T. C. ANKARA 1.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/456 Esas - 2024/245
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili tarafından ... sayı ile "... ... + ..." markası için 29 ve 31. Sınıfta yer alan tüm mallar için tescil başvurusu yaptığını, bu başvurunun ilanına davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda ... tarafından 29. Sınıfta yer alan tüm malların reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı ... nezdinde de itiraz yaptığını ancak bu itirazın da red edildiğini, müvekkilinin uzun süredir gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türkiye'nin her yöresinde yetişen taze sebze ve meyvelere ulaşarak tesislerinde hiçbir katkı maddesi kullanmadan, kurutulmuş meyve ve sebzeler sağlıklı atıştırmalıklar üretimi yaptığını, müvekkilinin sağlıklı atıştırmalık ürünleri bakımından "... ...+..." ibaresi ile huzurdaki davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin tescilini talep ettiği markası ile redde mesnet markası arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar işitsel, anlamsal, görsel olarak farklı olduğunu, markasının esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğunu, markadaki "..." ibaresinin ise markanın tali olduğunu ve tek başına ayırt edici özellik taşımadığını, "..." ibaresinin "mutlu atıştırmalık" anlamına geldiğinden satılan ürünü nitelendirdiğini, markaların bütünü itibariyle değerlendirilmesi ile tüketici nezdinde farklı anlamlar çağrıştıracağını, markalar arasında şekilsel olarak benzerliğinde bulunmadığını, bütün itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında aralarında benzerlik bulunmadığı ve iltibas ihtimalinin olmadığını, davaya konu marka ile aynı esas unsurdan oluşan bir başka müvekkili şirket markasının halihazırda ... nezdinde tescil edildiğini belirterek dava konusu 03.11.2022 tarih ve ... sayılı ... ... kararının aleyhe olan kısımları yönünden iptaline; müvekkilinin ... sayılı markasının kısmen reddedilen marka başvurusunun reddedilen sınıflar açısından kabul edilerek ... nezdinde marka olarak tesciline devam etmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 1992 yılından bu yana perakende faaliyetini yürüttüğünü, Müvekkiline ait ... markasının 1999 öncesinde tescilsiz kullanıldığını, 01.07.1999 tarihinde 35. Sınıfta tescil edildiğini, şube tabelalarında 2006 yılından bu yana ... ibareli ... tescil numaralı markasını kullandığını, müvekkilinin halihazırda beş ilde 193 şubesi olduğunu, diğer marketler zinciri olan .... ’ı bünyesine kattığını, “...” markasının ve seri marka ailesinin değeri, sektörel ve ulusal bazda hazırlanan 2018 yılı “Marka Değerleme Raporuna” göre, 29.289.149,00 Euro olduğunu, davacının “... ...+...” markasının 29. Sınıfta tescilinin mümkün olmadığını, müvekkiline ait ... markası ile ... ibaresini taşıyan seri markalarının davalının başvurusu için mutlak red nedeni teşkil ettiğini, davacı şirketin başvurusu ile müvekkilinin markalarının aynı veya benzer mallar üzerinde aynı yerlerde ve aynı satış noktalarında kullanılacağını, aynı tüketici kesimine hitap edeceğini, davacının markasının müvekkilinin markalarının seri markası intiba yaratacağını, haksız rekabete sebebiyet vereceğini, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacının 25.12.2020 tarih ve ... sayılı 29 ve 31. Sınıfa giren mallarda kullanılmak üzere yaptığı marka başvurusunu ... ... tarafından 6769 s. SMK’nın m. 6/1 hükmüne dayanarak tescil edilmek üzere 12.07.2022 tarihli ve 376 sayılı ....’nde ilanı üzerine davalının verilen tescilli markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1 ve haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davalının bu itirazının ... tarafından kısmen kabul edildiği ve başvurudan 29. Sınıfta yer alan tüm malların çıkartıldığı, davacının bu kısmi red kararına karşı .... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 03.11.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile davacının yaptığı itirazın red edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen bu ... kararında özetle şöyle denilmektedir: ... sayılı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "... mutlu eden kalite" ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, "... ..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi ... sayılı ve "... mutlu eden kalite" ibareli markalar arasındaki görsel, işitsel yönden benzerliğin yanı sıra markaların aynı/benzer mal/hizmetleri kapsamı hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Sayılan nedenlerle, yayına itiraz incelemesi neticesinde verilen başvurunun kısmen reddine yönelik karar ve gerekçesi isabetli görülmüştür. Tüm itirazların reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
Dava konusu ... sayılı "... ... + ..." markası ile davaya mesnet gösterilen özellikle ... markaları arasında her ne kadar reddedilen ve dava konusu yapılan 29. Sınıftaki mallar bakımından birebir aynı olsa da görsel ve işitsel olarak bir benzerlik bulunmadığı dikkate alındığında markalar arasında iltibas tehlikesi oluşmayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Teknik yönünden (markaların emtiaları bakımından) itibar edilen bilirkişi raporu ve ek raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun ve ek raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, .... Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, ayrıca bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Markası Redde Mesnet Davalı Markaları ... ... ... (29, 31. sınıf) ... ...+... ... ... (01-...-09,11,12,13,15,-...-23,26,27,28, 29-...35,37,-...41,43,44,45. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalı marka başvurusu 29 ve 31. Sınıftaki mallardan oluştuğu, davacı markasının emtia listesinde yer alan ve dava konusu edilen 29. Malların tamamı mesnet olarak gösterilen markaların tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı, taraf markaların bu mallarının birebir aynı olduğu; taraf markalar arasında mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu, görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; davaya konu olan markanın üste ... ibaresi ile altında küçük punto ile konumlandırılmış “...” ibaresi ile yanında helezyona benzeyen ... ve tüm bunların altında ise baskın bir şekilde konumlandırılan bir tam bir yarım kivi fotoğrafından oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davaya mesnet olan markalardan ikisi herhangi bir ... unsuru içermeden düz yazı ile .... diğer ikisi ile ise kelime ve ... unsurundan oluşan karma bir marka olup birisi kırmızı ve siyah zeminden oluşan yapının içinde üstte gülen sarı renkli yüz şekli (emojisi) ile altında sırası ile ... diğer mesnet olan marka ise aynı sırada eşit büyüklükte ... ibaresi ile başında gülen yüz emojisinden oluştuğu; davalı markalarının ... kelimesi etrafında türetilmiş seri markalar olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. .... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı şirkete ait davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ''...'' ibaresinin reddedilen ürünler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğu, davacı başvurusunun davalı markasının esas unsurunu bir bütün halinde içerdiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının ''... ..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, markaların aynı mal ve hizmetleri de kapsadığı da dikkate alındığında çifte benzerlik şartının somut olayda oluştuğu, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi kapsamında iltibas bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024 Katip .... Hakim ...
(e-imzalıdır)