Esas No
E. 2023/5893
Karar No
K. 2024/5207
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2023/5893 K. 2024/5207 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5893, K. 2024/5207, T. 25.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5893
Karar No
2024/5207
Karar Tarihi
25.11.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2023/5893 E.  ,  2024/5207 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1069 E., 2023/1355 K.
DAVALILAR: ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
DAVA TARİHİ: 09.04.2021
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/196 E., 2023/177 K.

Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 229 ada 1 parsel sayılı taşınmaza müvekkilinin malik olduğunu, müvekkilinin taşınmazına bitişik konumda mülkiyeti davalı Hazine’ye ait orman sahası bulunduğunu, davalı...Yapı İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şirketi’nin ruhsat sahibi olarak burada taş ocağı madenciliği faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin taş ocağı işletmesinden ortaya çıkan toz nedeniyle müvekkilinin tarımsal amaçla kullandığı fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazının olumsuz etkilediğini, ürün kaybı oluştuğunu, davalı şirketin yaptığı yol çalışmaları nedeni ile müvekkilinin taşınmazında kot farkı oluştuğunu, müvekkilinin taşınmazına geçiş yolunun ortadan kalktığını, heyelan tehlikesi meydana geldiği, bu nedenle de yapılacak istinat duvarı bedelinin davalı şirketçe karşılanması gerektiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yasal mevzuat kapsamında madencilik yapma faaliyet izin belgelerine sahip olduğunu, ÇED raporlarına da sahip olup belli aralıklarla ilgili bakanlık yetkililerince de denetlendiğini, davacı tarafın iddia etiği gibi müvekkil şirketçe işletilen maden sahası nedeniyle davacı tarafın arazisinde ürün kaybına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, davacının kot farkından dolayı heyelanı önleme adına yaptıracağı istinat duvarı zararının müvekkilden istenilmesinin kabul edilemeyeceğini, yapılan yol nedeniyle davacının taşınmazında heyelana sebebiyet verilebilecek bir çalışmanın müvekkil şirketçe gerçekleştirilmediğini, davacının taşınmazına yol kenarına istinat duvarı yaptırılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını, istinat duvarına ilişkin bedel talebini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı 04.02.2020 tarihinde satın aldığını, taş ocağı faaliyetlerinin ise davacının taşınmazı satın almadan önce başladığını ve devam ettiğini, davacının taş ocağı faaliyetini bilerek dava konusu taşınmaza düşük bedel ödeyerek satın aldığını davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının ürün zararının tazmini talebi yönünden; bilirkişi raporunda maden faaliyetlerinin ve oluşan tozun davacının tarımsal ürünlerinin verimini etkilemeyeceği ve davacının zararının bulunmadığının belirtildiği, davacının istinat duvarı bedeli yönünden ise; bilirkişi raporunda yolun davacının maliki olduğu taşınmazda heyelan tehlikesine yol açtığı ve istinat duvarının yapılması gerektiğinin tespit edildiği ancak açılan davadaki talebin hukuki vasıf mahiyetine göre, davacı tarafından talep edilen istinat duvarı bedelinin maddi tazminat talebi olarak değerlendirilebilmesi için davacının maddi zararının bulunması gerektiği bu nedenle istinat duvarının kendisi tarafından yapıldıktan sonra oluşan zararını karşı taraftan talep edebileceği mevcut davada davacı tarafından yapılmış istinat duvarının bulunmadığı bu nedenle talep edebileceği maddi zararının mevcut olmadığı" gerekçesiyle davacı tarafın ürün kaybı zararına ilişkin tazminat davasının reddine, davacı tarafın davalı Şirketten istinat duvarı bedeline ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; harç yönünden müvekkil aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını keşfin kış mevsiminde gerçekleştirildiğini, dava dilekçesindeki beyanlarını yineleyerek, davacının ürün kaybı ve istinat duvarı yapılması taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı belirtilmektedir. Aynı Yasa'nın 31. maddesi gereğince de "Peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek üzerine geri verilir."

3.Değerlendirme

Somut olayda; davacı davanın açıldığı sırada 59,30 TL peşin harç yatırmış, yargılama sırasında 06.01.2023 tarihinde 4.747,12 TL tamamlama harcını yatırmıştır. Mahkemece dava reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davacıdan maktu harç alınması gerekirken, nispi harç alınması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 492 sayılı Harçlar Kanunu K492 md.31
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog