Esas No
E. 2025/10
Karar No
K. 2025/176
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/10 Esas

KARAR NO: 2025/176

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 27/11/2024

NUMARASI: 2024/660 E.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:

Davacı vekili İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/589 Esas sayılı dosyasında ibraz ettiği ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde;İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası aracılığı ile müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, ihtiyati haciz kararı alındığını, takip dayanağı kambiyo evrakının taraflarınca incelendiğinde imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, sahte imza atıldığının tespit edildiğini, müvekkil şirket yetkilisinin ... olduğunu, senet üzerinde bulunan imzanın sahte olması durumunda da buna dayalı olarak menfi tespit davasının açılabildiğini, müvekkilinin imzanın sahteliğine yönelik ileri sürdüğü defiin, mutlak defi olduğunu beyanla öncelikle müvekkilin daha fazla mağdur olmaması için takibe konu çek ve vekaletname üzerindeki imzalar da değerlendirilerek icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davacı müvekkilin; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2024 tarihli 2024/589 Esas sayılı kararıyla; " davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında takibe konu alacak 315.698,01 TL miktarı yönünden, %15'i oranında 47.354,71 TL nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile İİK'nın 72/3. maddesi gereğince, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA ÖNLENMESİNE,47.354,71 TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına GÖNDERİLMESİNE" karar verildiği anlaşılmıştır.

TEDBİRE İTİRAZ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili 24/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde ; davaya konu çekler üzerindeki ciro silsilesi düzgün olduğunu, müvekkili şirketin yetkili hamili olduğunu, müvekkilin çekleri alırken gerekli araştırmayı yaptığını ileri sürerek davanın reddini tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarihli 2024/589 Esas- 2024/705 Karar sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünde 6361 Sayılı Yasa hükümleri uygulanacağından, dosyanın 6,7,8 ve 9. Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesi, tedbire itirazın esas mahkemede değerlendirilmesi için gönderme kararı verilmiş, dosya İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/660 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

MAHKEME KARARI; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarihli 2024/660 Esas sayılı kararıyla; "İİK.nın 72/3 maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, davacı tarafından imza itirazında da bulunularak menfi tespit isteminde bulunulduğu, dosya kapsamı ve İİK'nın 72/3 maddesi kapsamında %15 teminat ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verildiği, verilen kararın İİK72/3 maddesine uygun olduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU;

Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği 03/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; davacı tarafça teminat yatırılmadığını, ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığını, icra veznesine davacı tarafça yatırılan bir paranın da bulunmadığını, tedbir kararının kendiliğinden hükümsüz kalması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 30/12/2024 tarihli ek istinaf dilekçesinde beyanlarına ek olarak; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu da beyan etmiştir.

GEREKÇE

İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, davacı vekilinin dava dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının dayanağı kambiyo evrakındaki imzanın, müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesi ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ve icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir.

Mahkemece İİK 72/3 maddesi gereğince tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz ettiği, mahkemenin davalı itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 393/1 maddesinde; "İhtiyati tedbir kararının uygulanması, tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar." hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamından, davacı tarafa ara kararın 14/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bir haftalık süre içerisinde, teminatın yatırılarak tedbir kararının infazının talep edilmediği anlaşılmakla, mahkemece teminat yatırılmaması nedeniyle, ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalktığından, konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, itirazın esastan incelenerek karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi kaldırılmasına, davalının konusuz kalan itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarihli 2024/660 Esas sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati tedbir kararı HMK 393/1 maddesi gereğince kendiliğinden kalktığından, konusuz kalan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılaması için yapılan yargılama giderlerinin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 6- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7- 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog