4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/5488 E. , 2023/11636 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine vergi borcu nedeni ile icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal varlığı bulunamadığını, dava konusu taşınmazları 09.09.2009 tarihinde davalı eşi ...'ye sattığını ertesi günü boşandıklarını belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların 09.09.2009 tarihinde borçlu tarafından davalı ...'ye onun da 23.02.2010 tarihinde ...'a, 11.03.2011 tarihinde ... ...'ye satıldığı, 6183 sayılı Yasa'nın 25.maddesine göre iptal davasının borçlu ve hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselere karşı açılacağı belirtildiği, dava tarihinin 18.07.2014 olup, bu tarih itibariyle davaya konu taşınmaz tapuları davalı ... üzerinde olmadığı, taşınmazlar davadan önce 3.kişilere satıldığı, dolayısıyla davalı ... adına tasarrufun iptalini gerektirecek taşınmaz bulunmadığı, davacı tarafın da davaya alacak davası olarak devam etmek istediğine dair beyanda bulunmadığından bahisle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.03.2019 tarihli ve 2016/10373 Esas, 2019/2803 Karar sayılı ilamı ile; "...
Somut olayda, davalı üçüncü kişi ... dava konusu taşınmazları elinden çıkardığından, davacı alacaklıdan taşınmazı devir alan kişilere davaya yöneltip yöneltmeyeceği sorularak, yöneltilmesi halinde bu şahısların davaya dahil edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmeli aksi halde davalı ...'nin taşınmazı satın aldığı 09.09.2009 tarihinde ki vergi borcu ve ferileri tesbit edilerek bu miktarı aşmayacak şekilde taşınmazları elinden çıkardığı 23.02.2010 tarihindeki taşınmaz değerleri ile sınırlı olarak bedelden sorumlu tutulması gerekecektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'nun, satış işleminin yapıldığı tarihte ...'nun eşi olduğu, ...'nin 9 nolu dükkanı sattığı ...'un köylüsü olduğu, 5 nolu evi sattığı ...'un ise ...'in kayın biraderi olduğu, tapuda gösterilen satış bedelleri ile bilirkişi raporunda belirlenen rayiç değerler arasında açık fark bulunduğu, tapuda satış bedellerinin düşük gösterildiğinden, ..., ... ve ... arasındaki yakın akrabalık nedeni ile 6183 sayılı Kanun'un 28/1. maddesinde düzenlenen hususun işbu davada gerçekleştiği, ayrıca ...'un da 30. maddede belirtilen ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma iradesini bilecek kişilerden olduğu, yine tüm davalılar bakımından da 28/2. maddesinde belirtildiği üzere satış işlemlerinde gösterilen bedellerin, dava konusu taşınmazların satış tarihlerindeki gerçek değerlerinin pek aşağısında olduğu, satış bedellerinin ne şekilde ödendiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı ve taşınmazların kısa aralıklarla birçok kez devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava bedele dönüştüğünden 98.000,00 TL’nin (taşınmazı satın aldığı 23.02.2010 tarihindeki vergi borcu ve ferilerini aşmayacak şekilde) davalı ... Zor’dan alınarak davacı İdareye verilmesine, 81.000,00 TL’nin (taşınmazı satın aldığı 01.04.2010 tarihindeki vergi borcu ve ferilerini aşmayacak şekilde) davalı ...’dan alınarak davacı İdareye verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
ve dahili davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... temyiz dilekçesinde; 2009 yılındaki vergi borcunun 10.865,00 TL olduğunu, bu miktar borç için muvazaalı satış yaptığının düşünülmesinin mümkün olmadığını, vergi borcunun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Dahili davalı ... temyiz dilekçesinde; salt borçlu ile aynı köylü olmasının borçlunun mali durumunu bildiği anlamına gelmediğini , borçlu ile farklı şehirlerde ikamet ettiklerini, taşınmazı emlakçıdan aldığını, ödemek için banka kredisi çektiğini, taşınmazı satın aldığı 01.04.2010 tarihindeki vergi borcu belirlenmeden karar verildiğini, yargılama giderlerinden sorumluluk miktarının belli olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun'un 24 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığından, ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dahili davalı ... , dava konusu 30739 ada 3 parsel 9 nolu bağımsız bölümü üçüncü kişi ... 'dan 01.04.2010 tarihinde satın alan ve 17.11.2013 tarihinde dava dışı şahsa satan dördüncü kişidir. Bu davalı yönünden tasarrufun iptali için ivazlar arasında oransızlık olması yeterli değildir .Kaldı ki davalı ... taşınmazı Ziraat Bankasından çektiği kredi ile aldığını da belgelemiştir . Davanın kabulü, ...'un kötü niyetinin yani borçlunun alacaklılardan mal kaçınma amacı ile hareket ettiğini bildiği yada bilebilecek kişilerden olduğunun ispatı ile mümkündür. Somut olayda , anılan davalının borçlu ile aynı köy nüfusuna kayıtlı olmak ve bu vesile ile tanışık olmak dışında bir bağ olduğu kanıtlanmamıştır. Borçlu uzun yıllardır Ankara'da ikamet ederken , davalı ... köyde yaşamaktadır. Bu halde, kötü niyeti somut delillerle ispatlanmayan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ...'nun temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... ve dahili davalı ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.