T. C. ANKARA 3.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/138 Esas - 2024/178
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
2....
: Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 17/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... " ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının kısmen kabul edildiğini, başvuru kapsamından 35. Sınıf hizmetlerin çıkartıldığını, 20. sınıfta kalan mallar yönünden ise itirazlarının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira metal yapı ürünleri, endüstriyel mimari tasarımlar ve aksesuar ürünlerinde yıllardır faaliyet gösterdiğini, birçok tescilli markası ve faydalı modeli bulunduğunu, taraf markalarının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı başvurusunun tescilinin kendi markasına zarar verdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, markasını ciddi şekilde kullandıklarını ileri sürerek ... sayılı kararının iptaline ve ... numaralı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 18/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 17/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. .... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar gerçeksiyle 6769 s. SMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... ... tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan incelme sonucunda, muterizin sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi ... sayılı kullanımın ispatına tabu mal hizmet bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, belirtilen markaların 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmediğinden bu markalara dayalı SMK m.6/1 gerekçeli itiraz reddedilmiştir. .... sayılı markalar bakımından yapılan inceleme:
Yapılan inceleme sonucunda, başvuru kapsamında kalan mallar ile itiraza mesnet markaların kapsamlarındaki malların hizmetlerin mahiyeti ve bavuşuru ile itiraza mesnet markaların benzerliği bir arada değerlendirildiğinde başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. KARAR: itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Mal/hizmet ayniyeti/benzerliği/ilişkisinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları "... " "..." (...) (....)
20.Sınıf. 06, 19, 35, 37, 40 sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 22/02/2024 havale tarihli raporda özetle; "- Dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan 20. Sınıf malların tamamının davacı yana ait özellikle ... sayılı markası kapsamındaki ve yine ... sayılı markası kapsamındaki hizmetler ile benzer olduğu, - Rapor kapsamında açıklanan nedenlerle dava konusu marka ile davacı yana ait markalar arasında, başvuru kapsamında kalan 20. Sınıf malların tamamı açısından, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmasına neden olacak düzeyde güçlü bir benzerliğin mevcut olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... ... mobilyaları" ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 20. sınıftaki: "20: Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu marka başvurusunda, ... kararı sonrasında kalan mallar 20. Sınıftaki genel anlamda mobilya ve dekorasyon ürünleridir. Davacı yanın önceki tarihli tescilli markalarında her ne kadar 20. Sınıftaki mallar doğrudan yer almamakta ise de ... sayılı davacı markasında 35.05 alt grubunda 20. Sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri yer almaktadır.
Uygulamada da kabul edildiği üzere, mal üreten işletmenin karineten üreteceği malı da ticari mevkie çıkartmak suretiyle fiziki olarak veyahut e-ticaret siteleri üzerinden/online satış yöntemi ile satış işlemine konu edeceği kabul edilmektedir. Bu halde bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti, esasen markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar.(.... sayılı kararı). Nitekim .... ’nda belirtildiği üzere mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu, aynı şekilde mallar ve malların perakendeciliği hizmetlerinde belirlenen benzerlik düzeyi, malların perakendeciliği ve mallar arasındaki benzerlik düzeyi ile aynı olduğu davacı yanın ... sayılı markası kapsamındaki 35.05 alt grubunda 20. sınıf malların satışı hizmetleri arasında mal – malın satış hizmeti kapsamında değerlendirilebilecek bir benzerlik ilişkisi bulunduğu değerlendirilmiştir.
