Esas No
E. 2021/9176
Karar No
K. 2023/3066
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2021/9176 E.  ,  2023/3066 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/969 Esas, 2021/1496 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/732 E., 2020/568 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Uluslararası Hava Taşımacıları Birliğine akredite turizm acenteleri olup online seyahat sistemleri vasıtasıyla acenteler ile hava yolu şirketleri gibi seyahat ürün tedarikçilerini buluşturarak uçak bileti, konaklama gibi seyahat ürünlerini sattığını, davalının ise uluslararası havayolu taşımacılığı yapan şirketlerin üyeliğinde havacılık sektöründeki sorunları çözmek ve sektörde yeknesaklığı sağlamak için 19.04.1945 tarihinde kurulduğunu, bilet satışı için davalıya üyelik zorunlu değilse de hava yolu şirketlerinin acentelere satış yetkisi verirken ilgili acentenin davalıya üye olmasını bir güven kriteri olarak aradığını, davalıya üye olmayan seyahat acentelerinin sektörde hayatta kalamayacağını, davalının acentelere tek taraflı dayatmalarda bulunmaya başladığını, bu dayatmalardan birisinin de The New Generation of IATA Settlement System oluşturduğunu, alınan 812 sayılı kararla acentelerden istenen teminat miktarlarının acenteleri finansal açıdan kilitleyecek derecede yükseltildiğini, grup şirketleri ile birlikte müvekkilinin 23.078.000,00 USD teminatı mektubu varken davalının 812 sayılı kararı bahane ederek toplamda 60.712.000,00 USD teminat istediğini, çözüm çabalarının sonuç vermemesi üzerine davalının müvekkilinin bilet satış yetkisini dondurarak ticari faaliyetlerini yerine getirememesine sebep olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığını, davalının tedbirden vazgeçilmesini istemesi üzerine iyi niyetle çözüm arayan müvekkilinin ihtiyati tedbir kararından vazgeçtiğini, davalının bu kez 51.780.375,00 USD talep eden bir e-posta gönderdiğini, davalının her fırsatta teminat mektuplarını bir tehdit aracı olarak kullandığını, kötü niyetle de 23.078.000,00 USD tutarındaki teminat mektubunu paraya çevirdiğini, bu olayla birlikte müvekkilinin ticari itibarının sarsılmasının ötesinde ticaretinin bitme noktasına geldiğini, bankaların kredileri kat edip müvekkili aleyhine ihtiyati haciz başvuruları yaptığını, davalının teminat mektubunu paraya çevirdiği halde ilave taleplerinin devam ettiğini, müvekkilinin satış ekranını kapattığını, nihayetinde sözleşmeyi feshettiğini, davalının 812 sayılı kararının acentelere dayatılan bir genel işlem şartı niteliği taşıdığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin çalışanlarının %65’inin iş akitlerini feshetmek zorunda kaldığını, birçok havayolu, yazılım firması, oteller ve tedarikçilerin davalının bildirisi üzerine sözleşmeleri fesih yoluna gittiğini, müvekkilinin faaliyet gösteremeyecek duruma geldiğini, ihtiyati hacizler sebebiyle hesaplarının kilitlendiğini, ticari gelir kaybına uğradığını, bankalardan gelen charge back bedellerini ödemek zorunda kaldığını, yatırım anlaşmalarını hayata geçiremediğini ileri sürerek 812 sayılı kararın uygulanmasına yönelik davalının dayatmaları sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarardan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi talebi artırma hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000,00 USD’nin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi gereği işlemiş faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı .... Tic. A.Ş. arasında 01.02.2013 tarihinde, müvekkili ile davacı Gama İati Turizm Tic. A.Ş. arasında 04.04.2013 tarihinde imzalanan Yolcu Bileti Satış Acentesi Anlaşmasında IATA tarafından yayınlanan Seyahat Acentesi El Kitabının ve IATA talimatlarının sözleşmenin ayrılmaz bir eki olduğu, bu kitabın ve talimatların güncel baskılarının temin edilip yayın tarihinden itibaren 30 gün içinde sözleşme feshedilmezse güncellenen hüküm ve şartlara tabi bulunduğu, herhangi bir konunun satış acentesi kuralları çerçevesinde tahkim tarafından çözüme bağlanacağı düzenlenmişse acentenin bu kurallar çerçevesinde tahkime başvurmayı ve tahkim prosedürüne uymayı kabul edeceği hususlarının düzenlendiğini, müvekkilince her yıl güncellenen Seyahat Acentesi El Kitabının resmi internet sitesinde yayınlandığını, sözleşme uyarınca davacıların yayınlanan Seyahat Acentesi El Kitaplarını takip etme ve burada düzenlenen şart ve kurallara tam uyum sağlama yükümünün bulunduğunu, güncellenen versiyonun acentelere toplu e-maille gönderildiğini, 513 sayfa olan 2019 yılı versiyonunun 84 ve 85 inci sayfalarında yer alan 812 numaralı karar uyarınca seyahat acenteleri ile üye havayolu şirketleri veya IATA arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda öncelikle seyahat acenteleri arabuluculuğunun (Travel Agency Commissioners) yetkisinin kabul edildiğini, bağımsız arabulucunun incelemesi sonucu acentelerin Seyahat Acentesi El Kitabının 812g numaralı kararının 12 nci bölümü uyarınca bu karara karşı tahkime gidebileceğini, Türkiye’deki acenteler için tahkim yerinin Cenevre tahkimi olacağını, tahkim incelemesinin bir veya birden fazla hakem tarafından Milletlerarası Ticaret Odası tahkim kurallarına göre yapılacağını, tahkim dilinin İngilizce olacağını, sonuçta öncelikle zorunlu arabuluculuk, bu karara karşı da münhasır tahkim şartı düzenlendiğini, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası kabul edilen Seyahat Acentesi El Kitabının dışına çıkılamayacağını, kâr amacı gütmeyen hava hizmetlerinin desteklenmesinde havayolları arasında işbirliğini sağlama amacıyla kurulan müvekkilinin akredite olmayı talep eden her acenteden havayolu firmalarının uğrayabileceği zararı temin etme maksadıyla teminat mektubu talep ettiğini, acentenin IATA akreditesi olabilmesi için IATA’nın kurallarını sağlaması gerektiğini, teminat mektubu tutarlarının acentenin bulunduğu ülkeye ve acentenin risk portföyüne göre değişiklik gösterdiğini, acentenin sunduğu teminat mektubu tutarıyla orantılı satış yapabildiğini, davacılara yapılan bildirimde teminat mektubu miktarının artırılmaması halinde mevcut miktar üzerinden satışa devam edeceği ve artırmayan acentelerin sisteminin biletlemeye kapatılmayacağının açıkça belirtildiğini, davacıların mevcut teminat mektubu tutarıyla orantılı bilet satmaya devam edebileceğini, ancak davacıların bu seçenek yerine biletlerin parasını dahi havayollarına ödemediğini, sözleşmenin de bilet satış bedellerine ilişkin tutarın ödenmemesi sebebiyle sona erdirildiğini, IATA kurallarının ve sözleşmelerinin genel işlem şartı niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ve davalı arasında akdedilen 01.02.2013 ve 04.04.2013 tarihli sözleşmelerin uygulanmasından çıkan uyuşmazlıkların Seyahat Acenteleri El Kitabı'nın 812 nolu kararının 12.2.3 bölümündeki düzenlemeye göre, davacı şirketin 2 nci bölgede bulunması nedeni ile Türkiye'deki acenteler için Cenevre veya İsviçre Tahkim merkezlerinin görevli ve yetkili kılındığı, her iki sözleşmede geçerli bir tahkim şartının düzenlendiği, davalının da ilk itiraz olarak tahkim itirazında bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahkim mekanizmasının etkin ve tesirli olmadığını, gerekçenin doğru olduğu varsayıldığında müvekkilinden hem tahkime başvurmasının hem de tahkim yargılaması esnasında tahkimin ön aşaması olan seyahat acentesi komiseri tarafından verilen yazılı bir karar olmaması sebebiyle tahkimin ön aşamasının tüketilmediğini, dolayısıyla tahkime başvurulamayacağını iddia etmesinin beklendiğini, tek başına bu tespitin kararın hatalı olduğunu ortaya çıkardığını, matbu evrakın incelenemediğini, tek taraflı dayatıldığını, tahkim şartının genel işlem koşulu niteliği taşıdığını, kesin ve tereddütsüz düzenlenmiş bir tahkim şartının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı ... arasında akdedilen 01.02.2013 