7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2009/7755 E. , 2010/5766 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 117 ada 23 parsel sayılı 5705,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kaydına dayanılarak ve ...'nın işgalinde olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı hazineye ait 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile hazine adına oluşturulan 08.11.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, tapunun tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda kadastro tespiti sırasında taşınmaza uygulanan 8.11.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydı ile taşınmaz davalı hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece de taşınmaza uyduğu kabul edilen 08.11.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydının tevzi haritası getirtilerek keşifte uygulanmamış, haritası yoksa kaydın “Bataklık, Tepe Yüksekova-Şemdinli Yolu” olan hudutları ile gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarına göre kapsamı belirlenmemiştir. Yine bu tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon gördüğü parseller bulunup bulunmadığı,
Kadastro Müdürlüğünden de sorularak revizyon görmüş ise dıştan komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri getirtilerek değerlendirilmemiştir. 53 sayılı Toprak Tevzi Komisyonunun 28 P paftası ve 117, 118 ve 119 sayılı komisyon parseline ait dağıtım cetvelleri ile dağıtım haritası getirtilmemiş, fen bilirkişi rapor ve krokisine göre hazinenin dayanağını oluşturan 12.10.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydı kapsamında kalan ve krokisinde (117 ve 118) olarak etrafı kırmızı kalem ile çevrili bölüm içinde gösterilen tüm parseller ile bu parselleri dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tespit tutanağı örnekleri getirtilmemiştir. Belirtmelik tutanağında uygulandığı vurgulanan Ağustos 1927 tarih 1 sayılı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları ile söz konusu kayıtların kadastro sırasında her hangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup araştırılmamış, dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden belirtmelik bilirkişilerinin ölü olduğu anlaşılmakta ise de belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan şahısların ölü olup olmadıkları araştırılmamış, sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hakkında tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır. Yine belirtmelikte geçen ve taşınmaza zilyet olan şahısların kim olduğu ve icarcı olup olmadığı üzerinde durulmamış, keşfe götürülen Jeolog bilirkişi Sefer Özkan'ın raporu da dosyada bulunamamıştır. Ayrıca dava konusu taşınmazın batı sınırında 117 ada 22 parselden sonra 19 parselde eylemli mera bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Yetersiz inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle hazine adına tapuda kayıtlı 8.11.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydının varsa haritası, tapu kaydı revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri, belirtmelik tutanağında uygulanan Ağustos 1927 tarih 1 sayılı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları ile söz konusu kayıtların kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığının, özellikle 53 sayılı Toprak Tevzi Komisyonunun 28 P paftası ve 117, 118 ve 119 sayılı komisyon parseline ait dağıtım cetvelleri ile dağıtım haritasının, fen bilirkişi rapor ve krokisine göre davalı hazinenin dayanağını oluşturan 8.11.1963 tarih ve 523 sayılı tapu kaydı kapsamında kalan ve krokisinde (117 ve 118) olarak etrafı kırmızı kalem ile çevrili bölüm içinde gösterilen tüm parseller ile bu parselleri dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tespit tutanağı örnekleri ile varsa dayanağı kayıtların ve belirtmelikte imzası bulunan tüm muhtar ve azaların nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilerek dosyada tüm deliller toplandıktan sonra taşınmaz başında komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı, taraflarla akrabalığı olmayan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile 8.11.1963 tarih, 523 ve Ağustos 1927 tarih 1 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kayıtların haritası varsa kapsamı haritasına göre, haritası yoksa kayıt hudutları gayri sabit olduğundan miktarına göre kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kayıtların revizyon gördüğü parseller nazara alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ ise belirtmeliğin içeriği hususunda dinlenilmeli, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ ise, yerel bilirkişi, tanıklardan, dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan kayıt ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı ve mera olmadığı saptandığı takdirde zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, Jeolog bilirkişiden taşınmazın sınırındaki bataklık ile arasında doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı, taşınmazın tamamen veya kısmen bataklık niteliğinde olup olmadığını da belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.