8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/15125 E. , 2024/6678 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
açılan davanın reddine karşı davanın davalısı vekili
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptal ve tescil, birleşen mera komisyon kararının iptali ile el atmanın önlenmesi istemli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ve birleşen davaya karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili, birleşen davanın davacısı - karşı dava davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... birleşen davanın karşı davacısı ...’un 1455 parsele ilişkin mera komisyon kararının iptaline ilişkin davası hakkında açıkça bir hüküm kurulmadığı, birleşen davacı Hazinenin 1455 parselin mera vasfında olduğunu iddia etmesine rağmen bu parsele ilişkin herhangi bir mera araştırması yapılmadığı, ormanların mülkiyetinin Hazineye ait olmasına ve ifraz sonucu oluşan 1823, 1825 ve 1826 sayılı orman parsellerinin malikinin tapu kaydında halen eski malik davalılar görünmesine rağmen asıl davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisinin doğru görülmediği, eksik araştırma inceleme ile karar verildiği açıklanarak, usulüne uygun şekilde mera araştırması yapılarak, ormanların Hazineye ait olduğunun dikkate alınması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, davada vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinin isabetsizliğine .." değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... ormanların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu ve idari yoldan ifraz sonucu oluşan 1823, 1825 ve 1826 parsel sayılı orman parsellerinin malikinin tapu kaydında halen eski malik davalılar göründüğü, dosya kapsamında mevcut müzekkere cevaplarından dava konusu 1455 parsel ile ilgili herhangi bir komisyon kararı bulunmadığı, davalı - karşı davacı tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili verilen tahsis kararının kaldırılması yönünde bir karar bulunmadığından bu yöndeki talebin kabulünen mümkün olmadığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın Beyciler Mahallesi (Köyü) sakinleri tarafından mer'a olarak uzun zamandır kullanıldığı, hükmen tescile dayanan tapu kaydına göre taşınmazın yarı hissesinin Silivri Belediye Başkanlığına (Köy Tüzel Kişiliğine) ait olduğu henüz pay edilmediği, parseller üzerinde ekip biçme, sınırlarını çevirme veya başka şekilde bir tasarruf olmadığı, üzerinden kendiliğinden yetişen bitkilerin bulunduğu, davalı - karşı davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi parsellerin her bir kum ve zerresinin yarısının Silivri Belediye Başkanlığına (Köy Tüzel Kişiliğine) ait olduğu, bu durumda Beyciler Mahallesi (Köyü) sakinleri tarafından parsellerin kullanılmasının haksız müdahale olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, geniş yetkili Kadastro Mahkemesinin 1999/10 Esas, 1999/15 Karar sayılı kararında dava konusu taşınmazın mer'a yönünden de incelemelerinin yapıldığı, tahsisli veya kadim mer'a olmadıkları, davalı - karşı davacının mülkiyet kazanmasına olanak sağlayan tapu kayıtlarının geçerli olduğu, bu sebeple kadastro tespitinin doğru olduğu, Kadastro Mahkemesi kararının kesinleştiği, artık bu aşamadan sonra taşınmazın mer'a olarak tahsis edilmesinin mümkün olmadığı, parsellerin özel mülkiyete konu yer niteliğinde olduğunun sabit olduğu, davacı - karşı davalı Hazinenin haksız olan ve üstün mülkiyet hakkını ihlal eder nitelikteki davasının olduğu ..." gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne ve İstanbul ili Silivri ilçesi Beyciler Mahallesi 1453 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan İstanbul ili Silivri ilçesi Beyciler Mahallesi 1823 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yer 1455 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan İstanbul ili Silivri ilçesi Beyciler Mahallesi 1825 parsel ve 1826 sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca hüküm özetinin bir örneğinin Silivri Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, mahkemenin bu dosyası ile birleşen Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/702 Esas sayılı dosyasında asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dava davalısı ... vekili ile birleşen davanın davacısı - karşı davanın davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili, birleşen davanın davacısı - karşı davanın davalısı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden asıl ve birleşen dava davalısı Silivri Belediye Başkanlığından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.