8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/2851 E. , 2024/7801 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Isparta ili Merkez ilçesi Lagus köyü 267 ada 6 parsel (eski 255 parsel) sayılı 8.558,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı adına kayıtlıdır.
Davacı vekili; Isparta ili Merkez ilçesi Yakaören (Lagus) köyü 267 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına tarla vasfıyla kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın yer aldığı Isparta Davraz serisi Devlet ormanının tahdit ve kadastro çalışmalarının 1973 yılında bitirildiğini ve burada orman tahdit sınırlarının 05.09.1974 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2/B çalışmalarının da yapıldığını, söz konusu taşınmazın 2/B uygulamasına konu olmadığını, dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığını beyan ederek, Isparta ili Merkez ilçesi Yakaören (Lagus) köyü 267 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalının taşınmazı sonradan satın alan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazın orman vasfında olmadığını ve 2/B kapsamında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taşınmaz her ne kadar davalı adına tescil edilmiş ise de geçmişi orman olan ve orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmazların özel mülkiyet şeklindeki bu tescillerinin davalıya hak bahşetmeyeceği, kamu malı niteliğindeki ormanların özel mülke konu olamayacağı, taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesi ile tapusunun iptali için açılan davaların süre sınırlamasına tabi olmadığı, davacının davasını yasal delillerle ispatladığı ve orman vasfında olan taşınmazın tapu kaydının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Isparta ili Merkez ilçesi Yakaören/Lagus köyü 267 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, dosya içerisinde bulunan fen ve orman bilirkişisi raporlarında, dava konusu parselin orman olduğu ve tahdit sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği, buna göre davaya konu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre orman alanı içinde kaldığının belirlendiği, kesinleşmiş orman sınırlaması ve 2/B çalışması bulunan yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ile tespit edileceği, orman kadastro çalışmalarına açılmış bir itiraz davası da olmadığı, buna göre davanın kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığı, 2015 yılında yapılan 22/a çalışmasına göre de sınırların değişmediğinin ve 2/B uygulamasına konu olmadığının raporlardan anlaşıldığı, tahdit sınırları içindeki tapu kayıtlarının değerlerini yitireceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.