ... ... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 30. sınıftaki: "Çaylar, buzlu çaylar." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markalarının ise .... sayılı markaların koruma kapsamında 30. Sınıftaki "çaylar" emtiasında birebir aynı olduğu, buzlu çayın da bu emtia ile benzer/ilişkili olduğu; dolayısıyla iltibas değerlendirmesi kapsamında mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı anlaşılmıştır. Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Somut uyuşmazlığa bakıldığında davaya konu markanın davaya konu tescil sınıflarına dahil emtiaların (...) market vb. yerlerde satıldığı, kafe, restorant vb. tüm yerlerde kulllanıldığı göz önünde bulunduruduğunda tüketicilerin ortalama tüketiciler olduğu ve dikkat seviylerinin düşük olduğu kanaatine varılmıştır. B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Bu doğrultuda, davaya konu davacı markası siyah zemin üzerine orta üst kısımda daire içerisinde “... ibaresi ve şekil unsuru”, orta kısımda “... ...” ibaresi ve alt kısmında “...” ibarelerini kullandığı, üst kısımda yer alan “...” ibaresinin çatı marka olmakla benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacak olması, alt kısımda yer alan küçük harfli ... ibarelerinin malın teknik özellikleri ve cinsine yönelik ibareler olmakla marka imajının bulunmadığı, markanın orta kısmında yer alan ve daha büyük fontta konumlandırılmış ve ürün adı olmayan “...” ibaresinin marka imajını aktaran esaslı/asli unsur olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu marka ile daha önceden davalı adına tescilli markaların aynı kelime unsurundan oluşması, bir tek zarf tümleci yapma sonucunu doğuran “den” ibaresinin kullanıldığı, kökteki “...” ibaresinin davacı markasında müstakil olarak yer alması sonrasında gelen ek değişikliğinin marjinal bir fark yaratmadığı karşısında taraf markalarının görsel olarak benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, işitsel açıdan da aynı sonucu vermektedir. Kavramsal benzerlik değerlendirmesinde; “...” ibaresinin ... sözlüğünde “Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal; sürgün” anlamına geldiği, davalı markasındaki “...” ibaresinin ise “... ” anlamına geldiği değerlendirilmekle, bu kapsamda taraf markalarının kavramsal olarak benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bu noktada davacı tarafın dava konusu “...” ibaresinin ayırtediciliğinin bulunmadığı itirazı gündeme gelecektir. .... Dairesinin 06.03.2012 tarih, ... ve 19.01.2015 tarih, ... sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "..." ibaresinin, ... ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı hüküm altına alınmakla bu noktada kesinleşmiş mahkeme kararı da bulunmaktadır. .... sayılı ilamı da aynı doğrultudadır. Kararlarda da belirtildiği üzere “...” ibaresinin bir tanımlayıcığı bulunduğu söylemek mümkün değildir. Bu ibarenin davalı kullanımı neticesinde tüketicilerce görüldüğünde cins, çeşit, vasıf değil bir işletmeye ait marka olduğunu kabul ettirme gücünün bulunduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak markaların görsel, kavramsal ve sesçil olarak benzer olması, “...” ibaresinin dava konusu markaya eklenen farklara rağmen genel imaj içerisinde kaybolmaması ve bütünsel varlığını halen korumaya devam etmesi, bu ibarenin tescil konusu ürünler için yukarıda da açıklandığı üzere ayırtedici gücünün zayıf olmaması “-den” ekinin varlığının markaları uzaklaştırmaya yetecek nitelikte olmaması tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davalıya ait markalar ile davacının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması, ortalama tüketicilerin davalı markalarından edindiği izlenimi davacı başvurusuna aktarabilecek olması, tüketicinin iki ayrı marka ile karşı karşıya kaldığını fark etse dahi her iki markanın da aynı iktisadî veya idarî kaynağa ait olduğu yanılgısına düşebilecek olması karşısında SMK’nın 6/1. madde bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,7‬0 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog