T. C. ANKARA 5.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1 Esas - 2024/70
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte bulunan Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali Hakların İhlali - Telif Alacağı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 02/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Türkçe öğretmenleri olarak görev yapan müvekkillerinin 2018 yılında davalı yayınevi ile .... kapsamında "..." adlı eseri hakkında etiket fiyatı üzerinden %7 telif -%17 stopaj ödenecek şekilde tüm telif haklarının davalıya devrine ilişkin 10 yıllık sözleşme imzaladıklarını; 2018 yılından davalı yayınevinden haklı nedenlerle ayrıldıklarına ilişkin ihtarname gönderdikleri 04.10.2022 tarihine kadar müvekkillerine ait; -...., -.... , -..... -...., -.... , -...., ...., -...., isimli eserlerine ilişkin değişik tarihlerde gerek sözlü gerekse yazılı sözleşmeler ile toplamda 19 sayıda eserlerinin yayımlandığını, buna ilişkin Bakanlıktan alınan bandrol bilgilerinin ekte sunulduğunu, müvekkilleri ile davalı arasında yapılan sözleşmeler uyarınca her yılın sezon sonu olan Temmuz ayında anılan eserlerde müvekkillerinin hakkı olan telif ödemelerinin yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının, müvekkillerinin telif haklarını 2018 yılından bu yana sürekli olarak gecikmeli ya da eksik ödediğini, ödenmeyen telif hakları karşılığının toplu olarak ödenmesinin şirketi mali açıdan sıkıntıya düşüreceği gerekçesiyle, kendi adına kredi ile alınan iki tane aracın kredileri bitene kadar mülkiyeti şirket bünyesinde kalacağını belirterek, 01.01.2020 tarihinde, o günkü değeri 167.627,60.-TL olan 2 tane arabanın müvekkillerine verildiğini, ancak müvekkillerinin kredilerin ödemelerinin bitmesine rağmen araçların devrini istediklerinde, bu durumun yayınevinde kargaşaya sebep olduğunu, son olarak müvekkillerine araç devri konusunda 10 yıllık sözleşmede belirtilen telif haklarının her eserin etiket fiyatı üzerinden %3,5 üzerinden baskı ile yeni bir sözleşme imzalanması karşılığında 2021 yılı sonunda gerçekleştiğini, davalının, yayınevinin eserleri ve yapılacak diğer projelerin her aşaması ile ilgilenmeleri karşılığında müvekkil ...'a 2018 yılından 2022 yılına kadar; ...'ya ise 2021 yılı içinde aylık 2.000.-TL ödeme yaptığını, yayınevi ile yaşanan sıkıntılar nedeniyle müvekkillerinin ayrılmak istediklerini sözlü olarak belirtmeleri üzerine davalının ödenen bu aylık ücretleri de telif hakkı olarak saydığını beyan ettiğini, davalının ayrıca müvekkillerine diğer branşlar ile ilgili yaptırdıkları soru yazma, tashih işlemlerine karşılık başka hocalara yapılan ödemeleri ...'nın hesabı üzerinden yaptığından, bu ödemeleri dahi telif ödemesi saydığını, müvekkillerine bugüne kadar yayımlanan eserlerin telif hakkı karşılığında 603.314.-TL ile 2020 yılının ocak ayında her bir müvekkile ayrı ayrı alınan 167.627.60.-TL değerinde araçlarla toplamda 938.567,20.-TL ödeme yapıldığını, sonuç olarak, yaşanan olumsuzluklar karşısında, davalı ile anlaşmaya varılamayacağının netlik kazanması üzerine ihtar çekildiğini ve telif haklarının ödenmesinin, aksi halde sözleşmeyi haklı olarak feshedeceklerinin bildirildiğini, ancak davalının haklı bir sebep olmadan ve müvekkillerinin kendisine borcu olduğu iddiasıyla ihtarnameyi dikkate almadan müvekkillerine bilgi verilmeksizin eserlerin basımına devam ettiğini, bu sebeple, eksik ödenen telif hakları ile FSEK m.68 uyarınca, izinsiz olarak çoğaltılan eserlerin telif değerinin üç katı kadar şimdilik 1.000,00 TL (belirsiz alacak olarak) maddi tazminatın olay tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine, tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 07/03/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından telif ücretlerine karşılık olmak üzere 01.10.2021 tarihinde ... plakalı aracın 272.479.-TL bedel karşılığında davacılardan ...'a, ... plakalı aracın da yine aynı bedel ile davacılardan ...'a devredildiğini, dolayısıyla davacıların, araçların 167.627,60.-TL üzerinden kendilerine verildiğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında ... isimli eserin Telif Hakkı Devri ve Hizmet Sözleşmesinin 06.12.2021 tarihinde imzalandığını, oysa telif ücretlerine karşılık davacılara devredilen araçların satış tarihinin 01.10.2021 olduğu dikkate alındığında, davacıların, araçların devrinin sözleşmede belirtilen telif haklarının her eserin etiket fiyatı üzerinden %3,5 oranına çekildiği yeni bir sözleşmeyi baskı ile imzalatılması karşılığında 2021 yılı sonunda gerçekleştirildiği iddialarının mesnetsiz olduğunu ortaya koyduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların 01.10.2021 tarihinde araçların devirlerini aldıktan sonra hiçbir sözleşmeyi imzalamayabilecek iken, sözleşmeleri baskı altında imzaladıklarından bahisle sözleşmelerin iptali için dava açabilecek iken araçların devirlerini aldıktan sonra 06.12.2021 tarihinde yapılan sözleşmeyi baskı ile imzaladıklarını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin, eserleri ve yapılacak diğer projelerin her aşaması ile ilgilenmeleri amacıyla davacı ...'a 2018-2022 arasında, ...'ya ise 2021 yılı içinde aylık 2.000.-TL ödeme yaptığına ilişkin iddianın da haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında yapılan telif sözleşmelerine istinaden davacılara ödenmesi gereken telif bedellerinin müvekkilince ödendiğini, dolayısıyla davacılara herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi, alacağının bulunduğunu, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davacılara ödendiği belirtilen tutarların da haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında mutabakat yapılırken, davacı taraflarca hazırlanan "Alınan Telif Ödemeleri" başlıklı belgelerde 07.01.2022 tarihine kadar yapıldığı belirtilen hesaplamaya göre davacılardan ...'ın 350.032.-TL, ...'ın ise 533.314.-TL'yi belirtilen tarihlerde ve ödeme miktarlarında telif ücreti aldıklarını imzalarıyla kabul ettiklerine ilişkin belgeyi yayınevine verdiklerini unuttuklarını, müvekkili yayınevinin ...'a 11.10.2022 itibariyle 522.122.-TL, ...'a ise 287.177.-TL olmak üzere toplamda 809.299.-TL telif ücreti ödediklerini, ödemelerin banka hesabına yapıldığını ve her bir davacıya ayrı ayrı telif ücretlerine karşılık olmak üzere 272.479.-TL değerinde (toplam 544.958.-TL) araç verildiğini, taraflar arasında birden fazla telif sözleşmesi bulunduğunu, her bir sözleşmede hak ve yükümlülüklerin farklı olduğunu, sözleşmelere göre yazarlara ödenecek telif ücretinin, basımı gerçekleşen eserin, satılan yayın adediyle hesaplanarak ödendiğini, bu hesaplamada yayınevinde bulunan stoklar ve satış noktalarında bulunan stokların toplam baskı adedinden düşüldüğünü ve son kullanıcıya satışı gerçekleşen sayılara göre telif yüzdesi üzerinden ödeme yapıldığını, ayrıca yazarlara ödenecek telif ücreti hesabında promosyon veya satış için örnek olarak dağıtılan kitaplar satışa konu olmadığından dolayı hesaplama dışında tutulduğunu, sonuç olarak müvekkili tarafından, davacılara ödenmeyen veya eksik ödenen telif ücreti bulunmadığını, ayrıca davacıların okullarda satmak için müvekkili şirketten aldıkları ancak kitapların satış bedellerinin müvekkil yayınevine ödememelerinden dolayı ...'ın 22.07.2019- 20.10.2020 tarihleri arasında 63.470.-TL, ...'ın ise 30.10.2018-19.06.2020 tarihleri arasında 34.026,20.-TL, 19.04.2021—09.06.2022 tarihleri arasında 6.484,12.-TL ödenmeyen kitap satış bedellerine ilişkin borçlarının bulunduğunu, davacılarca çekilen ihtarnamede belirtilen iddialarının da mesnetsiz olduğunu, bundan dolayı ihtarname cevabında sözleşmenin feshinin mümkün bulunmadığının bildirildiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK: Dava, 5846 sayılı Kanundan Kaynaklı Tecavüzün Önlenmesi, Kaldırılması (Ref'i), Telif Tazminatı ve Eksik Ödenen Telif Alacağı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacıların eser sahibi olduklarını iddia ettikleri 19 adet doküman bakımından davalıdan telif alacaklarının bulunup bulunmadığı, davacı ... tarafından davalıya gönderilen sözleşme fesih beyanının geçerli olup olmadığı, fesih beyanı sonrasında davalının dava konusu dokümanları çoğaltıp yayıp yaymadığı, bu durumun davacılara ait eser sahipliğinden kaynaklı mali haklara tecavüz niteliğinde olup olmadığı, bunlara bağlı olarak; tecavüzün önlenmesi, kaldırılması, ref'i, eksik ödenen telif alacağı ve telif tazminatı istemlerinin yerinde olup olmadığı, davacıların telif alacağı ve telif tazminatı istemlerini belirsiz alacak olarak ileri sürüp süremeyecekleri hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip, tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak birbirlerine tebliğ edilmiş, tarafların ibraz ettikleri deliller dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi kök ve ek raporu alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tarafların iddia ve savunmaları, davacı yanın ibraz ettiği deliller, celp edilen evrak, davalı yanın ödemeye ilişkin ibraz ettiği evrak, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamında mevcut telif sözleşmeleri incelendiğinde; davacıların telif alacağı hesaplanırken basımı tamamlanan eserlerin satılmış adedinin dikkate alınacağının belirlendiği, davalının sattığı eser sayısının davacılarca bilinmesinin objektif olarak kendilerinden beklenemeyeceği, bu nedenle gerek eksik telif alacağı, gerekse telif tazminatı istemini belirsiz alacak olarak ileri sürmelerinde hukuki yararın mevcut olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin bu yöne ilişkin usuli itirazının reddine karar verilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacılar ve davalı arasında akdedilen telif hakkı devri ve hizmet sözleşmesi başlıklı belgelere ilişkin döküme tablo halinde bilirkişi kök raporunda yer verilmiştir.
Dava dilekçesinde; davalının dava tarihine kadar davacılara, davaya konu eserlerin telif hakkı karşılığında 603.314,00 TL ile her bir davacıya ayrı ayrı alınan araç bedeli 167.627,60 TL olmak üzere toplam 938.567,20 TL ödeme yaptığı, davacılardan ...'a 2018 yılından 2022 yılına kadar, ...'a ise 2021 yılı içinde yapılan aylık 2.000,00 TL tutarındaki ödemenin ise davaya konu eserlerle ilgisinin bulunmadığı, bu ödemelerin diğer projeler ile ilgili olduğu, hususlarına yer verilmiştir.
Davalı ise; her bir aracın satış bedelinin 272.479,00 TL olduğunu, araçların devir tarihinin 01.10.2021, sözleşmelerdeki telif oranlarının %3,5'a düşürülmesine ilişkin sözleşme değişikliğinin ise 06.12.2021 olduğunu, dolayısıyla herhangi bir zorlamanın söz konusu olmadığını, davacılara yapılan aylık 2.000,00 TL ödemelerin, taraflar arasındaki sözleşmeler dolayısıyla telif ücreti olarak ödendiğini, davacıların, 07.01.2022 tarihi itibariyle yapılan hesaplama uyarınca, davacı ...'a 350.032,00 TL, ...'a ise 533.314,00 TL telif ücretinin, imzaladıkları belgelerde belirtilen tarihlerde ve miktarlarda ödendiğini, bu durumu imzaları ile kabul ettiklerini ve bu belgeyi müvekkili yayınevine verdiklerini, 11.10.2022 tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre davacı ...'a 522.122,00 TL, ...'a 287.177,00 TL olmak üzere toplam 809.299,00 TL telif ücreti ödendiğini, ödemelerin davacıların banka hesaplarına yapıldığı ve her bir davacıya, telif ücretlerine karşılık olmak üzere 272.479,00 TL değerinde araç verildiğini, ayrıca davacı yazarların okullarda satmak için müvekkili şirketten aldıkları, ancak satış bedellerini ödemedikleri kitaplar dolayısıyla, ...'ın 22.07.2019-20.10.2020 tarihleri arasında 63.470,00 TL, 19.02.2021-13.06.2022 tarihleri arasında 18.375,00 TL, ...'ın ise 30.10.2018-19.06.2020 tarihleri arasında 34.026,20 TL, 19.04.2021-09.06.2022 tarihleri arasında 6.484,12 TL ödenmeyen kitap bedeli borçlarının bulunduğu, belirtilmiştir.
Davalı tarafından sunulan araç satış sözleşmeleri ve davalı tarafından davacılar adına ayrı ayrı kesilen 07.10.2021 tarihli faturalardan, her bir aracın satış bedelinin KDV dahil 272.479,00 TL olduğu görülmektedir.
Dosyaya sunulan .... Noterliği'nce düzenlenen Araç Satış Sözleşmeleri incelendiğinde; davalı ...'ın, 01.10.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı sözleşme ile ... plakalı aracı 272.479,00 TL bedel karşılığında davacılardan ...'a, yine aynı tarihli ve ... yevmiye numaralı sözleşme ile de ... plakalı aracı aynı bedel ile davacılardan ...'a devrettiği anlaşılmaktadır. Davacıların, davalı yayınevinden aldıkları kitapların satış bedellerine ilişkin davalı tarafından sunulan cari hesap ekstreleri incelendiğinde davalının; Davacı ...'a, 22.07.2019-20.10.2020 tarihleri arası dönem için 63.470,40 TL, 09.02.2021- 13.06.2022 tarihleri arası dönem içinse 18.375,00 TL borç tahakkuk ettirdiği, Davacı ...'a, 30.10.2018-19.06.2020 tarihleri arası dönem için 34.026,20 TL, 19.04.2021- 09.06.2022 tarihleri arası için ise 6.484,12 TL borç tahakkuk ettirdiği, görülmüştür.
Bilirkişi kök raporuna ekli tablolardan görüleceği üzere; davacılardan ...'a, 2018-2020 dönemi için 335.172,00 TL ve 2021-2022 dönemi için 157.450,00 TL olmak üzere toplam 492.622,00 TL, davacılardan ...'a, 2018-2020 dönemi için 133.677,00 TL ve 2021-2022 dönemi için 151.500,00 TL olmak üzere toplam 285.177,00 TL ödeme yapılmıştır. Her iki davacıya yapılan toplam ödeme tutarı ise 777.799,00 TL'dir. Davacılara yapılan nakit ödeme, araç bedeli ve kitap borç tutarına ilişkin toplam meblağın 1.445.112,32 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda tablolaştırıldığı üzere; taraflar arasındaki sözleşmelere dayalı olarak davacıların davalıdan talep edebilecekleri telif alacağı miktarının toplam 804.254,85 TL olduğu, buna karşılık ödemeler toplamının 1.445.112,32 TL olduğu, davacılar vekili, müvekkillerine aylık olarak yatırılan ödemelerin telif ödemesi olduğuna dair açıklama bulunmadığı argümanına karşı bilirkişi kök raporunda yer verilen ve davacılara yapılan ödemeleri gösterir havale evrakında "Açıklama" kısmında davacılara yapılan aylık ödemelerin telif alacağına ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmasa da, davalı vekilinin 07/03/2023 tarihli dilekçesi ekinde yer alan "Alınan Telif Ödemeleri" başlıklı olup, davacıların imzalarını taşıyan belgelerde, davacı ...'a yapılan telif ödemelerinin 03/10/2018-07/01/2022 tarihleri aralığında toplam 350.032,00 TL, davacı ...'a yapılan telif ödemelerinin 03/10/2018-07/01/2022 tarihleri aralığında toplam 183.282,00 TL olduğu, her iki davacıya yapılan toplam ödemenin 533.314,00 TL olduğu, buna göre, somut olayda, davacılara yapılan toplam 533.314,00 TL bedelin taraflar arasındaki telif sözleşmelerine ilişkin olduğu hususunda duraksama bulunmadığı, zira, davacıların imzaları ile alınan telif ödeme belgesini tasdik ettikleri, bu durumda yapılacak hesaplamada ise; davacılara yapılan ve telif ödemesine ilişkin olduğu hususunda duraksama bulunmayan 533.314,00 TL, 544.958,00 TL araç bedeli (272.479,00X2) ve 122.355,32 TL kitap borç tutarı (81.845,00 TL+40.510,32 TL) olarak toplam 1.200.627,32 TL ödeme alan davacıların, talep edebilecekleri telif alacağı miktarı dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle, davalıdan talep edebilecekleri eksik telif alacaklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacılar vekili, davalı ile müvekkilleri arasındaki telif sözleşmelerinin feshedildiğini, buna rağmen, davalıların, müvekkillerine ait eser sahipliğinden kaynaklı haklara ihlal oluşturacak şekilde eser çoğaltma ve yayma faaliyetine devam ettiğini ileri sürerek telif tazminatı, eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüzün önlenmesi, kaldırılması ve ref'i istemlerinde de bulunmuştur.
Dava dilekçesi ekinde yer alan ....Noterliği'nin 04/10/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde, söz konusu ihtarnamenin salt davacı ... tarafından düzenlendiği, diğer davacı ...'ın keşideci sıfatının bulunmadığı, davacı ...'ın, davalı ile aralarında bulunan telif sözleşmelerini belirterek, sözleşme gereklerinin üç gün içinde yerine getirilmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceğini davalıya ihtar ettiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 07/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği müşahede edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunda tablolaştırıldığı üzere, yukarıda belirtilen ihtarnamenin davalıya tebliğinden itibaren üç gün sonrasına tekabül eden 10/10/2022 tarihi itibariyle davalının bandrol aldığı tek eser 07/12/2022 bandrol tarihli "..." isimli kitaptır. Söz konusu kitaptan 10.000,00 adet bandrol alındığı, kalan stoğun bulunmadığı, hepsinin satıldığı müşahede edilmiştir. Dosya içerisinde mevcut 10/09/2021 tarihli telif hakkı devri ve hizmet sözleşmesinin iş bu "...." isimli kitaba ilişkin olduğu, sözleşmenin 10/a maddesine göre, söz konusu eserin tüm telif haklarının 10 yıl süre ile davalı yayınevine devredildiği, yazarların davacılar ... ve ... olduğu, söz konusu eser üzerinde davacıların 5846 sayılı FSEK m.10/1 hükmü uyarınca iştirak halinde eser sahibi oldukları, başka bir deyişle söz konusu eserin kısımlara ayrılmasının mümkün olduğu ve davacıların kısımlara ayrılabilen bölümler üzerinde müstakilen eser sahibi olduklarının ileri sürülmediği, dolayısıyla FSEK m.10/2 hükmü uyarınca iştirak halindeki eser sahipliğinden kaynaklı birliğe adi şirket hakkındaki hükümlerin uygulanması gerektiği açıktır. 6098 sayılı TBK m.624 hükmüne göre; Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Buna göre; davacı ...'ın sözleşmenin feshine ilişkin davalıya çektiği ihtarnamenin hukuki sonuçlarını doğurmayacağı, zira iştirak halinde eser sahibi olduğu anlaşılan diğer davacı ...'ın fesih iradesinin söz konusu ihtarnamede bulunmadığı, her iki davacının birlikte fesih beyanında bulunması halinde, tek taraflı bozucu yenilik doğuran işlem mahiyetini haiz feshin hukuki sonuçlarının gerçekleşeceği anlaşıldığından, ....Noterliği'nin 04/10/2022 tarih ... yevmiye numaralı fesih ihtarının sonuçlarını doğurmadığı, davalının dava tarihi itibariyle yapmış olduğu çoğaltma ve yayma faaliyetinin taraflar arasındaki telif sözleşmelerine uygun olduğu, bu nedenle, davacıların eser sahipliğinden kaynaklı haklarına tecavüzün bulunmadığı anlaşıldığından, telif tazminatı, eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüzün önlenmesi, kaldırılması ve ref'i istemleri yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 247,70 TL'nin müteselsilen davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Tecavüzün önlenmesi, kaldırılması ve ref'i istemleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4.Telif tazminatı ve telif alacağı istemleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacılar tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3,600,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 155,25 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.186,07 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan 51,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7.HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacılar vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024 Katip ... E imzalıdır Hakim .... E imzalıdır