43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1828
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/11/2024 (Ek Karar)
NUMARASI:2024/403 D.İş - 2024/414 D.İş Karar
TALEP
İhtiyati Haciz İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP:İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyen .... A.Ş. 05/09/2024 tarihinde konkordato davaları açıldıktan ve 06/09/2024 tarihinde geçici mühlet kararları alındıktan sonra 16/09/2024 tarihinde teminat yatırılmak suretiyle mahkememizden ihtiyati haciz kararı alındığını, mahkemece, konkordato kararı sonrası ihtiyati haciz kararının aslında hiç verilmemesi gerektiğini, verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, konkordato sürecinde geçici mühlet kararı alınan 06/09/2024 tarihinden itibaren, hiçbir şekilde ihtiyati haciz kararı alınamayacağını, kesin takibe de geçilemeyeceğini, ihtiyati haciz talep eden tarafından teminat yatırılmak istendiğinde, konkordato geçici mühlet kararı olması nedeniyle teminatın kabul edilmemesi ve dosyanın kapatılması gerektiğini, ancak 16/09/2024 tarihinde teminatın yatırılması ile birlikte ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile kesin takibe geçildiğini, banka hesaplarındaki hacizlerin kaldırılmaması nedeniyle konkordato süreci sekteye uğramış durumda olduğunu, telafisi olmayan zararlar doğabileceği dikkate alınarak 05/09/2024 tarihinde konkordato davalı açıldıktan ve 06/09/2024 tarihinde geçici mühlet kararları alındıktan sonra, 16/09/2024 tarihinde teminat yatırılmak suretiyle mahkemeden alınan ihtiyati haciz kararının açık kanun hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olduğunu, ihtiyati haciz itirazlarını sunduklarını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI:İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Konkordato mühleti içerisinde borçlu hakkında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz (2004 sayılı İİK md.294/1). Doktrinde, alacaklının alacağına ilişkin haklarını koruyabilmesi için ihtiyati haciz kararları uygulanmasa dahi uygulanmasının talep edilebileceği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/1134 Esas 2022/8000 Karar sayılı kararında da hakkında kesin mühlet verilen borçlu aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararının uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Her ne kadar Yargıtay kararında kesin mühlet verilen borçlu demişse de geçici mühlet kesin mühlet hükümlerine tabi olduğundan; ilgili Yargıtay kararı, hakkında geçici mühlet kararı verilen borçlu aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı uygulanamayacağı şeklinde anlaşılmalıdır. Bununla birlikte, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 294/1.maddesi gereği konkordato mühleti içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirle ilgili kararlar uygulanmazsa da Kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere mühlet içerisinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesi yasal olarak mümkün olup verilen kararların icra edilmesi olanaklı değildir. Kanun, mühletten önce konulmuş olan haciz ve tedbirler ile başlayan takiplerin duracağını düzenlemektedir.Öyleyse, mühlet içerisinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesi yasal olarak mümkün olduğundan ve fakat kararların icra edilmesi yahut edilmemesi hususu Mahkememizin görev alanında bulunmadığından itirazın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkemece, konkordato kararı sonrası, aslında hiç verilmemesi gerekirken verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, zira konkordato sürecinde geçici mühlet kararı alınan 06.09.2024 tarihinden itibaren, hiçbir şekilde ihtiyati haciz kararı alınamacağını, uygulanamayacağını, kesin takibe de geçilemeyeceğini ve yeni takip açılamayacağını, ihtiyati haciz talep eden tarafından ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye başvurularak teminat yatırılmak istendiğinde, konkordato geçici mühlet kararı olması nedeniyle teminatın kabul edilmemesi ve dosyanın kapatılması gerektiğini, her ne kadar Mahkemece mühlet içerisinde ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesinin yasal olarak mümkün olduğu belirtilmişse de kanun hükümleri ve konkordato mühletinin verilmesinin amacına aykırı bir karar verildiğini, kaldı ki Mahkemece 07.11.2024 tarihli kararda açık bir şekilde “konkordato mühleti içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirle ilgili kararlar uygulanmaz” şeklinde belirtilerek kararın icra edilmesinin olanaksız olduğunun da belirtildiğini, burada gözden kaçırılan hususun Mahkemeye yatırılan teminatın, 06.09.2024 tarihinde alınan konkordato mühlet kararı sonrası 16.09.2024 tarihinde yatırılarak işbu ihtiyati haciz kararının uygulanmak üzere mahkemeden teslim alınması olup Mahkemece teminat kabul edilmeyerek ihtiyati haczin uygulanmasının önlenebileceğini, çünkü açık kanun hükmü gereği, mühlet içinde ihtiyati haciz uygulanamayacağını, bu husus kanunun ve konkordato mühletinin amacına açıkça aykırı olduğunu, 06.09.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmesi hatalı olmayıp ancak ihtiyati haczin uygulanabilmesi için öncelikle teminatın yatırılması gerektiğini, konkordato tedbiri 06.09.2024 tarihinde alındığı için artık bu tarihten itibaren uygulanamayacağını, kararın uygulanabilmesi için ihtiyati haciz kararı veren Mahkemenin teminat yatırıldı, karar uygulansın demesi gerektiğini, ihtiyati haciz isteyen, teminat yatırmaya geldiğinde, konkordato geçici mühlet nedeniyle tedbir kararı olduğu için bu kararın uygulanmasını engellemek adına teminatı kabul etmemesi ve netice itibariyle ihtiyati haciz kararının karşı tarafa teslim edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, çeke dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, konkordato geçici mühleti içinde ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceği ve ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Aleyhine ihtiyati haciz istenen ... Şirketi ve ...Şirketi tarafından, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/649 E. sayılı dosyası ile 05.09.2024 tarihinde konkordato davası açılmış, mahkemenin 06.09.2024 tarihli tensip tutanağı ile 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş ve tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir. Aleyhine ihtiyati haciz istenen ... Şirketi tarafından ise, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/825 E. sayılı dosyası ile 05.09.2024 tarihinde konkordato davası açılmış, mahkemenin 06.09.2024 tarihli tensip tutanağı ile 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş ve tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir.
İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir.
İİK'nın 258/1. Maddesinin ikinci cümlesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). 7101 Sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile değişik İİK'nın 287. maddesi gereği konkordato talebi üzerine mahkemece derhal 3 ay süre ile geçici mühlet verileceği,
İİK'nın 288. maddesine göre ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, bu bağlamda kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK'nın 294/1. maddesi uyarınca mühlet içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmayacağı düzenlenmiştir.Düzenlemelerden anlaşılacağı üzere konkordato istemiyle açılan davada mahkemece verilen geçici mühlet kararı ihtiyati haciz kararı verilmesini engellememekte, verilen ihtiyati haciz kararının infazını önlemektedir.İİK nun 289 maddesinde; mühlet içinde borçlu hakkında 6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler dahil olmak üzere hiç bir takip yapılamayacağı, evvelce başlayan takiplerin duracağı, ihtiyati haciz kararlarının uygulanamayacağı düzenlenmiş olup, madde de engellenen husus ihtiyati haczin infazına ilişkindir. Somut olayda, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/649 E. sayılı dosyası ve Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/825 E. sayılı dosyasında ayrı ayrı 06.09.2024 tarihli tensip tutanağı ile 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş ve tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de,
İİK 287. vd. devamı maddeleri uyarınca verilen söz konusu ihtiyati tedbir kararı,
İİK'nın 294. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesini değil uygulanmasını engellemektedir. Geçici hukuki koruma kararı niteliğinde ki ihtiyati haciz kararı icra takip işlemi sayılmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.31/12/2024