Esas No
E. 2024/1706
Karar No
K. 2025/34
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1706

KARAR NO: 2025/34

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/07/2024

NUMARASI: 2024/512 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 09/01/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, taşeron müvekkilinin yaptığı işlerin büyük ölçüde delil tespiti dosyasında tespit edildiğini, yapılan ihtarlara rağmen davalı müteahhit tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı müteahhitin şirket üzerinde hiçbir malvarlığı bırakmadığını ve resmi adresinden taşındığını, böylece muayyen yerleşim yerinin olmaması sebebiyle ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu; davalı müteahhitin diğer davalı arsa sahibi ...’den hak edişlerini alması durumunda alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, tarafların gönderilen ihtarnamelere cevap vermediklerini belirterek, davalı müteahhitin, diğer davalı arsa sahibindeki hak ve alacaklarına teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, aksi takdirde davalı müteahhit ... San.

Tic. A.Ş.'nin tüm taşınmaz ve taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tensiben, ihtiyati haciz isteminin bu aşamada yargılamayı gerektirdiği, alacağın varlığının ve miktarının belli olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinafında, taşeron sözleşmesi ve delil tespiti raporu ile borcun varlığını sabit olduğunu, ihtar gönderdiklerini ancak ödeme yapılmadığını, davalı şirketin boşalttığını ve mal varliginin kalmadığını, ihtarların vesaire şirkete ulaşmadığını, ihtiyati haciz karar verilmezse alacaklarına kavuşmalar imkanı olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici(alt taşeron), davalı iş (taşeron) sahibidir. Davadaki asıl talep eser sözleşmesine dayalı iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici geçici hukuki koruma kapsamında alacağını teminen ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; bu aşamada davacının davasının esası yönünden haklılığının ispatına yarar ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına yeterli yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16.07.2024 tarih ve 2024/512 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog