Esas No
E. 2024/982
Karar No
K. 2025/159
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2024/982 Esas

KARAR NO: 2025/159

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:20/02/2024

NUMARASI:2023/228 Esas, 2024/43 Karar

DAVANIN KONUSU:Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/11/2015
KARAR TARİHİ: 30/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı ... ... ve ... numaralı Endüstriyel tasarımların hak sahibi olduğunu, tescil konusu hareketli, amortisörlü, yaylı oturma bankının satışı üretilmesi ve pazarlaması haklarını 04/09/2014 tarihli sözleşme ile davalıya tanıdığı, sözleşmede her hareketli oturma bankı için lisans sahibine üzere toplam 200,00- TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, pazarlamacı üretim yapmasa bile her yıl için 1.000 adetlik patent bedeline tekamül eden bedeli lisans sahibine ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşme ile yüklendiği bu edimleri yerine getirmemesi üzerine gönderilen ihtarnameye davalı tarafından verilen cevapta sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalının tarafların iradesi ürünü sözleşme şartlarını yerine getirmekten haksız olarak kaçtığını, bu süreçte müvekkilinin sahip olduğu tasarımın satışını, imalatını ve pazarlamasını tamamen davalıya tanıdığından hiç bir şekilde imalat ya da satış yapmadığı gibi sözleşme ile kazandığı haklarını da elde edemediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000-TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;

08/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 200.000-TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP VE KARŞI DAVA:Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının buluş/tasarım sahibi olmadığını, buluş tasarım sahibi tarafından sadece vekil tayin edildiğini, huzurdaki davayı açamayacağını, davacının davacının talebinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı-karşı davalının sözleşme uyarınca müvekkiline prototip bir ürünü teslim etmesi gerektiği halde, defalarca talebe rağmen prototip ürünün teslim edilmediğini, buna rağmen müvekkilinin ilerde mahsup edilmek üzere toplamda 36.000-TL avans verdiğini, ileri sürerek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile şimdilik 1.000-TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;

15/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.000-TL'ye yükseltmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı - karşı davalının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2021/2173 E - 2023/1405 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden yapılan incelemede, taraflar arasındaki 04/09/2014 tarihli sözleşmeye ilişkin çekişme bulunmadığı, davacının sözleşme gereğince lisansa konu bank tasarımlarının üretim aşmasına geçilmesine yönelik yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamadığı,her ne kadar sözleşmenin 6/f bendi gereği davalının her yıl üretim yapılmasa bile her yıl için 1,000 adet’lik patent bedeline tekamül eden bedeli lisans sahibi ne ödemeyi taahhüt etmesikararlaştırılmışsa da, üretim yönünden gerekli teknik desteği sağlamayan davacı karşı davalının sözleşmenin bu bendi kapsamında lisans bedeli talebinde bulunmasının dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceği, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan, sübut bulmayan asıl davanın reddine karar vermek gerektiği; karşı dava yönünden yapılan incelemede, davacı-karşı davalının 04/09/2014 tarihli sözleşme sonrası davacı tarafından prototip ürünün üretilebilmesi yönünden masraf talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin sözleşmede de böyle bir yükümlülüğü bulunmaması rağmen muhtemel patent alacağından mahsup edilmek üzere davacıya talep ettiği avans ödemelerini yaptığını ileri sürdüğü, davalı-karşı davacı adına yapılan 500,00+1.600,00+1.000,00+15.000,00=18.100,00 TL para hareketlerinin dava konusu işe ait avans olup olmadığı belli olmayıp, bu ödemelerin avans ödemesinden ziyade borç ödemesi olarak kabulü gerekmekle birlikte, davacı- karşı davalı asil son celsedeki imzalı beyanlarında "karşı tarafça tarafıma yapılan ödemeler daha önceden yapmış olduğumuz montaj işleri ile alakalı olup, yine reklam içeren bankların montajına ve başka işlere ilişkindir."şeklindeki beyan ve ikrarı dikkate alındığında davalı karşı davacının ödeme iddialarını ispatladığı, davacı-karşı davalının bu ödemelerin başka işlere ilişkin olduğunu iddia etmekle ispat yükünü yer değiştirdiği, başka işlere ilişkin olarak davacı karşı davalı vekilinin talebi doğrultusunda belediyelere yazılan müzekkere cevaplarından davacı karşı davalının davalı karşı davacıya başka işler yaptığı ve yapılan ödemelerin buna ilişkin olduğunu ispatlayamadığı, kaldı ki gelen müzekkere cevaplarındaki işlerin yapılma tarihi dikkate alındığında ödeme / senet tarihleri ile arasında 3-4 seneyi bulan aralığın bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davacının kabulü ile, 36.600,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, asıl dava yönünden; müvekkilinin beyanlarının ikrar niteliğini haiz olmadığını,sözleşme konusu ürünler in zaten davalı tarafından üretildiğini, bu sebeple yerel mahkemenin,ilgili ürünün üretimi yönünden davacının gerekli desteğin sağlanmadığı yönündeki değerlendirmelerin kabul edilemez olduğunu, karşı dava yönünden; müvekkilinin beyanlarının ikrar niteliğini haiz olmadığını, müvekkilinin alındı makbuzlarına ilişkin beyanda bulunarak daha öncesinde yapmış olduğu montaj işlerini ifade ettiğini, zaten dava esnasında Edremit Belediyesi ve Şarköy Belediyesinden talep edilen yazılarda açıkça müvekkilinin adının “can ... Şti. adına TC: ... ...” şeklinde montaj işini yaptığı yönünde geçtiğini, bu hususa ilişkin T.C. Şarköy Belediye Başkanlığı'nın Mali Hizmetler Müdürlüğünden yerel mahkemeye gönderilen 20/12/2019 tarihli yazının dosyada mübrez olduğunu, resmi kurumlar tarafından dosyaya sunulan kayıtlara rağmen müvekkili ile karşı taraf arasında hiçbir ilişkinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmasının abes olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, lisans bedelinin tahsili, karşı dava lisans sözleşmesine dayalı olarak ödendiği iddia olunan avans bedelinin iadesi talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı, taraflar arasındaki 04/09/2014 tarihli tescilli tasarım ve faydalı model lisans sözleşmesi niteliğindeki imalat montaj ve pazarlama sözleşmesi kapsamında davacının lisans alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise bank tasarımlarının üretilmesi için davacının prototipi üretip kendilerine teslim etmediği, üretim için gerekli teknik desteği sağlamadığı için üretime geçilmediğini, ayrıca davacının yurt dışı pazarına ilişkin olarak patent başvurusu yükümlülükleri yerine getirmediğini savunmuştur.Davacı, davalının üretime geçebilmesi için davalıya gerekli teknik desteği sağladığını ispat edememiştir TBK'nın 97. maddesine göre; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Davacı, davalının üretime geçebilmesi için davalıya gerekli teknik desteği sağladığını, ya da üretim için teknik desteğe ihtiyaç olmadığını ispat edememiştir. Bu nedenle kendi emini yerine getirmeyen davacının, davalıdan edimini yerine getirmesini talep edemeyecektir.Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı yerinde olup, asıl dava yönünden davacı-karşı davalının istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davada davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalının prototip üretmek üzere masraf talebinde bulunduğunu, müvekkilinin böyle bir yükümlülüğü olmamasına rağmen ilerde doğması muhtemel patent alacağına mahsuben 36.600-TL avans ödemesi yaptığını ileri sürmüş, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen avansların iadesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, davacı-karşı davalının 18/02/2021 tarihli duruşmadaki "karşı tarafça tarafıma yapılan ödemeler daha önceden yapmış olduğumuz montaj işleri ile alakalı olup, yine reklam içeren bankların montajına ve başka işlere ilişkindir" şeklindeki beyanını ikrar kabul edilerek, davacı-karşı davalının bu ödemelerin başka işlere ilişkin olduğunu iddia etmekle ispat yükünü yer değiştirdiği, başka işlere ilişkin olarak davacı-karşı davalı vekilinin talebi doğrultusunda belediyelere yazılan müzekkere cevaplarından davacı-karşı davalının davalı karşı davacıya başka işler yaptığı ve yapılan ödemelerin buna ilişkin olduğunu ispatlayamadığı, kaldı ki gelen müzekkere cevaplarındaki işlerin yapılma tarihi dikkate alındığında ödeme / senet tarihleri ile arasında 3-4 seneyi bulan aralığın bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ispat yükünü kendi üzerine alan davacı karşı davalının ödemlerin başka işlerden kaynaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı yapılan ödemelerin avans olarak yapıldığını ileri sürmüş, davacı-karşı davalı duruşmadaki beyanında, ödemelerin daha önce yapılan işlere ilişkin olduğunu savunmuş, dolayısıyla avans ödemesi iddiasını inkar etmiştir.

İlk derece mahkemesince söz konusu inkarın, ikrar olarak nitelendirilmesi doğru olmadığı gibi, genel ispat kuralı uyarınca karşı davada ispat yükü karşı davacıya ait olup, ispat yükünün yer değiştirdiği değerlendirmesi de doğru görülmemiştir.Davacı-karşı davalı ... tarafından imzalanan 15/12/2014, 31/12/2014 ve 13/01/2015 tarihli makbuzlarda ... ile ... arasında imzalanan protokole istinaden 500-TL, 1.600-TL ve 1.000-TL'nin elden ödendiği belirtilmiştir.Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmeden sonra davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya elden ödenen toplam 3.100-TL'nin protokol uyarınca alındığı belirtildiğinden avans ödemesi olarak kabul edilmesi, davacı-karşı davalının edimini yerine getirmemesi ve davalı-karşı davacının sözleşmeyi feshi karşısında iadesi gerekmektedir.Bu nedenle 15/12/2014, 31/12/2014 ve 13/01/2015 tarihlerinde yapılan toplam 3.100-TL yönünden karşı davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür.Davalı-karşı davacının avans ödemesi olarak nitelendirdiği, dava dışı ... tarafından 26/01/2015 tarihinde...senet ödemesi açıklaması ile dava dışı ...'a yapılan 15.000-TL'lik ödeme ile, yine dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ya ... senet ödemesi açıklamaları ile 10/07/2015 tarihinde yapılan 2.500-TL ve 24/07/2015 tarihinde yapılan 16.000-TL'lik ödemelerin davaya konu sözleşme kapsamında avans ödemesi olarak kabulü mümkün değildir. Zira davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, ileri sürdüğü avans ödemelerinin sözleşmede yükümlülük olmamasına rağmen davacı-karşı davalının masraf talebi üzerine yapıldığını ileri sürmüş, senetlere ve dava dışı 3.kişiler tarafından yine dava dışı 3.kişilere yapılan ödemelere ilişkin herhangi beyanda bulunulmamıştır. Bu nedenlerle dava dışı ... tarafından yapılan senet ödemeleri yönünden karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, asıl dava yönünden davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine; karşı dava yönünden,HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı- davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve karşı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya ilişkin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/02/2024 gün ve 2023/228 Esas, 2024/43 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Asıl davanın REDDİNE,4-Karşı davanın kısmen kabulü ile; 3.100-TL'nin 500-TL'sinin 15/12/2014 tarihinden, 1.600-TL'sinin 31/12/2014 tarihinden, 1.000-TL'sinin 13/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-İlk derece yargılamasında asıl dava yönünden; a)Alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 170,78 TL peşin harç ve 3.245,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.415,78 TL harçtan mahsubu ile artan 2.988,18 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalıya iadesine, b)Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı-karşı davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,6-İlk derece yargılamasında karşı dava yönünden; a)Alınması gereken 211,76 TL harcın, peşin alınan 27,70 TL peşin harç ve 608,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 635,70 TL harçtan mahsubu ile artan 423,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalı-karşı davacıya iadesine, b)Davalı karşı davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 608,00 TL ıslah harcı toplamı olan 635,70 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, c)Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 650,00 TL bilirkişi ücreti ile 175,90 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 825,90 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 69,95 TL'sinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine, bakiye kısmın davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, ç)Kabul edilen kısım üzerinden davalı-karşı davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.100,00 TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, d)Reddedilen kısım üzerinden davacı-karşı davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 33.500,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacı-karşı davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80 (1.169,40 x 2) TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 310,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.648,80 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.