4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4826
- Karar No
- 2023/10770
- Karar Tarihi
- 16.10.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2023/4826 E. , 2023/10770 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.12.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının eldeki dava açılmadan önce davacıya 15.03.2019 tarihinde 25.965,00 TL kısmi ödeme yaptığını, ancak kısmi ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.950,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 12.03.2019 tarihli ibranameyi imzaladığını, imzalanan ibraname mukabilinde davalının davacıya % 5 maluliyet ve % 75 kusur oranına göre 15.03.2019 tarihinde 25.965,00 TL ödeme yaptığını, davacının maluliyetinde gelişen durumun bulunmadığını, davacının eldeki başvurudan önce iki kez davalı aleyhine tahkim başvurusunda bulunduğunu, söz konusu başvuruların reddedildiğini ve kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının davalı aleyhine aynı kaza nedeniyle tazminat talebiyle tahkim başvurusunda bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu 2019.E.54085 K-2019/95703 sayılı kararı ile uygun maluliyet raporu sunulmamış olması sebebiyle başvurunun reddine karar verildiği, davacının 2019.E.119142 K-2020/40417 numaralı başvuru ile aynı taleplerle yeniden başvuruda bulunduğu, bu kez artan maluliyete ilişkin rapor sunulmaması sebebiyle başvurunun usulden reddedildiği ve işbu kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle eldeki uyuşmazlık açısından 2019.E.54085 K-2019/95703 ve 2019.E.119142 K-2020/40417 sayılı hükümlerin, HMK’nın 303 üncü maddesi gereği kesin hüküm teşkil ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafından sunulan 16.12.2019 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan adli kurul raporunda davacı için sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacının belirlendiği ancak tedavinin devam ettiğine dair bir açıklamaya yer verilmediği görülmüştür. Bu yönüyle rapor usule uygun görülmemiş, davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun reddinin hatalı olduğunu, davacının gelişen maluliyet iddiasının bulunmadığını, eldeki tahkim başvurusunun sebebinin davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin eksik olması sebebiyle bakiye tazminat talebinden ibaret olduğunu, dosyaya sunulan 16.12.2019 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki 2019.E.54085 ve 2019.E.119142 sayılı başvurular kapsamında verilen kararların kesin hüküm oluşturmadığını, hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacıya ibraname mukabilinde 12.03.2019 tarihinde % 75 kusur ve % 5 maluliyet oranına göre 25.965,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık süre geçtikten sonra eldeki başvurunun yapıldığı, dosya kapsamında gelişen durum ve maluliyet artışının da ispat edilemediği, bu nedenle başvurunun esastan reddi gerektiği, ancak karara karşı yalnızca davacı vekili tarafından itiraz edilmesi nedeniyle aleyhe bozma yasağı nazara alınarak davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki 2019.E.54085 ve 2019.E.119142 sayılı başvurular kapsamında verilen kararların kesin hüküm oluşturmadığını, eldeki başvurunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık süresi içinde yapıldığını, dosyaya sunulan 16.12.2019 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Dosya kapsamından, davacının davaya konu trafik kazasında meydana gelen yaralanması sebebiyle davalıya 11.03.2019 tarihinde başvuru yaptığı, davalı tarafça hasar dosyasının açıldığı, davacının 12.03.2019 tarihli ibranameyi imzaladığı, imzalanan ibraname mukabilinde davalının davacıya 15.03.2019 tarihinde 25.965,00 TL kısmi ödeme yaptığı, davacının ödemenin 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle davalıya 18.11.2020 tarihinde tekrar başvuru yaptığı, davalının ek ödeme yapmaması üzerine, davacının 30.12.2020 tarihinde eldeki tahkim başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünün bulunduğu, huzurdaki davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, buna rağmen İtiraz Hakem Heyetince yanılgılı değerlendirmeyle davacının 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başvuru yaptığı kabul edilerek hüküm tesis ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, eldeki davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı hususunun kabulü ile davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itirazlar değerlendirilmeli, davalının davacıya yaptığı kısmi ödemeye ilişkin evraklar temin edilmek suretiyle aktüer bilirkişiden rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.