7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2009/7121 E. , 2010/878 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un “Amaç” başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verildikten sonra aynı yasanın 3. maddesinde mal, satıcı ve tüketici ayrı ayrı tanımlanmıştır. Yasal düzenlemeye göre mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyatleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder. Bir hukuki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında olduğunun kabulü için, yasanın amacı içerisinde ve az yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece, davalının kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem olmaması, davanın haksız fiilden kaynaklanması karşısında, dava konusu olayda 4077 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 23.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.