4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1975
- Karar No
- 2023/10159
- Karar Tarihi
- 03.10.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2023/1975 E. , 2023/10159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.03.2022 tarih ve 2021/12645E-2022/6078K sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.08.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında destekleri yolcu ...'ın vefat ettiğini, kazada kusurun davalıya sigortalı araçta olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak niteliğinde şimdilik ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ... için 41.406,45 TL'ye, ... için 34.988,55 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada çoklu ölüm ve yaralanma olduğu için, açılan hasar dosyalarından 743.071,31 TL ödeme yaptıklarını, bir kısım taleplerin halen derdest olduğunu, ödemeler sonucu poliçe limitinin bittiğini, teminat limitinin 400.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, ... için 34.988,55 TL ve ... için 41.406,45 TL olmak üzere toplam 76.395,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazada çoklu ölüm ve yaralanma olduğu için, açılan hasar dosyalarından 743.071,31 TL ödeme yaptıklarını, bir kısım taleplerin halan derdest olduğunu, ödemeler sonucu poliçe limitinin bittiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin bozma öncesi kararında; poliçe teminat limitinin ölüm halinde kişi başına 60.000,00 TL ve kaza başına 600.000,00 TL olduğu, kazada 20 kişinin vefat ettiği 9 kişinin yaralandığı, davalı vekilinin kaza ile ilgili 28 hasar dosyası bulunduğunu ve teminat limitinin tükendiğini bildirdiğini ödemelere ilişkin dekontları sunduğu, yapılan ödemeler toplamının 743.071,31 TL olması karşısında, poliçe teminat limitinin tükenmesi nedeniyle, davalı vekilinin itirazının kabulüne,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kararının kaldırılmasına, başvurunun poliçe limiti kalmadığından esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.03.2022 tarih ve 2021/12645E-2022/6078K sayılı ilamı ile "....Davacı ...'ın talep ettiği ve İtiraz Hakem Heyetince reddedilen miktar itibariyle kararın kesin olduğu, bu sebeple davacı ... yönünden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verildiği, davacı Rabia yönünden yapılan temyiz incelemesinde, 31.12.2003 tarih ile 25333 sayılı ve 24.12.2004 tarih ile 25680 sayılı resmi gazetelerde yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası tarife ve talimatının” B.1. maddeleri gereği, “Bu tarife ve talimatın yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak sigorta sözleşmeleri, zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni teminat ve primleri üzerinden yapılır. Ancak sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça teminat tutarı artırıldığı takdirde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın, artırılan teminat tutarı bu sözleşmeler içinde geçerli olur. Bu Tarife ve Talimat ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır. Sigorta şirketleri, düzenledikleri poliçelerin ön yüzüne "Sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan tarafından teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur." ibaresini yazmak zorundadır. ”Zeyilname yapılmaksızın poliçelerin yeni teminat limitlerinden geçerli olacağına dair tarife ve talimatname 01.01.2004 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiş dava konusu trafik kazası ise 18.08.2007 tarihinde meydana gelmiş olduğundan 2007 Yılı Trafik Sigortası Teminatları kişi başı sakatlanma ve ölüm için 80.000,00 TL’ye ve kaza başı 800.000,00 TL'ye kendiliğinden ek prim ödemeye gerek kalmaksızın yükselmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bu husus dikkat alınmadan geçerli olan limitin poliçede yazılı sakatlanma ve ölüm için 60.000,00 TL ve kaza başına 600.000,00 TL olarak değerlendirilmesi ve başvurunun bu sebeple reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine, ... yönünden kararın kesin olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden 41.406,45 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 13.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası kararda yalnızca müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin değerlendirildiğini, aynı kazaya ilişkin olarak devam eden derdest dosyaların göz ardı edildiğini, tahkim yargılaması devam eden halen 5 dosya daha bulunduğunu, teminat limitinin tükendiğini, garame hesabının dikkate alınmadığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, desteğin başkaca hak sahibi mirasçılarının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı kazada ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 96 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Diğer taraftan aynı maddenin 2 inci fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; dosya kapsamından, davalıya sigortalı araç ile davacı murisinin yolcu olduğu aracın çarpışması ile meydana gelen kazada, 19 kişinin öldüğü ve 9 kişinin yaralandığı anlaşılmaktadır. Bozma kapsamında yapılan yargılama sonucu davacı lehine hükmedilen tazminatın, poliçe teminat limiti olan kaza başına 800.000,00 TL'nin içinde kaldığı sabit olmakla birlikte davalı vekili davaya konu kazaya ilişkin açılan hasar dosyaları ile ilgili olarak ödemeler yaptığını, halen Sigorta Tahkim Komisyonunda derdest tazminat davalarının bulunduğunu bu sebeple garame hesabı yapılması gerektiğini savunmuş, bir kısım dekontlar sunmuş, derdest dava dosyalarının numaralarını bildirmiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin savunmaları konusunda halen derdest olduğu belirtilen dosyalar ve önceden yapılan ödemeler ile ilgili KTK 96 ncı maddesi kapsamında araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda; dava konusu olayda çoklu hasar olduğu, kaza ile ilgili olarak sigortacının ödediği ve sigortacıya karşı açılmış ve sonuçlanmamış tazminat davalarının bulunduğu savunması karşısında ve yukarıda açıklandığı üzere K.T.K.'nun 96 ncı maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu kazayla ilgili olarak tüm hasar ve derdest dava dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları (İcra dosyaları dahil) getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar ve dava dosyaları içeriğine göre, yukarıda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı ... şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.