Esas No
E. 2023/2934
Karar No
K. 2024/8013
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/2934 E.  ,  2024/8013 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2073 E., 2022/2085 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/144 Esas, 2022/426 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.08.2015 tarihinde davacılardan ...'nun oğlu, ...'nun eşi, ... ve ...' nun babalarının sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesi sürücünün vefatı nedeniyle aracın yabancı plakalı araç olması karşısında yeşil kart poliçesi kapsamında açtığı belirsiz alacak davası ile davacı ... için 500,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini davacı ... için 44.484,18 TL'ye, davacı ... için 17.626,20 TL'ye, davacı ... için 15.412,63 TL'ye, davacı ... için 189.685,80 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; desteğin tamamen kusurlu bulunduğunu, tazminat istemi desteğin kusuruna denk gelen tazminata ilişkin olduğundan ve Genel Şartlarda bu durum teminat dışı bırakıldığından davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2017 tarih, 2017/47 - 2017/794 Esas ve Karar sayılı kararıyla; Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü Mustafa Elifoğlu'nun tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında olmaması ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nun da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmaması ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF ve SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2021 tarih, 2020/633 Esas, 2020/796 Karar sayılı kararıyla "...Bu itibarla kaza tarihi olan 15.08.2015 günü itibarıyla davaya konu rizikonun teminat dışı bırakıldığına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığı, iptal kararıyla ortaya çıkan kanun boşluğunun yeni genel şartların yürürlük tarihinden önce Yargıtay içtihadları ile ortaya konulan ilke ve kurallar ile 2981 sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda doldurulması gerektiği, eldeki davada davacıların sırf ölenin mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları, destekten yoksun kalma tazminatının miras yoluyla geçen bir hak niteliğinde değil sigorta hukuku kapsamında talep edilen bir hak olduğu, bu durumda ölen kişinin sigortalı aracın işleteni veya sürücüsü olmasının bir öneminin olmadığı, ölenin kusurunun üçüncü kişi konumunda olan mirasçılara yansıtılamayacağı değerlendirilerek (Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2019 gün ve 2017/17-1089 E., 2019/294 K. sayılı ilamı aynı yöndedir), desteklik ilişkisinin varlığı halinde zararlarının hesaplattırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi amacıyla..." gerekçesi ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...dava konusu kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, eldeki davada davacıların sırf ölenin mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları, destekten yoksun kalma tazminatının miras yoluyla geçen bir hak niteliğinde değil sigorta hukuku kapsamında talep edilen bir hak olduğu, bu durumda ölen kişinin sigortalı aracın işleteni veya sürücüsü olmasının bir öneminin olmadığı, ölenin kusurunun üçüncü kişi konumunda olan mirasçılara yansıtılamayacağı, davacıların TBK'nın 53.maddesi kapsamında destek yoksun kalma tazminatı talep şartlarının oluştuğu anlaşıldığı..." gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... için 189.685,80 TL, davacı ... için 17.626,20 TL, davacı ... için 15.412,63 TL, davacı ... için 44.484,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 25.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Destek zararının ölenin mirasçılarının (yakınlarının) zarara neden olanlardan talep ettikleri bir tazminat olduğu, işletenin (sürücünün) yakınlarının uğradıkları destek zararının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı konusunda açık bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi poliçe genel şartlarında da böyle bir kısıtlamanın olmadığı, bu nedenle işletenin ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri anlaşılmaktadır. (HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Kararı, HGK'nın 22.2.2012 gün, 2011/17-787 Esas 2012/92 Karar sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarih, 2014/3061 Esas, 2015/13605 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir)

Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuata göre destek şahsının kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe Uyuşmazlık;

yabancı plakalı aracın aracın karıştığı tek trafik kazası sonucu vefat eden sürücünün desteğinden yoksun kalanların yeşil kart poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. I. Davalı vekilinin davacılardan ..., ... ve ...' na yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan ... için 17.626,20 TL, ... için 44.484,18 TL, Atilla Yılmaz için 15.412,63 TL kabul edilen ve temyize konu edilen miktarlar olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

II. Davalı vekilinin davacılardan ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davalı vekilinin davacılardan ... yönünden kurulan hükme yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve poliçenin başlangıç tarihinin 12.05.2015 tarihi olması itibariyle zararın sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Gerekçe bölümünün (I) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ..., ... ve ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.

Gerekçe bölümünün (II) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog