Esas No
E. 2020/57
Karar No
K. 2020/57
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 31/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 15/06/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 31/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile... arasında cari hesap ekstresinden kaynaklanan borç ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 2015 yılı içerisinde ödeme yaptığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı şirketin bahsi geçen ödemenin iadesini yapmadığını, davalı şirketin müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere 10.499,91.-TL borç bakiyesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin 2015 yılından bu yana her devreden alacağını alamadığını, davalı şirkete 06/04/2016 tarihinde bakiye borcunu 7 gün içerisinde ödemesi için ihtar çekildiğini, davalı şirket ihtara verdiği cevapta her hangi bir borçlarının bulunmadığını bildirdiğini, her ne kadar ihtara verilen cevapta davalı şirketin borcun bulunmadığına ilişkin beyanda bulunmuş ise de ödemenin yapılmış olduğuna ilişkin banka dekontlarının dilekçelerinin ekinde olduğunu, davalı şirkete yapılmış olan ödemenin iade edilmemiş olması nedeni ile bunca zamandır alacağına kavuşamayan müvekkili şirketin ileride telafi edilemeyecek zararla karşılaşması kuvvetle muhtemel olduğunu, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız kabulü ile, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, tarafların turizm acentesi ve otel sıfatı ile garantili konaklama sözleşmesi imzaladığını, iş bu uyuşmazlıkta 23.03.1983 tarih .,.. sayılı Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla ve Birbirleriyle olan ilişkileri hakkında Yönetmelik gereğince inceleme yapılması gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış olan garantili kontenjan sözleşmeleri 23.03.1983 tarih...sayılı yönetmelikte düzenlenmiş olan garantili sözleşme çerçevesinde ait olduğu yıllara (2011-2012-2013-2014-2015 ) ilişkin kontenjanı dolduramadığını, davacı acentenin garantili odalara müşteri temin edilememesi sebebi ile odalar bazı geceler boş kaldığını, garantili sözleşme ile tahsis edilen oda bedellerinin geri istenilmesi yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkil otel anlaşma çerçevesinde bu odaları davacıya tahsis ettiğini, davacı kötü niyetli davrandığını, davacı taraf ile davalı müvekkili arasında 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılı garantili kontenjan sözleşmelerine konu oda bedelleri ile davacı otelin ödemeleri karşılıklı olarak hesaba katıldığında davalı tarafın borçlu değil alacaklı çıkacağı kesin olduğunu, davacı acentenin garantili kontenjan sözleşmesine konu odaları dolduramamış olmasının sorumluluğunu davalı otele yüklemeye çalıştığını, davacının para iadesi isteme hakkı olmadığını, davacı şirketin 2015 yılından sonra ortak ve yöneticilerinin değişmesi üzerine işbu uyuşmazlığın yaşandığını, şirketin eski ortak ve yöneticilerinin alacakları olmadığını beyan ettiğini, davacının talep ettiği diğer alacak kalemlerinden ise alacağı olmadığından haksız davanın reddini ve yargılama masrafı ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Garantili kontenjan sözleşmelerinde, otel belirli sayıda odayı ayırmayı taahhüt eder ya da seyahat acentası belirli sayıda geceleme ya da ciro tutarını sağlamayı ve seyahat acentası sözleşme konusu bu odaları kullandırmayı ve kullandırmasa dahi bedellerini, ciro farkını ödemeyi taahhüt eder. Garantili kontenjan sözleşmelerinde, otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise, bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bu ödeme yükümlülüğü altında olduğu için otel tarafından düzenlenen no show faturalarını (rezervasyon iptal ücreti faturaları) ticari kayıtlarına alıp, ödeme yükümlülüğündedir. Geceleme garantisi verilen kontenjan sözleşmelerinde, acenta belirlenen dönem zarfında belirli sayıda geceleme yaptırmayı, belirlenen geceleme sayısına ulaşılmazsa dahi aradaki farktan doğan no show bedelini ödemeyi garanti eder. Somut olayda alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere taraflara ait ticari kayıtlarda davacı tarafça talep edilen miktarın davacı alacağı olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Nitekim davalı tarafça davacıya no-show faturası gönderilmemiştir. Buna göre sözleşmenin içeriği değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin garantisiz kontenjan sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre garantisiz kontenjan sözleşmesi kapsamında davalının fazla aldığı tutarı iade ile yükümlü olduğu, iade edilecek tutarın her iki tarafın ticari defterlerinde yer alan miktarlar ile sabit olduğu, bu nedenle davacının alacak isteminin yerinde olduğu kanaatine varıldığından taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davanın kabulüne, " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı acente ve davalı otel arasındaki hukuki ihtilafa çözüm sağlayacak yasal düzenlemenin kısa adıyla Turizm İşletmeleri yönetmeliği olup bu yönetmelik ve TBK, TTK çerçevesinde yapılacak olan değerlendirmede tarafların kontenjan sözleşmesi imzaladıkları ve davalının garantili kontejan sözleşmesi çerçevesinde edimini yerine getirmek sureti ile (davacı acentenin kullanımına hazır bulundurmak) sözleşmedeki borcundan kurtulduğunun açık olarak tespit edileceğini, davacı acentenın yılları takip eden sözleşmelerinde garantili olarak kendisine tahsis ettirdiği odalardan dolayı her sözleşmenin ait olduğu yıl itibarı ile davalı otele ödeme yaptığını, davalı otelin de sözleşme koşullarına uygun olarak odayı davacı acentenin kullanımına hazır tuttuğunu, yani odanın boş kaldığını, bu koşullarda davacı ile imzalanmış olan sözleşme sebebi ile boş kalan odanın bedelini kimin ödeyeceği hususunda yerel mahkeme kararında bu sorunun cevabının “iade faturası kesmediğinden” bahisle davalının garantili sözleşmeden kaynaklı hakkını kaybettiği ve sözleşmenin garantili olsa da davacıya artık borcu olduğunun hukuki görüşüne dayanılmışsa da kendilerince bu tespitin hukuka aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, otel kontenjan sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı taraf taraflar arasındaki sözleşmenin garantisiz kontenjan sözleşmesi olduğunu, davalı taraf ise garantili kontenjan sözleşmesi olduğunu ileri sürmektedir. Uyuşmazlık, otel kontenjan sözleşmesi nedeni ile fazla ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmenin garantisiz kontenjan sözleşmesi niteliğinde olmasına, taraflara ait ticari kayıtlarda davacı tarafça talep edilen miktarın davacı alacağı olarak kayıtlı olmasına, davalı tarafça davacıya no show faturası gönderilmemiş olmasına, böylelikle davalı tarafın fazla aldığı tutarı iade ile yükümlü olmasına ( aynı yönde Dairemizin 24/01/2020 tarih 2019/906 Esas 2020/57 Karar sayılı ilamı ), HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.740,32 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.184,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.556,32 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31/12/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.