Bunun yanı sıra davacı yanın ... sayılı markası kapsamında 37. sınıfta yer alan “Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.” nin de esasen 20. sınıftaki “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar,” malları ile de bağlantısı bulunan hizmetler olup mobilya imalat- bakım hizmetleri ile mobilya ürünlerinin kendisinin, her iki faaliyetin de aynı kaynakça yapılabilir olmasından ötürü ortalama düzeyde bir benzerlik ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilebilir. Böylelikle iltibas değerlendirmesi bakımından, mal/hizmet benzerliği şartının oluştuğu anlaşılmıştır.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu başvurunun "... " koltuk, masa, lamba, vazo gibi ev dekorasyon ürünlerinin kullanıldığı unsurların dairesel bir şekil içerisinde konumlandırılması ile oluşturulmuş bir logo ile bu logonun hemen altında “...” kelimesi ve en alt kısımda ise “... mobilyaları” unsurundan oluştuğu, markanın hakim ve ayırt edici sözcük unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin bilinen bir anlama sahip olmamakla birlikte “...” kelime kökünden türetilmiş, ayırt edici vasfı bulunan bir kelime olarak başvurunun esas unsuru olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı yana ait önceki tarihli ve dava konusu marka ile benzer emtiaları içerir marka ise "..." görseline haiz olup davacı markasının stilize harf karakterleri ile yazılmış “...” kelimesinden oluştuğu görülmüştür. Bu bağlamda tespiti gereken husus, benzer nitelikteki mal ve hizmetlerde davacı markaları ile karşı karşıya kalması muhtemel tüketiciler nezdinde, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma riski bulunup bulunmayacağıdır. İşbu uyuşmazlık kapsamında tartışıldığı gibi kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte kendi unsurlarını içerisinde barındıran birleşik bir markanın önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve bu ibarenin sonraki markada da dominant bir etkiye sahip olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla iltibas ihtimalinin varlığı için önemli olan, önceki markanın, sonraki marka içerisindeki kullanımında bağımsız ayırt edici karakterini koruyup korumadığı ve ayırt edici niteliğinin ne denli yüksek olduğudur. Taraf markalarına yönelik yapılan tespitlerde de belirtildiği üzere gerek davacı markalarının gerekse de dava konusu markanın esas unsuru, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt edici vasfı bulunan, yaratım nitelikte ve akılda kalıcılığı yüksek “...” kelimesidir. Her iki taraf markasında da bu kelimenin münhasır ayırt edici unsur olarak kullanıldığı bir durumda, markaların farklı görsel unsurlar ihtiva edecek şekilde tasarlanmış olması, tek başına işaretler arasında somut bir farklılık yaratmamaktadır. Taraf markaların bu haliyle yarattıkları ilk algı doğrudan aynı iktisadi kaynakça yaratılmış markalar oldukları yönündedir. Zira daha evvel davacı yanın 20. Sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri çerçevesinde sunduğu ürünlerini duymuş, deneyimlemiş ya da gözlemlemiş bir tüketicinin, dava konusu marka kapsamında kalan 20. Sınıf mallarda dava konusu markayı gördüğünde, bu markayı da önceki deneyimlediği davacı markaları ile ilişkilendirerek, her iki marka arasında iktisadi idari bir bağ bulunduğu yanılgısına düşme ihtimali kaçınılmaz olacak, markaları birbirlerinin serisi gibi algılayabilecek, markalar yalnızca görsel olarak revizeye uğramış halleri olarak yorumlayabilecektir. Zira “...” ibaresinin ayırt edici vasfının gücü, daha düşük düzeyli emtialar benzerliğinde dahi taraf markalarının birbirlerini çağrıştırmasına yol açacak niteliktedir.
Nitekim karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus ilgili tüketicinin algısı olup, tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun düşmeyecektir. Tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, başvuru konusu markada kalan 20. sınıf mallar yönünden dahi davacı yanın özellikle ... sayılı markası kapsamında aynı malların satışına özgülenmiş satış hizmetleri açısından var olan benzerlik hali ile birlikte ayırt edici gücü yüksek bir sözcüğü ortak olarak içerir taraf markalarının bu benzerlikleri gözetildiğinde, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin mutlak olarak ortaya çıkabileceği, markalardaki ek unsurların markaların birbirlerinden ayrıştırılmaları için yeterli olmadığı, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında bir sebeple bir bağlantı kurmasının yer aldığı, taraf markaları arasındaki benzerliğin tüketicinin bu bağlantıyı kurmasına neden olacak düzeyde oluşu nedeniyle somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
2.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜNE,
2..... sayılı kararının iptaline,
3.Dava konusu edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4.Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın düşümü ile 249,90TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 6.154,80TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı asil ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 359,80.-TL
Posta Masrafı 1.345,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 4.550,00.-TL
Toplam 6.154,80.-TL