Esas No
E. 2023/9430
Karar No
K. 2024/8054
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/9430 E.  ,  2024/8054 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/3151 E., 2020/3978 K.
DAVA TARİHİ: 19.02.2014

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/957 E., 2018/662 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.05.2013 tarihinde davacı yaya ...’e, davalı ...’ün idaresindeki davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacı ...’in yaralanarak malul kaldığını, davacılardan ... ile ...’in davacı ...’in anne ve babası olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 100,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kazaya karışan sigortalı aracın sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacıların çocuğu olan ve yine kendisi de davacı olan Ömer' in 12 yaşında olup idrak çağında olduğu, yaşı gereğince trafikte seyreden araçların can güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu idrak edebilecek durumda bulunduğu, bunun sonucu olarak da yaya geçidinin, trafik polisinin, trafik ışığının bulunmadığı yerde karşıya geçmeden önce kaldırımdan yola girmeden önce mutlaka durması, yoldaki araçları kontrol etmesi, emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış araçların geçmesini beklemesi gerektiği, ancak kaza içeriğini taşıyan CD incelendiğinde bu kurallara uymayarak dikkatsiz, aceleci ve tedbirsiz davranarak bir minibüsün arkasından yolu kontrol etmeden koşarak yola girdiği, yaklaşmış haldeki aracın önüne çıkarak çocuğun % 100 ağır kusurlu davranışı neticesinde kazanın vuku bulduğu, bu nedenle davacı küçük Ömer' in kazada % 100 kusurlu bulunduğu, davalılara atfedilebilecek kusurun bulunmadığı davacı küçük Ömer in maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, aynı hukuki temele dayanan diğer davacılar olan ebeveynlerin de aynı gerekçe ile yani Ömer'in kusurunun tam olması nedeni ile manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün kusursuz olduğuna ilişkin tespitinin doğru olmadığını, hükme esas alınan 23.01.2017 tarihli kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketine yönelik olarak manevi tazminat talepleri olmadığı halde, davalı ... şirketinin davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinden yararlandırılmış olmasının da hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; reddedilen maddi tazminat talebi açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacıların ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunmaları nedeniyle, davacıların ayrı ayrı reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı taraf lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücreti ile yetinilmiş olmasının da isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 23.01.2017 günlü kusura ilişkin heyet raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya, oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve söz konusu bu rapordaki belirleme ve değerlendirmelerin olayla ilgili olarak Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek beraatla sonuçlandırılan 2014/562 E., 2014/284 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamından Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinde düzenlenen raporla örtüşmesi ve ceza yargılaması sonucunda verilen sanık ... hakkında verilen beraata ilişkin kararın, Yargıtay denetiminden de geçerek 06.06.2017 tarihinde kesinleşmiş olması karşısında 23.01.2017 günlü kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacıların maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerini tüm davalılara yönelttikleri açıklandığına göre davalı ... şirketinin hüküm altına alınan vekalet ücreti bakımından diğer davalıdan ayrılmamış olmasında bir yanılgı bulunmadığına göre davacılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerektiği, davacılar vekilince vekil edeni küçük ...'in kaza sonucunda bedensel zarara dayanılarak talep etmiş olduğu maddi tazminat miktarı 100,00 TL olduğundan ve maddi tazminatın tamamı reddedildiğinden ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 hükmü gözetilerek; 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik tespit edilemediği, manevi tazminat talepleri bakımından davacılar zorunlu dava arkadaşı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulundukları davalı taraf yararına, her bir davacı bakımından ayrı ayrı ret vekalet ücreti verilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 23.01.2017 tarihli kusur raporunun hatalı olduğunu, davalı sürücünün ceza yargılaması sırasında alınan ifadesinde minibüsten dolayı davacı ...'i görmediğini ifade ettiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, kusur oranındaki çelişkinin giderilmesi için ek kusur raporu alınması gerektiğini, kazaya ilişkin CD kayıtları ile kusur bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, davacı ...'in kusurunun bulunmadığını, ceza davasında alınan 06.01.2014 tarihli kusur raporunda davalı tarafa da kusur atfedildiğini, CD kaydına bakıldığında davalı tarafın bahsettiği minibüsün sürücünün görüş mesafesini engellemediğinin görüleceğini, davacı ...’e herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, davacının yaşı da dikkate alındığında kendisinden bu kusurun sonucuna katlanmasının beklenemeyeceğini, davalı ... yönünden manevi tazminat talepleri olmadığı halde davalı ... lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralanan davacı ve ailesinin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.

3.Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle tarafların kusur durumunun hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre isabetli bir şekilde tespit edildiğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin davacılardan ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Somut olayda, manevi tazminat talepleri bakımından davacılar zorunlu dava arkadaşı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı taraf yararına, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek, her bir davacıdan ayrı ayrı vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, hükmedilen vekalet ücretlerinin toplamının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ... yönünden yönünden yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7/6) numaralı bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine "Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca ve 6100 sayılı HMK gereğince ret edilen maddi tazminat talebi için davacı ...’ten 100,00 TL, ret edilen manevi tazminat talepleri için davacı ...’ten 3.400,00 TL, davacı ...’ten 3.400,00 TL, davacı ...’ten 3.400,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile davalılara verilmesine," bendinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.