Esas No
E. 2021/14649
Karar No
K. 2023/10894
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/14649 E.  ,  2023/10894 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/120 E., 2020/1616 K.
HÜKÜM/KARAR: İstinaf Dilekçesinin Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/72 E., 2019/373 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi ek karar ile süresinde verilmeyen davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Tarsus 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/841 sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, takibin dayanağının 06.09.2015 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ve ...'a ait olan aracın sebep olduğu kaza olduğunu, dava dışı ...'a 06.03.2017 tarihinde 243.845,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin aracın kusurlu sürücüsüne ve işletenine rücu edilmesinin sigortacılık Kanun'un 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi uyarınca talep edildiğini, ...'nın araç maliki olarak yaptırmakla yükümlü olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamış olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/674 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davalı ... Yüceli'nin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının yapmış olduğu ödemeyi davalılardan rücu etmesinin gerektiği, haksız ve mesnetsiz yapılan itirazlar nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur yönünden yeniden bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini, dava dışı zarar gören ...'ın Çukurova Üniversitesi'ne sevkinin sağlanarak maluliyet oranının tespit edilmesinin gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirir olması nedeniyle müvekkilinin itirazının haksız ve mesnetsiz olarak kabul edilemeyeceğini beyan etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkillinin 33 PN 919 plaka aracın maliki olarak görünmekte ise de, aracı 22.12.2014 tarihinde dava dışı ...'e sattığını, zilyetliğini devrettiğini ve bu hususta satış mukavelesi düzenlendiğini, bu nedenle tazminattan sorumlu olmayacağını, yine dosyada kusur ve maluliyet raporunun bulunmadığını, bu nedenle kusur yönünden yeniden rapor alınması gerektiğini, dava dışı zarar gören ...'ın Çukurova Üniversitesi'ne sevkinin sağlanarak maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirir olması nedeniyle müvekkilinin itirazının haksız ve mesnetsiz olarak kabul edilemeyeceğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talep edebileceği tazminat miktarı ispatlanamadığından davanın esastan reddine karar verilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile, davacı vekiline mahkeme ilamının 14.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin ise tebliğden iki hafta geçtikten sonra 05.11.2019 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili ek karar istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece karar tebliğinin Avukat ...'a 14.10.2019 tarihinde elektronik tebligat yapılabilmesinin mümkün olmadığını, Avukat ... tarafından PTT sistemine başvurunun 31.10.2019 tarihinde yapılmış olduğunu, mahkeme kararının tebliğ edildiğinin iddia edildiği tarihten sonra olduğunu, bu durumda mahkeme tarafından geçerli bir tebligat yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345/1. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilecek kararlara karşı başvuru süresi ilamın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibarin 2 hafta olarak düzenlenmiştir. Aynı kanunun 346. maddesinde ise, "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir...."düzenlemesine yer verilmiştir.15.03.2018 gün ve 30361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 48. maddesi ile değiştirilen 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca, 01.01.2019 tarihinden itibaren, baro levhasına yazılı avukatlara elektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğu getirilmiştir". Avukatın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak olan elektronik tebligat işlemi, PTT tarafından yürütülecektir. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 06.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de, “Elektronik Tebligat Yönetmeliği” yayımlanmıştır.Yönetmeliğe göre, elektronik tebligat zorunluluğunun başladığı 01/01/2019 tarihinden itibaren bir ay içinde Türkiye Barolar Birliği, levhaya kayıtlı avukatlar adına, her avukatın kimlik numarasına göre elektronik tebligat adresi oluşturulmak üzere PTT’ye başvuracaktır. Dolayısıyla avukatlara elektronik tebligat zorunluluğu, yılbaşından itibaren hemen başlamayacaktır.Yine Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5. maddesi' nin 1. fıkrasının ğ bendinde baroya kayıtlı avukatların zorunlu elektronik tebligat kapsamında kaldığı açık halde görülmektedir. Yine Elektronik Tebligat Yönetmeliği' nin 6. maddesi' nin 1. fıkrası açık şekilde "5 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında kalanlar için başvuru, zorunluluğun başladığı tarihten itibaren bir ay içinde ilgili kurum, kuruluş veya birlik tarafından PTT’ye yapılır" şeklinde hüküm kurmuş olup, baroya kayıtlı avukatların elektronik tebligat adreslerine ilişkin başvuruların barolar birliği tarafından yapılacağı açık halde belirtilmiştir. Yargılamaya konu vakada Avukat ... adına UETS kapsamında bir elektronik tebligat adresi barolar birliği tarafından alınmış ve bu durum yukarıda arz ve izah edildiği üzere kanun ile de koruma altına alınmıştır. Yapılan araştırmada da, tebligatın yapıldığı adresin UETS kapsamında davacı vekili Avukat ...'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı vekili Avukat ...'a yapılan tebligat, Tebligat Kanunu'na uygundur ve davacı vekilince karar süresinden sonra istinaf edilmiştir. Açıklanan sebeplerle davacı vekiline kararın 14.10.2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin ise kararı iki haftalık süre geçtikten sonra 05.11.2019 tarihinde istinaf ettiği anlaşılmakla mahkemece davacı vekilinin istinaf dilekçesinin (süre nedeniyle) reddine dair yapılan tespitler HMK'nın 345 ve 346/1. maddeleri gereğince dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin ek karara karşı yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; itirazın iptali davasında verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süreden reddine yönelik ek kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi, Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 6 ıncı maddesi' nin 1 inci fıkrası.

3.Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi karar tebliğinin davacı vekili Avukat ...'ın UETS kapsamındaki adresine 14.10.2019 tarihinde yapıldığı ve PTT tebligat sorgulama ekranından da konunun teyid edildiği gözetildiğinde, davacı vekilinin ilgili kararı 05.11.2019 tarihinde 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra istinaf etmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog