11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/1445 E. , 2024/9486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 21.08.2020 tarihinde “...’nin kurulduğunu, “... MADENİ YAĞLAR”, “... AKARYAKIT”, “... LPG DAĞITIM” ve “... LOJİSTİK” ibareleri için marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, "..." ibaresinin müvekkiliyle özdeşleştiğini, tanınmış bir marka olan “...” ibaresinin davalılarca kullanılmasının iltibasa yol açtığını, "..." markasının gerek yapısından gerekse tanınmış marka olmasından ötürü da kapsamlı bir şekilde korunmasının gerektiğini, müvekkilinin 2020 yılı itibariyle akaryakıt sektöründe de faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine tecavüz oluşturan varsa ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde davacı "..." adına mülkiyet hakkı tanınmasına, özellikle masraflar davalılara ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların üzerlerindeki varsa "..." ibarelerinin silinmesine, mümkün olmuyorsa imhasına, masrafları davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin ilan edilmesine, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu, müvekkiline ait "... MADENİ YAĞLAR" markasının benzer olmadığını, iltibasa yol açmayacağını, "... MADENİ YAĞLAR" ibareli marka başvurusunda bulunan müvekkilinin akaryakıt sektöründe faaliyette bulunduğunu, ... LPG Dağıtım Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ... Lojistik San. Tic. Ltd. Şti, ... Enerji San. Tic. Ltd. Şti, ... Akaryakıt ibareli markalarını TÜRKPATENT nezdinde ilgili sınıf alanlarında tescil ettirmek üzere başvurduğunu, müvekkili adına yapılan “... Madeni Yağlar” ibareli marka tescil başvurusunun davacının itirazı sonucunda TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, karara itiraz ettiklerini sürecin devam ettiğini, Türkiye genelinde "... Madeni Yağlar" ibareli daha önce yayınlanmış bir marka olmaması nedeniyle müvekkilinin basiretli davrandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı adına tescilli “...” markasının davalının ticaret unvanında çekirdek unsur olarak yer aldığı, davacıya ait markaların asli ve tek ayırt edici unsuru konumundaki “...” ibaresine, davalı tarafından davacıya ait markaların tescilinden sonraki tarihli ticaret unvanında yer verildiği, davalının “...” ibaresini sadece ticaret unvanının içerisinde değil, aynı zamanda markasal olarak da kullandığı, “...” ibaresinin son derece özgün ve orijinal bir ibare olup, belirli düzeyde bilinirliğinin bulunduğu, aynı/benzer sektörde faaliyet gösteren davalının davacı markasından haberdar olduğu, işletmeler arasında karışıklık ihtimalinin bulunduğu, bu durumun da davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı, “...” ibaresini hem tek başına hem de davalı taraf ile ortak iştigal alanı olan petrol ve akaryakıt sektörü bakımından ilk kez kullanan veya kullanma niyetini ortaya koyanın da davacı olduğu, davacıya ait 2020/32885 numaralı markadaki yardımcı unsur olan “Petrol” ibaresi ile davalı ticaret unvanındaki “Madeni Yağlar” ibaresinin de sektörel anlamda yakınlık arz ettiği, davacı şirketin marka hakkına tecavüz eyleminin gerçekleştiği, davalının “...” ibaresini kullanarak yeni marka başvuruları yapmasının, tüketiciler nezdinde marka sahiplerinin birbiriyle karıştırılmasına yol açabileceği, davacıya ait “...” ibaresini içeren 2001/15311, 2005/46776, 2005/46777, 2005/46778, 2005/46779 ve 2020/32885 tescil numaralı markalar bakımından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği, ayrıca 21.08.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine ilişkin koşulların oluştuğu, hükmün ilanında davacının menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, unvan terkini ile ilan istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.