ve 04.04.2013 tarihli Yolcu Bileti Satış Acentesi Anlaşmaları incelendiğinde; anılan anlaşmanın 14 üncü maddesi ile, bir konunun satış acentesi kuralları uyarınca tahkime götürülmek istenmesi durumunda, acentenin bu kurallar uyarınca tahkime başvurmayı, tahkim prosedürlerine uygun davranmayı ve ayrıca verilen tahkim kararına bağlı kalmayı kabul ettiği, sözleşmenin geçerli yasa başlıklı 17 nci maddesinde “işbu anlaşma, Acentenin merkez ofisinin dışında bir yerde bulunan şube ofisinin faaliyetleriyle bağlantılı olan ihtilafların o şubenin bulunduğu yerin kanunlarına tabi olması dışında, tüm açılardan Acentenin, ana iş yerinin kanunlarına göre tefsir edilecek ve bunlara tabi olacaktır” hükmü düzenlendiği, Seyahat Acentesi El Kitabı’nda yer alan 820e numaralı karar uyarınca, taraflar arasında çıkan ihtilafların nihai çözüme kavuşturulmasının tahkim yoluyla inceleme bağlı olmak kaydıyla seyahat acentesi komiseri tarafından gerçekleştirileceği, devamında hangi uyuşmazlıkları çözeceğinin kararlaştırıldığı, El Kitabı’nın 12.2.1 maddesinde ise, seyahat acentesi komiserinin aldığı bir karardan doğan veya o kararla bağlantılı olarak ortaya çıkan tüm ihtilafların, nihai olarak Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kuralları çerçevesinde ve bu Kurallara göre atanan bir veya daha fazla hakemce çözüme kavuşturulacağı, hakemlerin kararının yetkili herhangi bir mahkemede onaylatılıp kayda geçirilebileceği, 12.2.3. maddesi ile, tahkim yerinin taraflar aksi üzerinde mutabık kalmadıkça onaylanmış lokasyonun bulunduğu ülkede veya başvuruya konu lokasyonun bulunduğu ülkede olacağı, yukarıdaki hükme bakılmaksızın o ülkenin kanunları Madde 12.2.5 hükmüyle çelişiyorsa, 2 nci bölge olarak verilmiş bir karar söz konusu ise tahkim yerinin Cenevre İsviçre olacağı, 12.2.5. maddesinde ise, hakem kararının taraflar açısından kesin ve nihai surette bağlayıcı olacağı, karara içerdiği koşullara göre riayet edileceğinin kararlaştırıldığı, ülkemiz hukuk sisteminde ise hakem kararlarına karşı iptal davası açılabildiğinden, ülkemiz kanunlarının El Kitabının 12.2.5 madde hükmüyle çeliştiği, tahkim yeri Seyahat Acenteleri El Kitabı’nın 812 numaralı kararının 12.2.3. bölümündeki düzenlemeye göre Türkiye’deki acenteler için Cenevre veya İsviçre tahkim merkezlerinin görevli ve yetkili olacağı, dolayısıyla somut uyuşmazlık açısından tahkim yerinin Cenevre İşviçre olduğunun kabul edildiği, uyuşmazlığın öncelikle seyahat acentesi komiseri tarafından çözümlenmesi, aksi halde tahkim yoluyla çözümlenmesinin kabul edildiği, tahkime başvurulmadan önce komisere başvurulması tahkim iradesini ortadan kaldırmayacağı, tahkimden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği, seyahat acentesi komiserinin hangi uyuşmazlıkları çözeceğinin açıklandığı, komiserin aldığı bir karardan doğan veya onunla bağlantılı olarak ortaya çıkacak tüm ihtilaflar için tahkime gidilebileceğinden, tahkime ilişkin uyuşmazlıkların da belirli olduğu, tahkim öncesi uyuşmazlık çözüm yolları tüketilsin veya tüketilmesin ortada bir tahkim şartı bulunduğu sürece uyuşmazlığın nihai olarak tahkimde çözümlenmesi gerektiği, o halde tahkim sözleşmesi geçerli bir sözleşme olduğu, Seyahat Acentesi El Kitabının IATA’nın internet sitesinde yayınlandığı, buna göre her bir acentenin sözleşme imzalamadan önce bu hükümlere ulaşma ve inceleme olanağına sahip olduğu, ayrıca acentelik sözleşmesinin diğer maddelerine yönelik bir itiraz olmayıp kabul edildiği halde tahkim şartı düzenlemesinin acentelere dayatılan bir genel işlem şartı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal alınan kararın emsal niteliği taşımadığını, olay özelinde etkisiz ve tesirsiz bırakılmış bir tahkim mekanizmasının bulunduğunu, davalı temsilcisinin IATA komisyonerini devreye soktuğunu, davalının geçerli olduğunu iddia ettiği iki aşamalı tahkimin ilk aşaması için başvuruyu yaptığını, toplantı yapılsa da tahkim düzenlemelerine uygun bir karar verilmediğini, komisyonerin gayri ciddi bir şekilde “iyi şanslar” diyerek devreden çıktığını, gerekçeli bir karar vermeyip ihtilafı sürüncemede bıraktığını, kılavuzda belirtilenlerin gerçekleşmediğini, davalının yetkisinde olmadığı halde satış ekranlarını kapatıp mektupları paraya çevirerek yaptırımları kendiliğinden uyguladığını, sonuçta komisyonerin verdiği bir karar bulunmadığını, iddia edilen tahkim şartının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 413 üncü maddesi ışığında tesirsiz ve uygulanması imkansız olduğunu, bu yöndeki iddiaların değerlendirilmediğini, gerekçenin doğru olduğu varsayıldığında müvekkilinden hem tahkime başvurmasının hem de tahkim yargılaması esnasında tahkimin ön aşaması olan seyahat acentesi komiseri tarafından verilen yazılı bir karar olmaması sebebiyle tahkimin ön aşamasının tüketilmediğini, dolayısıyla tahkime başvurulamayacağını iddia etmesinin beklendiğini, tek başına bu tespitin Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ortaya çıkardığını, örnek kararların istinaf aşamasından önce sunulduğunu, sözleşmede taraflar arasında çıkacak bir ihtilafın acentenin bulunduğu yer hukukuna göre yorumlanacağı ve yürütüleceğinin açıkça belirtildiğini, tahkim şartının genel işlem koşulu niteliği taşıdığını, geçerli bir tahkimden söz edilebilmesi için uyuşmazlığın hakemde çözümleneceği hususunun kesin bir dille kararlaştırılmış olması gerektiğini, kademeli olarak tahkimin ve mahkeminin yetkisinin belirlenemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 413 üncü maddesi.

2.4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (4686 sayılı Kanun) 4 üncü ve 5 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 812 sayılı kararla acentelerden istenen teminat miktarlarının acenteleri finansal açıdan kilitleyecek derecede yükseltildiğini, grup şirketleri ile birlikte müvekkilinin 23.078.000,00 USD teminatı mektubu varken davalının 812 sayılı kararı bahane ederek toplamda 60.712.000,00 USD teminat istediğini, çözüm çabalarının sonuç vermemesi üzerine davalının müvekkilinin bilet satış yetkisini dondurarak ticari faaliyetlerini yerine getirememesine sebep olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığını, davalının tedbirden vazgeçilmesini istemesi üzerine iyi niyetle çözüm arayan müvekkilinin ihtiyati tedbir kararından vazgeçtiğini, davalının bu kez 51.780.375,00 USD talep eden bir e-posta gönderdiğini, davalının her fırsatta teminat mektuplarını bir tehdit aracı olarak kullandığını, kötü niyetle de 23.078.000,00 USD tutarındaki teminat mektubunu paraya çevirdiğini, bu olayla birlikte müvekkilinin ticari itibarının sarsılmasının ötesinde ticaretinin bitme noktasına geldiğini, bankaların kredileri kat edip müvekkili aleyhine ihtiyati haciz başvuruları yaptığını, davalının teminat mektubunu paraya çevirdiği halde ilave taleplerinin devam ettiğini, müvekkilinin satış ekranını kapattığını, nihayetinde sözleşmeyi feshettiğini, davalının 812 sayılı kararının acentelere dayatılan bir genel işlem şartı niteliği taşıdığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin çalışanlarının %65’inin iş akitlerini feshetmek zorunda kaldığını, birçok havayolu, yazılım firması, oteller ve tedarikçilerin davalının bildirisi üzerine sözleşmeleri fesih yoluna gittiğini, müvekkilinin faaliyet gösteremeyecek duruma geldiğini, ihtiyati hacizler sebebiyle hesaplarının kilitlendiğini, ticari gelir kaybına uğradığını, bankalardan gelen charge back bedellerini ödemek zorunda kaldığını, yatırım anlaşmalarını hayata geçiremediğini ileri sürerek 812 sayılı kararın uygulanmasına yönelik davalının dayatmaları sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarardan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi talebi artırma hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000,00 USD’nin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.