6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2010/6302 E. , 2010/13230 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak hüküm tarihi itibariyle 14.200.TL'yi aşmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,ziynet eşyalarının aynen iadesi olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne,ziynetlerin aynen iadelerine olmazsa toplam bedelleri olan 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesine üzerine hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;davacı vekili,boşanma davası ile birlikte açılan davada vermiş olduğu 20.3.2008 tarihli dava dilekçesinde,fazlaya dair her türlü maddi-manevi ve tazminat dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile diğer taleplerinin yanında düğünde takılan ziynet eşyalarının kendisine verilmesini talep etmiştir.Ziynet eşyalarına ilişkin dava boşanma davasından tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilmiş,yapılan yargılama sırasında davacı vekili 9.6.2008 tarihli dilekçe ile talebini açıklayarak istemiş olduğu ziynet eşyalarının nitelik,cins ve gramlarını ayrıntılı olarak bildirmiştir.Davacı vekili yargılama devam ederken 15.9.2009 tarihli ıslah dilekçesi vererek 10.000 TL olan ziynet bedelini 10.362,95 TL daha artırarak talebini 20.362,95 TL’ye çıkardığını bildirmiştir.Davacının ıslah talebi usulüne uygun olup mahkemece dikkate alınması gerekmektedir.Her ne kadar mahkemece davacı tarafça fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı gerekçesiyle davacının sabit olan davasında taleple bağlı kalınarak 10.000 TL ziynet bedelinin tahsiline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de,yukarıda da açıklandığı üzere davacı vekili dava dilekçesinde açıkça fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.Bu durumda mahkemece dava sabit görüldüğüne göre davacı tarafın ıslah talebi de dikkate alınarak talebin tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.