Esas No
E. 2023/6990
Karar No
K. 2024/7755
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/6990 E.  ,  2024/7755 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/66 E., 2021/112 K.
DAVA TARİHİ: 29.07.2013
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; kuruma ait 57 ED 461 plakalı araç ile davalı yönetimindeki 57 T 5020 plakalı ticari aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davalının %70 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle mahkeme tespit masrafları dahil 7.149,06 TL zararlarının oluştuğunu belirterek davalının kusuru oranında hissesine düşen 5.004,34 TL alacağın 01.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; olayda asli kusurlunun davacı kuruma ait araç şoförünün olduğunu, kaza tespit tutanağında bu hususun tespit edildiğini, kaza nedeniyle zararının oluştuğunu, manevi olarak yıprandığını belirterek davanın reddi ile karşı dava olarak açtığı davada 10.000,00 TL maddi tazminat, 2.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2013/403 Esas 2014/380 Karar sayılı kararıyla; davaya konu maddi hasarlı trafik kazasında davalının %70 oranında kusurlu olduğu, araçta meydana gelen zarar miktarının 6.032,16 TL olduğu, davalının kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı, davacı vekilinin değişik iş dosyasında yapılan yargılama giderlerinin esas dosyasında yargılama giderleri içerisinde değerlendirileceğinden bu talep yönünden red kararı verildiği, davalının karşı dava açtığını gerekli harcı yatırdığı ancak mahkemece kısa kararda karşı dava yönünden hüküm kurulmadığından gerekçeli kararda karşı dava yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 4.222,51 TL'nin 01.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2015/5391 Esas-2015/12781 Karar sayılı 26.11.2015 tarihli kararı ile; hakim, tarafların her talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek durumunda olduğu, mahkemece karşı dava yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bu durumda mahkemece, ... tarafından açılan karşı dava hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek bilirkişi kurulundan, tarafların olaydaki kusur durumlarının tespiti hususunda, tüm dosya kapsamına göre önceki raporların ve kaza tutanağının da irdelendiği, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece 1.Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/254 Esas 2017/246 Karar sayılı kararıyla; Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilen bilirkişi kurulu raporunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47 nci maddesi (b) bendi, 52 nci maddesi (a) ve (b) bendi ile 57 nci maddesi (a) ve 84/h bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle birinci dereceden kusurlu olduğu ve davalının %70 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, Ayancık Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/281 Soruşturma numaralı dosyasında davalı-karşı davacının 18.06.2013 tarihli ifadesi ile şikayetinden vazgeçtiğini ve kaza nedeni ile sadece başından dolayı yaralandığını beyan ettiği, soruşturma dosyasında alınan 21.06.2013 tarihli hekim raporu ile davalı-karşı davacının hayati tehlikesinin bulunmadığı ve küçük bir müdahale ile düzelir derecede rapor sunulduğu, davalı-karşı davacının zarar görmesi nedeniyle tazminat isteminde bulunduğu karşı dava yönünden zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, davalı-karşı davacının gerçekleşen kaza nedeniyle maddi-manevi tazminat gerektirir delillerin ileri sürülmediği ve dosyada mevcut olmadığı, davalı-karşı davacının tazminat gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, kaza neticesinde manevi zarar oluşturur bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davacı - karşı davalının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 4.222,51 TL'nin 01.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı - karşı davacıdan alınarak davacı - karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı - karşı davacının maddi ve manevi tazminat istemli davasının reddine karar verilmiştir.

C. 2. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2018/403 Esas-2019/11911 Karar sayılı 12.12.2019 tarihli kararı ile; davalı-karşı davacı davasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve aracını çalıştıramadığından doğan zararı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ve 2.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, dosya kapsamında davalı-karşı davacının talebi, duruşmadaki beyanları ve dosyaya ibraz ettiği bilgi ve belgelere, şoförler odasına yazılan müzekkere cevabına rağmen, deliller toplanmadan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan; soruşturma dosyasında şikayetten vazgeçtiği, delillerini ileri sürmediği, tazminatı gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının reddine karar verilmesinin hatası olduğu, mahkemece davalı-karşı davacının delilleri toplanarak, gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece 2.

Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; davalı karşı davacının Türkeli Şoförler Odasına kaydının bulunduğu, Türkeli Şoförler ve Otomobilciler Odasının cevabi yazısında ...'ün 2013 yılı bilançosunun bildirildiği, bilançoya göre davalı karşı davacının yıllık karının 2.482,42 TL olduğu, 24.11.2020 havale tarihli raporda aracın onarım süresinin 30 gün olabileceği,davalı karşı davacının yıllık kârının 2.482,42 TL olduğu dikkate alındığında aylık kârının 206,86 TL olduğu, davacı tarafın %30 olan kusur oranı dikkati alındığında 62,06 TL kazanç kaybı oluşacağı, makine mühendisi tarafından hesaplanan değer kaybının yerleşik içtihatlar doğrultusunda aracın kaza öncesi ve kaza sonrası km, model, yaş vb. hususlar dikkate alınarak hesaplanması amacıyla ek rapor aldırıldığı 2. ek raporda aracın kaza tarihinde kaza öncesi piyasadaki emsal değerinin 13.304,00 TL, kaza sonrası kaza tarihindeki piyasa fiyatının ise 11.666,66 TL olduğu kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybının 1.637,34 TL olduğu, davacı tarafın %30 olan kusur oranı dikkati alındığında davalı karşı davacının kaza nedeniyle davacı taraftan 491,20 TL talep edebileceği, Ayancık Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasında davalı karşı davacının kaza nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde başından yaralandığı, 01.06.2021 tarihli 6 nolu celsede davalı karşı davacının başından darbe almış olması nedeniyle tomografi amacıyla Sinop İline sevk edildiği, hayati tehlikesi bulunmadığı için taburcu olup evde dinlendiğini beyan ettiği, davalının yaralanmasının hayati tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, tarafların kusur oranı, yaralanmanın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında davalı karşı davacı lehine 500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, Yargıtay bozma ilamında asıl davanın bozma sebebi yapılmadığı sadece karşı davanın bozma sebebi yapıldığı anlaşıldığından asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile; 491,20 TL değer kaybı, 62,06 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 553,26 TL maddi zararın olay tarihi olan 12.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte asıl davacı karşı davalı taraftan alınarak davalı karşı davacı tarafa verilmesine, 500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte asıl davacı karşı davalı taraftan alınarak davalı karşı davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının %70 kusurlu olduğu, davalı karşı davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalının herhangi bir yaralanmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. Maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi.

3.Değerlendirme

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, araç değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin raporunun hükme esas alınmasının uygun olduğu, davalının yaralanmasının sabit olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacı-karşı davalıdan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog