11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/854
- Karar No
- 2024/8651
- Karar Tarihi
- 04.12.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
11. Hukuk Dairesi 2024/854 E. , 2024/8651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019/49224 sayılı “... + şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şahsın 2018/51427 sayılı “...” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun davalı TÜRKPATENT Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa 2014/24365 sayılı “gagava” ibareli markasının 28, 29 ve 43. sınıflarda, 2014/32692 sayılı “gagawa” ibareli markasının ise 43. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkili şirketin kazanılmış hakkının bulunduğunu, önceki tarihli “gagawa” markasının esaslı unsurunun korunması nedeniyle davaya konu markanın tescil talebinin seri marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şahsın “...” ibareli markayı kötü niyetli olarak müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanmak maksadıyla tescil ettirdiğini, davalı şahsa ait 2018/51427 sayılı marka hakkında müvekkili tarafından Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, “...” ibaresinin Kars yöresine ait geleneksel bir ekmek çeşidinin adı ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2019/49224 sayılı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin markasının davacı şirketin haklarını ihlal etmediğini, müvekkilinin kendi marka tescilleri bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın "şekil + ..." ibareli tescilli markası arasında açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı şahsın "şekil + ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, dava konusu hizmetler açısından her iki markada iltibas nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde olduğu, davacının önceki markalarının tescil tarihleri ile davaya konu olan markanın başvuru tarihinden 5 yıllık uzun süre geçmediğinden müktesep hak koşullarından yararlanamayacağı, davacı taraf davalıya ait mesnet markanın hükümsüzlüğü istemli dava açmış ise de sonucu olumlu olsa dahi YİDK kararının iptali davalarında hükümsüzlük davaları geriye etkili sonuç doğurmayacağından bekletici mesele talebinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarını oluşturan ibareler arasındaki yüksek benzerlik ve başvurunun davalının itiraza mesnet markası kapsamı ile aynı hizmetler yönünden tescil ettirilmek istenmesi karşısında markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu ve davacının önceki tarihli markalarının başvuru açısından müktesep hak oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı, YİDK kararının iptali talebiyle açılan bu davanın YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6, 27 nci ve devamı maddeleri
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli 2017/11-72 E., 2021/245 K. sayılı, Dairemizin 18.09.2024 tarihli 2023/4402 E., 2024/6540 K. sayılı emsal ilamları.
3.Değerlendirme
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı şirketin 2019/49224 sayılı “...+şekil” ibareli marka başvurusuna, davalı ...'un 2018/51427 sayılı “...” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine davacının başvurusu, dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, davalı şahsa ait 2018/51427 sayılı marka hakkında müvekkili tarafından Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını belirterek anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmesine rağmen YİDK kararının iptali talebiyle açılan işbu davanın YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirileceği gerekçesiyle davacı vekilinin bekletici mesele yapılma talebi İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince uygun görülmemiştir.
2.Dosya kapsamı ve UYAP'ta yapılan incelemede davacı ... Gıda San.Tic. A.Ş. tarafından davalı ... aleyhine Ankara 5. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 E. sayılı dosyası ile 14.10.2019 tarihinde davalı ... adına kayıtlı 2018/51427 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemiyle dava açıldığı, anılan Mahkemenin 02.09.2020 tarihli kararıyla davanın kabulüne, davalıya ait 2018/51427 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalı tarafça istinaf ve temyiz sürecinin işletildiği anlaşılmıştır.
3.6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinde markanın hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi düzenlemiş, anılan Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrasında ise 25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu kararın marka başvuru tarihinden itibaren etkili olacağı, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı hükmü düzenlenmiştir.
4.YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda Mahkemece, YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirme yapılacak ise de 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi hükmü uyarınca itiraza dayanak yapılan markanın hükümsüz kılınması hâlinde bu hükümsüzlük kararının, YİDK kararının iptali davasını da etkileyeceği açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli 2017/11-72 E., 2021/245 K. sayılı, Dairemizin 18.09.2024 tarihli 2023/4402 E., 2024/6540 K. sayılı emsal ilamları).
5.Bu durumda Mahkemece, itiraza mesnet 2018/51427 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan Ankara 5. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 E. sayılı dava dosyasının sonucu beklenip neticesine göre karar verilmek gerekirken davacı vekilinin bekletici mesele yapılma talebi nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
6.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1), (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.