4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/916 E. , 2023/11319 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteği ...'nın yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 01.12.2013 tarihinde kaza yapması sonucunda öldüğünü belirterek toplam 108.103,80 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; desteğin araçta hatır için taşındığını, bu nedenlerle belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/956 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kaza sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybettiği, desteğin yolcusu olduğu araç ile kazaya karışan aracın meydana gelen kazada kusurunun bulunduğu, desteğin ise kusurunun olmadığı, desteğin kazaya karışan sigortalı araçta hatır için taşındığının anlaşılmasına göre takdiren %10 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak davacı ... için 89.463,77 TL, ... için 7.829,64 TL maddi tazminatın 15.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarih, 2016/4085 Esas, 2019/299 Karar sayılı ilamıyla; ". 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili yargılama aşamasındaki savunmasında, desteğin sigortalı araçta hatır için taşındığını ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiş, mahkemece yetersiz gerekçe ile davalının savunması kabul edilerek hesaplanan tazminattan %10 oranında hatır indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taşımanın hatır için yapıldığı hususunun ispat külfeti; hatır savunmasında bulunan davalı tarafa aittir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 44 üncü maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Taşımanın hatır için olup olmadığı hususlarında; tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı hususlarının araştırılması gerekmektedir.
Davalı tarafça desteğin araçta hatır için taşındığına dair dosyaya ispata yarar delil sunulmadığı gibi mahkeme hükmünün gerekçesinde taşımanın kimin arzusu ve yararına yapıldığı, taşımada ücret alınıp alınmadığı, desteğin ve sürücünün yakınlık dereceleri gibi gerekçelere yer vermeksizin ispatlanamayan hatır taşıması savunmasının kabul edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Bozma ilamının neden ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu kez davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2020/7840 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
davanın kabulü ile davacı ... için 99.404,19 TL v e davacı ... için 8.699,61 TL tazminatın yasal faiziyle tahslinine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece güncel asgari ücret üzerinden ve TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, dosyadaki tüm hesaplamalara itiraz ettiklerini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden yolcunun desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.