8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3182
- Karar No
- 2024/8034
- Karar Tarihi
- 26.12.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2023/3182 E. , 2024/8034 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılıp 16.09.1999 tarihinde ilan edilen Orman Kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmakta olup, 766 Sayılı Tapulama Kanunu’na göre 1975 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmasında dava konusu Manisa ili Şehzadeler ilçesi Sancaklı Kayadibi Mahallesi 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman olarak tespit harici bırakılmış, 19.10.2020 ile 18.11.2020 tarihleri arasında ilan edilen 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek, 3669.43 m2 yüzölçümlü kirazlık vasfı ile belgesizden davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili Şehzadeler ilçesi Sancaklı Kayadibi Mahallesinde kadastro çalışmalarının yapıldığı, dava konusu 127 ada 1 parselde zilyetlik şartları oluşmadığı halde davalı adına tahdit ve tespit gördüğünü, taşınmazın Hazine adına tespit görmesi gerektiğini, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, 30.11.2020 tarihli açıklama dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesine göre yeni ihdastan oluştuğunu, ihdasen şahıslar adına yazılan parsellerden davalı adına tespit edilen Sancaklı Kayadibi Mahallesi 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik ile iktisap şartlarının gerçekleşmemesi sebebi ile yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı 08.12.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın babasından kendisine kaldığını, kendisini bildiği zamandan beri ailesi ve kendisi tarafından araziyi kullandığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davaya konu taşınmazın kısmen kirazlık, kısmen tarla olduğu, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar ve ihyasına yoğun emek ve masraf sarf edilerek davalı tarafından 1996 yılında başlanıldığı, 1999 yılında ise tarıma uygun hale getirilmek suretiyle imar ve ihyasının tamamlandığı, yine davalı tarafından 1999 yılında taşınmaza kiraz ağaçlarının dikildiği, kadastro tespitinin en az yirmi yıl öncesinden beri malik sıfatıyla çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığı ve taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olduğu yönünde tam bir vicdani kanaat oluştuğu, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden ve tarla olduğu, imar ihyasına 1996 yılında başlanılarak 1999 yılında tamamlanmışsa da, taşınmazın imar ihyadan sonra 5-6 yıl tarım arazisi olarak kullanıldığı, sonrasında yaklaşık 15 yıldır ekilip biçilmediğinin gerek hava fotoğraflarından gerek bilirkişi raporlarından ve gerekse de tanık beyanlarından anlaşıldığı, ekilip biçilmeme nedenin de hak sahibinin maddi durum imkansızlığı olduğu ve hak sahibinin maddi durumundan dolayı taşınmaz üzerinde tarım arazisi olarak tasarruf etmeyi bırakmış olduğu göz önüne alındığında, bu süre boyunca davalının taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı ve olayda zorunlu hallerdeki zilyetlik terki (savaş, yoğun terör olayları, ciddi tehdit, kan davası vb.) sebepleri olmadığı ve zilyetliğin kiracı, ortakçı, ödünç verdiği kişi aracılığıyla veya zilyedin izni ile başkası tarafından bedelsiz kullanım şeklinde de olsa devam ettirilmediği, İlk Derece Mahkemesince zilyetliğin iradi terkine kanaat getirildiği, bu kısım bakımından zilyetlikle kazanım koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; dava konusu Manisa ili Şehzadeler ilçesi Sancaklı Kayadibi Mahallesi Gevrek mevki 127 ada 1 parselin kadastro tespit tutanağının iptali ile, 23.08.2021 tarihli müşterek kök bilirkişi raporu eki krokide (B) harfi ile gösterilen 2149,18 m2’lik kısmın ifrazı ile aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, 23.08.2021 tarihli müşterek kök bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 1520,25 m2’lik kısmın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 353/(1)/b/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen yerde imar ve ihyanın 1999 yılında tamamlandığı ve bu tarihte taşınmaza kiraz ağaçları dikildiğinin belirtildiği, hava fotoğraflarında ve memleket haritalarına göre, davalının taşınmazın tamamı üzerinde zirai faaliyeti olmadığı, imar ve ihyanın tamamlanmadığı ve zilyetliğinin en az 20 yıldan beri malik sıfatı ile sürmediğinin açık olduğu, 2008 tarihli Google Earth uydu resimlerinde, (B) harfi ile gösterilen kısımda zirai bir faaliyetin olmadığı, taşınmazın boş olduğu, kullanılmadığı ve üzerinde birkaç ağaççığın bulunduğunun görüldüğü, parsel içerisinde çalılık alanların bulunmasının ve toprağın işlenmemiş olmasının zilyetliğin 20 yıldır sürmediğini gösterdiği, özellikle hava fotoğrafı ve memleket haritasına bakıldığında taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmında tarım yapılmadığının görüldüğü, davanın esasını oluşturan imar, ihya ve zilyetlik koşullarının davalı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.