4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/4679 E. , 2024/7627 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının trafik sigortacısı olduğu, davalıların ise sigortalı aracın malikinin mirasçıları olduğu aracın, dava dışı sürücünün idaresinde iken tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan araç malikinin vefat ettiğini, bu nedenle davalılara yargılama neticesinde ödenen 244.074,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi olan 05.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya davalıların murisi sigortalı Mustafa'nın sebebiyet vermediğini, sürücünün kusurlu olup olmadığının tespit edilmesini, ispat yükünün davacı sigorta edene ait olduğunu, rucü şartı olarak gösterilen ehliyetsizlik ile kaza arasında nedensellik bağı bulunmadığını, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile,Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları B.4./b maddesinde, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceğinin belirtildiği, bu düzenleme uyarınca sigorta şirketinin yaptığı ödeme sebebiyle sigortalıya rücu edebilmesi için araç sürücüsünün ehliyetnamesiz olmasının gerektiği, bu durumda kusur oranında rücu isteminde bulunabileceği, somut olayda kazanın, tek taraflı, araç aksamından kaynaklı herhangi bir etkenin sebebiyet vermediği, sürücünün tam kusuru ile gerçekleşmesi sebebiyle rücu edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 244.074,73 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalılar murisi Mustafa’ya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davacı sigorta şirketinin rücu davasının reddi gerektiğini, kazanın oluşumu ve sürücünün kusur durumu hakkında alınmış bir kusur raporu ve bu yönde düzenlenmiş bir bilirkişi raporu bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin rücu edebileceği tutarın, diğer rücu şartlarının gerçekleşmesi durumunda ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre belirleneceğinden, öncelikle olayda sürücünün kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazayı yapan sürücünün kusur durumunun teknik bilirkişiler ve gerekirse Adli Tıp Kurum incelemesi yoluyla belirlenme zorunlu olduğundan bu hususun yerel mahkemece göz önüne alınması gerektiğini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, rücu şartı olarak gösterilen ehliyetsizlik ile kaza arasında nedensellik bağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olay değerlendirildiğinde; rücu istemine konu kazanın araç için gerekli ehliyetnameye haiz olmayan Nihal Söğüt sevk ve idaresindeyken tek taraflı, araç aksamından kaynaklı herhangi bir etken olmaksızın gerçekleşmesi, kazanın oluşuna dair tutanak ve belgelere göre maddi vakıaların bilirkişi incelemesini gerektirmeyecek kadar sarih olması, bu maddi vakıalar uyarınca sürücünün tam kusuru ile kazanın gerçekleşmesi karşısında, kaza neticesinde araçta bulunan sigortalının vefatı sebebiyle davacı tarafından Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/500 esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava neticesinde verilen karar gereği İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4917 esas sayılı dosyası üzerinden 05.03.2020 tarihinde yapılan 244.074,73 TL ödemenin sigortalı mirasçılarından talep edebileceği, bu hali ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle, davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında dava dışı 3. şahıslara ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.