Esas No
E. 2010/4195
Karar No
K. 2010/5255
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/4195 E.  ,  2010/5255 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 688 ada 11 ve 881 ada 2 parsel sayılı 18.655,06 m2 ve 34.631,76 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar bağış yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı-davacı ... adına; 884 ada 24, 744 ada 23, 872 ada 4, 881 ada 59 parsel sayılı sırasıyla 22.160,44 m2, 15.438,75 m2, 43.819,63 m2, 11.380,51 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kayıtlarına dayanılarak davacı-davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı-davalı Hazine 688 ada 11 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek ve 881 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik tapu kaydına dayanarak, davalı-davacı ... ise miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 884 ada 24, 744 ada 23, 872 ada 4, 881 ada 59 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ve 881 ada 59 ve 884 ada 24 parsel sayılı taşınmazların adına ve 744 ada 23 ile 872 ada 4 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanı babası ... adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında davalı-davacı ... vergi kayıtlarına da dayanmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda Davacı-davalı hazinenin davasının reddine, davalı-davacı ...’in davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların davalı-davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava ve temyize konu 688 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'in tutunduğu vergi kaydının kapsamında kaldığı taşınmaz üzerinde zilyet davalı ... yararına tespit tarihinden önce 3402 Sayılı Kadastro Kanununun

14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 688 ada 11 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA, hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

2.Davacı-Davalı Hazinenin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca hazine adına oluşan tapu kayıtlarının oluştuğu dönemden önce zilyet davalı-davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.

Dava konusu taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan ve hazine adına oluşan tapu kayıtları ve dayanağı haritalarının kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen yanlar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık Hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce adına tescil kararı verilen zilyet yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip, gerçekleşmediğinin belirlenmesinden ibarettir.

Dava ve temyize konu 744 ada 23 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının taşınmaza ait olduğu, ancak vergi kaydının miktarının 40 Ar olduğu, kuzeyde hazineyi sınır okumakla gayri sabit sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu belirlendiğine göre taşınmazın ancak 4000 m2 kesimini miktarıyla kapsadığının kabulü zorunludur. Her ne kadar vergi kayıt miktar fazlası üzerinde davalı-davacı tarafın zilyetliği belirlenmiş ise de zilyetlikle edinmenin diğer koşullarının araştırması yetersizdir. Öte yandan 872 ada 4 parsel sayılı taşınmazın vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de hangi vergi kaydının uygulandığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Ayrıca davacının miras bırakanı ... 14.06.2003 tarihinde ölmüş olup terekesinin iştirak halinde olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mirasçılardan birinin dava açması yeterli olup diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi veya dava açmaları gerekmez ise de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca terekenin iştirak halinde olması durumunda tüm mirasçıların miras bırakandan kalan taşınmazlarda belgesiz zilyetlikle ancak sulu toprakta 40 ve kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz kazanabileceği kuşkusuzdur. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.

O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı-davacı ...'den 872 ada 4 parsel sayılı taşınmaz için hangi vergi kaydına dayandığı sorulup saptanmalı, yılı ve tahrir numarası verildikten sonra merciinden getirtilmeli, adına tescile karar verilen zilyet davalı-davacı ... ile babası ...’in onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek kimlikleri ve ...’in tüm mirasçıları sağlıklı biçimde belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde mirasbırakan ve tüm mirasçıları adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı yerel, yansız ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, davalı-davacının dayandığı vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi marifetiyle yöntemine uygun şekilde uygulanmalı, yerel bilirkişinin bilemediği sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, dava konusu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen kısıtlamaların uygulanması için gerektiğinde davalı-davacıdan seçimlik ... da sorulup saptanarak ve ifrazın gerekliliği halinde bu hususta fen bilirkişisine infaza elverişli rapor düzenlettirilmeli, edinme koşullarının gerçekleştiği saptanırsa terekenin iştirak halinde olması durumunda kadastro mahkemesince diğer mirasçıların davası ya da katılımı olmaksızın bir mirasçının istemiyle tüm mirasçılar lehine tescil kararı verilebileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı-davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 881 ada 2, 884 ada 24, 744 ada 23, 872 ada 4, 881 ada 59 parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan hükmün BOZULMASINA, 28.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.