9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16292 E. , 2024/7155 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümle, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE
Manisa Ruh Sağlığı ve Hatalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 17.11.2014 tarihli raporda hafif düzeyde mental retardasyon olduğu, bu haliyle işlediği fiilin hukuki anlam sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı, 5237 sayılı Kanun'un 32/1 maddesi kapsamında olduğu kanaati belirtilen sanık hakkında, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 20.07.2015 tarhli raporunda ise cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulguya da rastlanmadığı, 29.10.2014 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu tam olduğunun bildirilmesi karşısında, tam bir vicdani kanaatin oluşması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından sanığın tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek gözlem altına alınıp, muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.