8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1563 E. , 2024/7548 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılıp 15.08.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sivas ili Suşehri ilçesi Akşar köyü 101 ada, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman vasfıyla maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, oysa ki dava konusu taşınmazların mülkiyeti, gerçekte 20 yılı aşkın süreyle davasız fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurmuş olan davacıların murisi ...’e ait olduğunu, taşınmazların murisin ölümüyle mirasçıları olan davacılara intikal ettiğini, kök muris Şerafettin'in ölümünden sonra da aralarındaki taksim anlaşmasına uygun olarak davacılar tarafından halen kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri kapsamında orman sayılmayan bu davalı alanların; hali hazırda tarla olduğu, uzun yıllar kullanılıyor olduğu, dava konusu 101 ada 2-3-4-5-6-7 ve 8 nolu parsellerin tamamında imar ihyanın yıllar öncesinden yapıldığının belirlendiği, eski tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalı taşınmazların orman parselinden açma olmadığı, orman parselinden topoğrafik yapı, eğim ve bitki örtüsü açısından net bir şekilde ayrıldığının tespit edildiği dosya arasına kazandırılan tapu ve kadastro kayıtları, bilimsel nitelikte hazırlanan fen, ziraat ve orman bilirkişi raporları, raporlarla uyum gösteren tanık ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak; taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunduğuna dair mahkeme gözlemi, yanlışlığın tespit sırasında yapıldığı, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazların kullanımına ilişkin ayrıntılı beyanları göz önünde bulundurularak davacının iddiasını ispat ettiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 101 ada 2-3-4-5-6-7 ve 8 nolu parsellerin tamamında imar ihyanın yıllar öncesinden yapıldığının belirlendiği, eski tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalı taşınmazların orman parselinden açma olmadığı, orman parselinden topoğrafik yapı, eğim ve bitki örtüsü açısından net bir şekilde ayrıldığının tespit edildiği, dosya arasına kazandırılan tapu ve kadastro kayıtları, bilimsel nitelikte hazırlanan fen, ziraat ve orman bilirkişi raporları, raporlarla uyum gösteren tanık ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak; taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunduğuna dair mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazların kullanımına ilişkin ayrıntılı beyanları göz önünde bulundurularak davacının malik sıfatıyla kullanıma dair iddiasını ispat ettiği, ancak dava konusu parsellerin orman parseli içinde kaldığı, orman bütünlüğünü bozduğu, nizaya konu olan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin teknik bilirkişi raporunda orman içinde yer aldığının, dört tarafının orman olduğunun belirlenmesine, nizaya konu taşınmaz bölümlerinin davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilse dahi davacı dayanağı tapu kaydının 4785 sayılı Kanun karşısında hukuki değerini yitirecek olmasına göre davanın reddi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.