Esas No
E. 2023/3779
Karar No
K. 2024/5262
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2023/3779 E.  ,  2024/5262 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/995 E., 2023/478 K.
HÜKÜM/KARAR: Usulden Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/495 E., 2018/400 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar; Kars ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 143 ada 8 parsel sayılı taşınmazın murislerine ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu yerin kendilerine murislerinden kaldığını ve halen bu yeri kullandıklarını, davalı ile hiçbir ilgisi olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, dava konusu taşınmazı 2005 yılında davacıların murisinden satın alındığını, bu hususun davacılar tarafından da bilindiğini, kadastro çalışmaları sırasında davacıların ve diğer paydaşların bu yönde beyanda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar tarafından dava konusu taşınmazın murisleri ...'a ait olması nedeniyle miras payları oranında adlarına tescil talebi ile dava açıldığı, murisin davacılar dışında iki mirasçısı daha bulunduğu, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyeti kapsamında olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, terekeye ait haklar üzerinde tasarruf işlemi niteliğindeki tapu iptali ve tescil davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerektiği, bir ya da bir kısım mirasçının terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa reddedileceği, bir veya bir kısım mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın satışının gerçekten yapıldığına dair davalılarca herhangi bir satım sözleşmesi ibraz edilmediğini, diğer mirasçıların kendi miras paylarını haricen davalıya sattıklarını kabul ettiklerini, bu sebeple aslında diğer mirasçılar tarafından kötüniyetli olarak elbirliği mülkiyetine son verildiğini, davacıların kendi miras payları oranında haklarının kendi adlarına tescil edilmesi amacıyla açtığı davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve murisin davacılar dışında başkaca mirasçılarının bulunduğu, mirasçılardan biri veya birkaçının adlarına tescil istemiyle üçüncü kişilere dava açma olanağının bulunmadığı, aktif dava ehliyetindeki bu eksikliğin sonradan diğer mirasçıların muvafakatinin alınması veya terekeye temsilci atanması suretiyle de giderilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine dair hüküm verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip diğer mirasçılar her ne kadar davanın başlangıcında davaya muvafakat etmediklerini beyan etmiş iseler de 02.07.2020 tarihli beyan dilekçesi ile davaya muvafakat ettiklerini (beyan dilekçesinin mahkemeye ek olarak sunulduğunu), ancak mirasçıların beyan dilekçesinin değerlendirilmediğini, kararın hukuka uygun olmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının d bendi, 115. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640., 701. ve 702. maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların murisi ...'ın 17.09.2006 tarihinde ölümü ile geride davacılar ile dava dışı ... ve ...'ın mirasçıları olarak kaldığı, kadastro çalışmaları sonucu Kars ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 143 ada 8 parsel sayılı, 6.273,35 m2 yüz ölüçümlü, kargir ev, ahır ve arsası vasıflı taşınmazın davalı ... adına tescil edildiği, yargılama sırasında 16.01.2018 tarihinde davalı ...'ın çekişme konusu taşınmazı satış suretiyle ...'ya devrettiği, davacılar vekilinin, Bülent'e karşı tapu iptali ve tescil davası olarak davaya devam etmek istediklerini bildirdiği anlaşılmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.