Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 31/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 07/09/2021
DAVA: Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2021

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 02/01/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalıyla 27/11/2018 tarihinde simsarlık sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre davalı ile dava dışı ... arasındaki ticari işlerden elde edilecek karın %5' inin müvekkiline ödeneceği, davalı ile dava dışı ..... arasında 30/11/2018 tarihinde 247.500,00 USD(+KDV) ve 50.000,00 USD(+KDV) tutarında ayrı bir sözleşme imzaladıklarını, 30/11/2018 tarihinde sözleşme bedelinin davalıya ödendiğini, bu nedenle ödenen tutar üzerinden hesaplanan karın % 35'in ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, talep edilen alacağın halihazırda muaccel ve belirli olmadığını, iş tesliminin halen yapılmadığını belirtmiş olmasına rağmen iş bu davanın haksız olarak açıldığını, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinde davalının yükümlü olduğu ücretin ifa zamanı davalının yapılacak işten kar etmesine bağlanmış olup halihazırda devam etmek olan iş üzerinden kar-zarar hesaplamasının yapılmasının imkansız olduğunu, dolayısıyla davacının simsarlık sözleşmesinden kaynaklı ücret alacağının dava tarihi itibariyle muaccel olduğunun söylenemeyeceğini, muaccel olmayan ve herhangi bir surette likit olmayan alacak üzerinden açılmış olan iş bu davanın haksız olduğu, bu sebeple iş bu haksız ve muaccel olmayan alacak üzerinde açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " somut olay incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, sözleşmede ücret ödeme borcunun " ... ... 'ye yaptıracak olduğu bilumum işlerde, işin karının %35'i .... ödenecektir." şeklinde, sözleşmenin ifasının erteleyici şarta bağlandığı (davalı şirketin sözleşmeden elde ettiği karın belli olması, hesaplanabilmesi halinde, hesaplanan karın %35'i şartına) anlaşılmaktadır. Yine dosya içinde bulunan ... Ltd. Şti.'nin 08/06/2021 havale tarihli, müzekkereye karşı sunmuş olduğu beyanlarında; davalı şirket ile yapmış oldukları sözleşmede belirtilen işlerin halen devam etmekte olduğunu, sözleşme bedelinin 183.750,00-$'ı ödenmiş olup geriye 63.750,00-$ tutarında işin taahhüt edildiği şekilde ve zamanda yapılması şartına bağlı olarak henüz hak edilmemiş sözleşme bedeli mevcut olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır. Bu husus taraflar arasında da ihtilafsız olup işin halen devam ediyor olması nedeniyle iş nedeniyle yapılan karın hesaplanması bu aşamada mümkün görülmemektedir. Buna göre dava tarihi itibarıyla istenebilir, muaccel bir alacak bulunmamaktadır.

Davacı taraf her ne kadar sözleşme tarihinden sonra 28/06/2019 tarihinde 2.500,00$ tutarında bir kısım ödemenin yapıldığını gerekçe göstererek alacağın muaccel hale geldiğini iddia etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmede sadece karın %35'inin davacıya ödeneceği kararlaştırılmış olup, ödeme zamanlarıyla ilgili ya da aşamalarda belli oranlarda ödeme yapılacağına vb ilişkin bir kayıt bulunmadığından ve davacı tarafça aksi yönde bir delil dosyaya ibraz edilmediğinden, davacının alacağı muaccel olmadığından ve bu aşamada alacak talebinde bulunulamayacağından ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece sözleşmenin hukuki bir şarta bağlandığını ve bu nedenle de söz konusu şartın gerçekleşmeden alacağın muaccel olmadığına kanaat getirildiğini, alacağın muaccel olmadığı varsayıldığında dahi yerel mahkeme tarafından ön inceleme duruşmasında esasa girilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuken doğru olmadığını, ön inceleme duruşmasında belirli dava şartlarının, ilk itirazların incelenerek eksiklik olması halinde süre verilmesi, eğer süre verilerek giderilebilecek bir durum söz konusu değilse davanın usulden reddi gerektiğini, fakat işbu dosyada ön inceleme duruşmasında tahkikata girilerek borcun muaccel olmadığına karar verilip, davanın reddedildiğini, oysa ki eğer alacaklarının muaccel olmadığına kanaat getirilmişse, davayı açmalarında şu anda hukuki yarar bulunmadığından dolayı davanın usulden reddedilmesi gerektiğini fakat mahkemece dava şartlarının tam olduğuna karar verilip, alacak muaccel olmadığından davanın reddine karar verildiğini, ileride alacak muaccel hale geldiğinde tekrar alacak davası açmaları durumunda, yerel mahkemenin vermiş olduğu hükmün, kesin hüküm niteliğinde olup bunun da taraflarına açılacak olan davaya engel oluşturacağını, öncelikle davanın kabulüne, alacaklarının muaccel olmadığına kanaat getirilmesi durumunda, yerel mahkemenin esasa girerek vermiş olduğu hükmün kaldırılmasını, davayı açmalarında dava tarihi itibariyle hukuki yararları daha doğmadığından dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen 27/11/2018 tarihli, protokoldür başlıklı evrakın incelenmesinde; dava dışı .... Şti'nin davalı şirkete yaptıracak olduğu bilumum işlerde, işin karının % 35'nin davacıya ödeneceği belirtilerek ticari simsarlık sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında davaya konu bu sözleşmenin imzalanmış ve geçerli olduğu hususunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, uyuşmazlık; davacının talep etmiş olduğu alacağın muaccel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, davadışı ... Şti'ye müzekkere yazılarak 30/11/2018 tarihli sözleşme kapsamındaki işin halihazırda devam edip etmediği, sözleşmede kararlaştırılan ücretin tamamının ödenip ödenmediği sorulmuş, dava dışı ...Şti. 08/06/2021 havale tarihli cevabında; davalı şirket ile yapmış oldukları sözleşmede belirtilen işlerin halen devam etmekte olduğunu, sözleşme bedelinin183.750,00-$'ı ödenmiş olup geriye 63.750,00-$ tutarında işin taahhüt edildiği şekilde ve zamanda yapılması şartına bağlı olarak henüz hak edilmemiş sözleşme bedeli mevcut olduğunu belirttiği görülmüştür. Yerel mahkemece dava dışı ....Şti'nin 08/06/2021 havale tarihli cevabı dikkate alınarak işin halen devam ediyor olması dikkate alınarak iş nedeniyle elde edilen karın hesaplanmasının bu aşamada mümkün olmadığı, alacağın muaccel olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı ve dava dışı ...ticari defter ve belgeleri incelenmeksizin ve alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden davalı ve dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin kurulup kurulmadığı, sözleşme kapsamındaki işlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, ne oranda tamamlandığı, işlerden kar edilip edilmediği, edildiyse ne miktarda kar edildiği konusunda rapor alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile sadece dava dışı şirketin yazı cevabı dikkate alınarak alacağın muaccel olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir.

O halde mahkemece yapılacak iş; Davalı ve dava dışı ...Şti'nin ticari defter ve belgeleri incelenerek ve alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden 27/11/2018 tarihli "protokoldür" başlıklı simsarlık sözleşmesi dikkate alınarak, davalı ve dava dışı şirket arasında sözleşmenin kurulup kurulmadığı, sözleşme kapsamındaki işlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, ne oranda tamamlandığı, işlerden kar edilip edilmediği, edildiyse ne miktarda kar edildiği konusunda rapor alınarak işin tamamlanmadığının tespiti halinde davanın usulden reddi gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/09/2021 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,

5.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 100,00 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

6.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

7.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8.6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

9.Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.31/12/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog