Esas No
E. 2024/445
Karar No
K. 2024/9192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2024/445 E.  ,  2024/9192 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/225 Esas, 2023/1742 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi-Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/587 E., 2021/208 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." tanınmış markasının davalı tarafından "..." internet sitesi alan adı ve internet sitesinde sunulan hizmetlerde haksız ve izinsiz olarak kullanıldığını, davalının 31.12.2014 tarihinde "... OPTİK" markasının tescili için yaptığı başvurunun reddedildiğini, buna rağmen "..." ibaresinin davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirket yetkilisinin 35.sınıfta " ... PİRİM" şeklinde marka tescili bulunmasına rağmen, davalının kullanımlarının tescil edilmiş markasına uygun olmadığını, "..." ibaresi tek başına ön planda olacak biçimde dava konusu şekilde kullandığını, çeşitli fuarlarda "..." ibaresi ile ürünlerini teşhir ettiğini, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin tanınmış tescili "..." ve "... " markalarının itibarından haksız menfaat elde ederek ve markanın itibarına zarar verecek şekilde markayı kullandığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden alan adının kullanıldığı "....tr" internet sitesine ve içeriğine tecavüz fiilînin önlenmesi ve müvekkilinin muhtemel zararlarının önüne geçilmesi adına erişimin engellenmesi gerektiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz teşkil eden alan adının kullanıldığı “....tr” internet sitesine erişimin engellenmesine, söz konusu tecavüz fiili sonucunda marka hakkı tecavüze uğrayan müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın tazminine yönelik olarak, davalı aleyhine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminata, marka hakkına tecavüz teşkil eden alan adının kullanıldığı “....tr” internet sitesi alan adının kullanımının yasaklanmasına karar verilmesini talep etmiş, 07.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 132.283,06 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının iddia ettiği şekilde bir kullanımı bulunmadığını, müvekkili şirketin 15.10.2007 tarihinde kurulduğunu ve tescil edildiğini, sektörde aktif olarak çalıştığını, 23.10.2007 tarihinden bu yana ... alan adının sahibi olduğunu, bu internet sitesini de ilgili tarihten beri aktif olarak kullandığını, davacının zaten hali hazırda müvekkilinin 2014 yılında yaptığı tescil başvurusundan haberdar olduğu nazara alındığında, davacının 5 yıldan daha fazla süredir buna sessiz kalmış olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, "... OPTİK" ibaresinin internet sitesinde kullanılmadığı, "... OPTİK ... PİRİM" ve ya "..." şeklinde kullanım olduğunu, davacı tarafa ait tescilli markalar ile müvekkilin kullanım hakkı bulunan 2016/05306 tescil numaralı markası ya da internet sitesindeki kullanımı arasında iltibas bulunmadığını, davacının 12 yılı aşkın süredir müvekkilinin kullandığı unvan ve unvana dayalı kullanıma karşı sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin "... OPTİK" ayırt edici unsurunu kullanarak ticaret unvanını oluşturduğu ve sicile 15.10.2007 tarihinde tescil ettirdiği, 23.10.2007 tarihinden itibaren ise ... adlı internet sitesinde faaliyetini sürdürdüğü, davalı tarafın sahip olduğu tescilli markaları kapsamı dışında ... ibaresini tek başına ayırt edici unsur olarak ticari faaliyetlerinde kullandığı, bu kullanımların ....tr internet sitesi görsellerinde yer aldığı, davanın ise 27.12.2018 tarihinde yani 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davacı ve davalı şirketin İstanbul ilinde olduğu, davacı tarafın davalı kullanımlarına karşı 5 yılı aşkın süredir itiraz etmediği, ayrıca davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı böylece sessiz kalmak sureti ile hak kaybına uğranıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalının 2007 yılından bu yana tescilli ticaret unvanına uygun alan adını kullanmasının kötüniyetli kullanım kabul edilemeyeceği, davalının “...” ve “... OPTİK” markalarını ilk kullanmaya başladığı tarihte davacının markasının tanınmış marka olarak henüz tescil edilmemiş olduğu, davalının marka kullanımına başladığı tarihte kötüniyetle hareket ettiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacının buna ilişkin dosyaya hiçbir delil sunamadığı, yalnızca davalının 2014 ve 2016 yıllarında yaptığı ve reddedilen marka tescil başvurularını delil olarak bildirdiği, marka tescil başvurusu yapılmasının davalının kötüniyetli olduğuna dair delil teşkil etmediği, bu durumda davalının marka kullanımlarına 5 yıldan daha uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası ile alan adının kullanılmasının yasaklanması davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog