12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2023/4364 E. , 2023/5598 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi talebinin reddi ile ihale bedelin 710.000,00 TL.nin %1'i oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; kıymet takdiri raporu ve satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, satıştan e-devlet üzerinden haberdar olduğunu, taşınmazın haczine dair tapu sahibi borçluya İİK 103 davetiyesi tebliğ edilmediğini, haciz ve hacizden sonraki satışa yönelik tüm hazırlık işlemlerinin borçlu malikin gıyabında gerçekleştirildiğini, kıymet takdir raporunun tüm taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihaleye konu taşınmazın cins olarak niteliğinin açık artırma şartnamesine ve satış ilanına tam olarak yansıtılmadığını, taşınmazın 2017 yılında yapılan kıymet takdirinde değerinin 295.000-TL, 2018 yılında yapılan kıymet takdirinde 280.000-TL ve son olarak satışa esas kıymet takdirinde ise 450.000-TL olarak gösterildiğini, düşük bedelle satıldığını, alacaklının dosyada hacizli "taşınmazın satışına " ilişkin tam bir satış talebi olmadan taşınmazın satış işlemlerine başlanmasının ve satışına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde mahalli ilan yapılmadığını, satış ilanının İcra ve İflas kanununda belirtilen şekilde yüksek tiraja sahip bir gazetede yayınlanmadığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Alacaklı cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı borçlunun davaya konu taşınmazın haczinden haberdar olmadığı ve satış işlemlerinin gıyabında gerçekleştirilmesi iddiasının doğru olmadığını, kıymet takdirinin taraflara usulüne uygun tebliğ edilmediğine dair beyanlarının mesnetsiz olduğunu, kendisine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilen ve itiraz etmemesi üzerine kesinleşen kıymet takdiri raporuna karşı asılsız iddiaları bu aşamada ileri süremeyeceğini, alacaklının talebi olmadan satış kararı verildiğine dair beyanlarının gerçek dışı olduğunu, Bakırköy 18. İcra Müdürlüğünün 2018/369 talimat sayılı dosyasına satış talimatı gönderilmesinin talep edildiğini, ihale ve satış sürecinde hiçbir usuli hata yapılmadığını, ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde icra edildiğini, ihaleye on kişinin üzerinde kişi katıldığını ve on bir kişinin pey sürdüğünü, satış ilanının bir gazetede ilan edilip edilmeyeceği ve sair hususlarının icra müdürlüğünce karar verildiğini, buna göre her satışın gazetede ilan edilmesinin yasal bir zorunluluk olmadığını, icra müdürlüğünün değerlendireceği bir konu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.İhale alıcısı cevap dilekçesinde; satış ilanının 11.05.2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacı vekilinin 17.06.2022 tarihinde dosyaya vekaletname sunduğu, dava dilekçesindeki itirazların, kıymet taktiri gibi ihaleden önceki süreçlerle ilgili olduğunu, satış ilanının usulsüz tebliğine ilişkin ileri sürülen bir iddia olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü itirazların hiçbirinin ihalenin feshi için dikkate alınabilecek gerekçeler olmadığını, taşınmaz maliki ...'a 103 davetiyesinin tebliğ edilmediğini iddia etmekte ise de işbu iddiayı ...'ın kendisi ileri sürebileceğini, davacının hukuki yararı olmadığı gibi zarar gördüğünü ispatlayamadığını, davacı tarafından ileri sürülen itirazların ihale sürecinin kesinleşmesini geciktirme amacı taşımakta olduğundan davacının ihale bedelinin %10 u üzerinden tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışa hazırlık işlemlerinin malik gıyabında gerçekleştiği iddialarının ancak tapu maliki borçlu ... tarafından ileri sürülebileceği, satış ilanı tebliğinin 11.05.2022 tarihinde gerçekleştiği, Bahçelievler PTT A.Ş yazı cevabı incelendiğinde, tebliğin usule uygun yapıldığı, kıymet taktirine itiraz edilmediği, kıymet takdirinin kesinleştiği, satışa hazırlık işlemleri için süresinde şikayete gidilmediği, muhammen bedelinin satış ilanında 450.000,00TL olduğu, satış bedelinin ise 710.000,00-TL. olduğu, muhammen bedelin %50 sini ve satış giderlerini karşılar miktarda olduğu, hukuki yararın gerçekleştiği, satış talebi olmadan satış işlemlerine başlandığı iddiasının talimat icra dairesine gönderilen satış talimatının varlığı nedeniyle ancak satış talebinin satışa ilişkin kararı veren icra dairesinin bulunduğu icra mahkemesine şikayet yolu ile yapılması halinde gözetileceği, satışın muhammen bedelinin üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle gazete tirajının araştırılmadığı, satış şartnamesinde kanuna aykırılık görülmediği, satış artırma tutanağının da usule uygun düzenlediği gerekçesi ile ihalenin feshi talebinin reddi ile ihale bedelin 710.000,00 TL.nin %1'i oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; ihale tarihinde değeri 1.500.000-TL-2.000.000-TL arasında olan 3+1 bir dairenin 710.000-TL gibi son derece sembolik bir rakama ihale edildiğini, taşınmazın diğer borçlu ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın haczine dair tapu sahibi borçluya İİK 103 davetiyesi tebliğ edilmediğini, haciz ve hacizden sonraki satışa yönelik tüm hazırlık işlemlerinin borçlu malikin gıyabında gerçekleştirildiğini, kıymet takdir raporunun tüm taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihaleye konu taşınmazın cins olarak niteliğinin açık artırma şartnamesine ve satış ilanına tam olarak yansıtılmadığını, 2017 yılında yapılan kıymet takdirinde taşınmazın değerinin 295.000-TL., 2018 yılında yapılan kıymet takdirinde 280.000-TL. ve son olarak satışa esas kıymet takdirinde ise 450.000-TL. olarak gösterildiğini, önceki tespitler ile satışa esas değer arasında ciddi bir nispetsizlik bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde mahalli ilan yapılmadığını, satış ilanının İcra ve İflas Kanununda belirtilen şekilde yüksek tiraja sahip bir gazetede yayınlanmadığını ayrıca mahkemece hükmedilen para cezasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda taşınmazın kıymet takdiri raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de, satış ilanının 11.05.2022 tarihinde T.K. 21/1 maddesine göre tebliğ edildiği, satış ilanı tebligat parçası ve Posta Müdürlüğünün 06.10.2022 tarihli yazı içeriğine göre, tevziat saatlerinde kimse bulunmaması nedeniyle aparman görevlisi ...'e sorulduğu, muhatabın işte olduğunun sözlü olarak beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakının ilgili mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği, aparman görevlisi ...'e haber verildiği, muhatabın adreste bulunmama nedeninin usulüne uygun araştırıldığı, tebligatın usulüne uygun olduğu, kıymet takdirinin kesinleştiği, ihalenin feshini gerektirecek bir neden bulunmadığı, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, davacı borçlunun ihalenin feshinde hukuki yararının bulunmadığı, HMK.355 maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmaması nedeniyle, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Borçlu istinaf dilekçelerindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.