11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/1333 E. , 2024/9236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2019/33800 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "... beyaz" ve "beyaz" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, müvekkili başvurusunu oluşturan "..." markasının özgün bir ibare olduğunu, bu ibarenin parçalarına ayrıldığını ve içerisinden "BEYAZ" kelimesinin seçilerek hukuka aykırı bir iltibas değerlendirmesi yapıldığını, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında kavramsal, işitsel ve görsel intiba olarak bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle müşteri kitlesi tarafından iki marka arasında bağlantı kurulması, karıştırılması ihtimalinin mevcut olmadığını, "BEYAZ" ibaresinin tek başına zayıf marka olduğunu ve 29. sınıf mallarda kimse adına tescilli bulunmadığını, 29. ve 30. sınıf mallarda farklı firmalar adına tescil edilen markaların olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-1337 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili tarafından önceki tarihlerden beri kullanılan "BEYAZ" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların uzun süredir kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak maruf ve meşhur hale getirildiğini, dava konusu başvurunun esas unsurunun "BEYAZ" ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibasın mevcut bulunduğunu, davalı markasının, müvekkili şirket markasının ayırt edici niteliğini zedelediğini, marka tecavüzü suretiyle tüketici zihninde karışıklık yarattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvuru kapsamındaki 29. sınıf malların, davacı markalarının kapsamlarında yer aldığı, dava konusu başvuruda yer verilen ibareler bakımından davacı markalarından uzaklaşacak şekilde farklılık yaratılmadığı, marka işaretlerinde yer alan "Beyaz" ibarelerinden kaynaklanan benzerliğin ön planda olduğu, dava konusu başvuruda da "Beyaz" ibaresine vurgu yapıldığı, gıda ürünlerinin her yaşta ve eğitimdeki alıcı kitlesine hitap ettiği ve hızlı tüketilen ürünler olması nedeni ile bu durumun da karıştırılma ihtimalini arttıracağı, tüketici nezdinde taraf markaları arasında ticari, ekonomik ve idari bağlantı bulunduğu yönünde yanılgı oluşabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesi.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.