Esas No
E. 2024/832
Karar No
K. 2024/8458
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/832 E.  ,  2024/8458 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1657 Esas, 2023/1414 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/122 E., 2020/230 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/89832 sayılı "Çocuğum

İçin Eğitim Sigortası" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuru kapsamında 9, 16, 35, 36, 38 ve 41 inci sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun ayırt edici olduğu gibi başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı da olmadığını, tescili talep edilen ibarenin, hayat branşında faaliyet gösteren şirketler arasında yalnızca müvekkili tarafından kullanıldığını, kaldı ki başvuru konusu ibareye, başvuru tarihinden önce kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığını, dolayısıyla başvurunun reddi kararının yerinde bulunmadığını ileri sürerek YİDK’nin 2018-M-11778 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edici nitelik taşımadığı gibi tanımlayıcı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, "Çocuğum için Eğitim Sigortası" ibareli başvuru markasının, kapsamında yer alan 36/01 inci sınıftaki "sigorta hizmetleri" ile 41 inci sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden ayırt edici olmadığı, hedef tüketicilerin bu hizmetleri çocukların eğitimi ile alakalı basit şekilde herkesin kullanabileceği şekilde sigorta konusuna ait mal/hizmet sloganı olarak algılayabilecekleri, dolayısıyla dava konusu başvurunun, sayılan hizmetler açısından marka olabilecek ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bunun dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise başvuru ibaresinin, ortalama tüketici kitlesi nazarında marka algısı yaratacağı, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olduğu, yine yukarıda belirtilen hizmetler yönünden dava konusu başvurunun, cins ve vasıf bildiren, tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, bu hizmetler açısından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşullarının da oluştuğu, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2018-M-11778 sayılı kararının 36/01 inci sınıftaki ''sigorta hizmetleri'' ile 41 inci sınıftaki ''Eğitim ve öğretim hizmetleri'' dışında kalan mal ve hizmetler yönünden iptaline, 2018/89832 sayılı markanın kapsamında yer alan 36/01 sınıftaki ''sigorta hizmetleri'' ile 41 inci sınıftaki ''Eğitim ve öğretim hizmetleri'' yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu işaret standart karakterlerle yazılmış "Çocuğum İçin Eğitim Sigortası" ibaresinden oluştuğu, bunun dışında başvuruda başkaca bir unsura yer verilmediği, bu anlamı itibariyle dava konusu başvuru, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin ortalama tüketicisi tarafından ebeveynlerin, çocuklarına yönelik olarak yaptırabilecekleri eğitim sigortası biçiminde algılanacağından, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olmayacağı, başvuru konusu ibare, kapsamındaki mal ve hizmetlerin belirli bir teşebbüse ait olduğunu göstermeye, teşebbüslerin mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmayıp, markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, bu durumda, söz konusu ibarenin markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getirmeyeceği, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edici olmadığı, söz konusu ibareye 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası.

3.Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog