11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3671 E. , 2023/7333 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "ETİ MEK", "KARAM", "ETİ KARAM", "ETİ Karam", "ETİ MEK", "MEK" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KARAMEK” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin ETİ markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini ve anılan markanın WIPO nezdinde tescil edildiğini, davacı şirketin ilk kez 2001 yılında KARAM ibaresini, 1986 yılında ise MEK ibaresini tescil ettirerek büyük yatırımlar yaptığını ve markalarının arttırdığını, davacı şirketin KARAM ve MEK ibaresini içeren pek çok markası bulunduğunu, davacı tarafın tanınmış ve tescilli markaları ile davalı şirketin marka başvurusunun iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, tarafların markalarının kapsamında yer alan emtiaların aynı olduğunu, davalı şirketin marka tescilinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-3496 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/44293 başvuru numaralı "KARAMEK" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu Karamek markasını taşıyan karabuğday ekmeğinin davalı şirketin kurucusu tarafından kendisi ve kendisi gibi rahatsızlığı olan diğer hastaların ekmek yiyebilmesi için ortaya çıkan mayasız bir ürün olduğunu, dava konusu markanın kapsamında yer alan ekmek ürünün marketlerde satışı bulunmadığını, alıcı kitlenin sağlıklı beslenerek kendilerini ve çocuklarını korumaya çalışan bilinçli ebeveynler olduğunu, tüketici kitlesinin, satış noktalarının, fiyatlarının, raf ömürlerinin tamamen farklı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının fonetik, okunuş, genel intiba olarak farklı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 30. sınıftaki malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallarla aynı/aynı tür oldukları ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında yer alan koşulların bulunmadığı, markalar benzer olmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların tescil kapsamlarının aynı olduğunun tespitine rağmen markalar arasında iltibas bulunmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu marka için ortalama tüketici kitlesinin belirlenmemesinin ve iltibas incelemesinin bu tüketici kitlesinin bakış açısına göre yapılmamasının hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin itirazlarına mesnet markalarının yüksek tanınmışlığa sahip olduğunu, mahkemece tanınmışlığın davaya etkisinin olmadığına yönelik gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun standart karekterle yazılmış "KARAMEK" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markalarından "ETi MEK" ve "MEK" ibareli markalarının bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurlarının yine standart karekterlerle yazılan "MEK" ibaresinden oluştuğu, "MEK" ibaresinin davacının kendi markalarını oluşturma sürecinde “ekmek” kelimesini çağrıştırmak üzere “ETİ” üst markasına “mek” ibaresini ekleyerek kullandığı bir ibare olduğu, zihinsel bir çaba ve yaratıcılık ile oluşturulmuş “mek” markasının yoğun kullanım ve tanıtımla da ayırt edici niteliğinin güçlendiği, ayrıca başına başka ayırt edici ilaveler getirilerek seri markalar da oluşturulmuş bulunduğu, dolayısıyla "MEK" ibaresinin salt bir ürüne dair hatırlatma içerdiğinin ileri sürülemeyeceği, bu durumun yargı kararları ile de belirlendiğini, dava konusu "KARAMEK" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MEK" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 30. sınıfta yer alan malların tamamının davacının "MEK" asıl unsurlu itirazına mesnet markaları kapsamlarında yer alan mallarla aynı olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmanın sonuca bir etkisinin bulunmadığı, kötü niyet iddasının ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne dava konusu YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2018/44293 sayılı "KARAMEK" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sağlıklı, hiç bir koruyucu madde içermeyen karabuğday ekmeği ürettiğini, Karamek ibaresini tescil tarihinden önce de kullandığını, bu sebeple bu ibare üzerinde münhasır hakkı bulunduğunu, mahkemece tüketici kitlesinin yanlış belirlendiğini, davacının ürünleri ile müvekkili ürünlerinin tamamen farklı olduğunu, ekmek ve karabuğday kelimlerinin bir araya getirilerek markanın oluşturulduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak benzemediğini, iltibas oluşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markalrı arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.