T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/06/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilam, İstanbul BAM 16.HD'nin ... Esas ve ... Karar sayılı 31/03/2022 tarihli ilamı ile tarafların istinaf istemleri yerinde bulunmayıp esastan reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi sonucunda; Yargıtay 11.HD'nin ... Esas ve... Karar sayılı 28/12/2023 tarihli bozma ilamı üzerine ; bozma sonrasında dava dosyası mahkememizin 2024/46 esas sırasına kayıtlanmış ve usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmakla;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markası ve logosunun davalı yanca bire bir kullanıldığını, marka haklarını ihlal ettiğini ve tecavüzde bulunduğu iddiası ile, 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir.(Davacı vekili 2.3.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplamda 44.333.26 TL olarak talep etmiştir.)
SAVUNMA; Davalı cevap dilekçesinde; kullanmakta oldukları "..." markasının TPE nezdinde ... no ile tescilli olduğunu, marka sahibinin ... olduğunu ve markadan kaynaklanan haklarını lisans sözleşmesi ile ...'e devrettiğini, markanın kullanım hakkını 28/09/2014 tarihinde 30.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldıklarını, marka ve logolarının hukuka uygun olduğunu, davanın ... ve ...' a yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafın tescilli logosunu kullanmadığını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacı yanın tescilli ...sayılı ... ibareli markasına davalı yanın “...” ibaresi ve davacının marka şekline benzer şekli logo olarak kullanmak suretiyle markaya tecavüzde bulunduğu iddiasıyla tecavüzün önlenmesi ve HMK 107. maddesi kapsamında 556 sayılı KHK nın 66/c maddesi gereğince şimdilik 1.000,00 TL maddi (Davacı vekili 2.3.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplamda 44.333.26 TL olarak talep etmiştir) ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsili taleplidir. BOZMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZ KARARI : ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2019 tarihli ... E- ... K sayılı kararıyla; "... Somut olayda davacı tarafın şekil markasına benzer şekilde davalı tarafın kendi markasının yanında kullanımda bulunduğu, söz konusu bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte iltibas yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından ayırt edicilik sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, ... ibaresinin ürün tanıtımlarında yerleştirilme yeri ve kullanımını nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz olduğu, bunun yanında başkasına ait işaretin ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine karar verilmesi gerektiği...Davacının maddi tazminat istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği,...Bilirkişilerin davalının cirosundan hareket ile dosyaya ibraz edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062.50 TL lisans bedeli ile 10.000 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin ise 14.062.50 TL ye tekabül ettiğinin anlaşıldığı, bu bedelin mahkemece somut olay yönünden hakkaniyete uygun bir lisans bedeli olarak belirlendiği,...dosya kapsamına göre 5.000 TL manevi tazminatın uygun olduğu.." gerekçesiyle; davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkını ihlal nedeniyle 14.062.50 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000 -TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememiz kararın İstinaf edilmesi üzerine;
İstanbul BAM 16.HD'nin... Esas ve ....Karar sayılı 31/03/2022 tarihli ilamı ile; 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacı yandan alınması gereken 80,70 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı yandan alınması gereken 1.302,14 TL nispi harçtan, peşin alınan 369,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 932,21 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf yargılama giderleri olarak;Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 64,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 32,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı yönünden kesin, davalı yönünden ise iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 31/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin Temyiz Yoluna Başvurması Üzerine; Yargıtay 11. HD'nin ... Esas, ...Karar, 28/12/2023 Tarihli BOZMA İLAMI İLE;”… Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dosyaya sunulan dava dışı ... Ltd. Şti. ile imzalanan 28.09.2014-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilen sözleşmenin, noter tasdikli olmadığı, tescil edilmediğinin anlaşıldığı, ... ile o tarihte markanın sahibi olan ... ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, münhasır olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "..." ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak yeni bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının ... sayılı marka ve logosuna benzetilmesi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "..." bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 gün olduğu bilirkişi kök ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Değerlendirme: Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re'sen bozulması gerekmiştir.” Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” Şeklindeki BOZMA gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan mahkememizce uyulmasına karar verilmiş, taraflara bozma ilamı tebliğ olunmuş, ceza mahkemesine ait kesinleşen dava dosyası celp edilmiştir. YARGITAY BOZMA KARARI SONRASI YARGILAMA: ...
1.FHCM'nin ...esas, ... karar nolu dosyası fiziken celb edilmiştir
CEZA YARGILAMASINA AİT DOSYANIN İNCELENMESİ KATILAN ...’ın suç tarihi 13.5.2015 tarihi olarak marka hakkının ihlal edildiği iddiası üzerine başlatılan soruşturmada sanıklar ..., ... hakkında Marka Hakkına Tecavüz(5833 sayılı kanunla değişik) suçundan ... C.Başsavcılığının 13/08/2015 ve 19/01/2016 günlü iddianamesi ile ...
1.FSHCM’ne kamu davası açıldığı ve iddianame kapsamına göre; Suç tarihi olan 13/05/2015 -29/07/2015 tarihlerinde sanığın, katılanın sahibi olduğu "..." tescilli markasının "... "adresinde bulunan ... Ş'nin kullandığı iddiasıyla, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5833 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 61/A-1 ve TCK.nun 53/1-2, 54/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildiği, 13/05/2015 tarihinde işlen suçtan dolayı ... C.Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosunun 19/01/2016 gün ve ...Soruşturma No ... Esas sayı ile ...
3.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine sanıklar ... ve ... hakkında 556 sayılı KHK'ye aykırılık suçundan 2016/31 Esas kaydı kamu davası açıldığı ve İstanbul Kapatılan 3.FSH Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 02/02/2017 gün ve ... Esas ... karar sayı ile birleştirme kararı verildiği anlaşılmıştır.
SANIKLARDAN ADNAN DİZİN SAVUNMASINDA:... şeklindeki kullanmayla ilgili ...' dan onun şirketi olan ... firmasından lisans hakkını aldığını, bu konuda sözleşme yaptıklarını,2019 yılına kadar bu şekilde kullanma hakkı aldığını, kendi şirketinin ...Şirketi olduğunu, ... den aldığı bu lisansı kendi işyerinde kullandığını, müştekiyi tanımadığını, bu nedenlerle suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş olup, sanığa emniyet ifadesi okunarak sorulduğunda; bu ifadeyi de kendisinin verdiğini, ancak lisans süresini yanlış hatırladığını, bu konuda şimdiki ifadesinin doğru olduğunu, sözleşmesinin de olduğunu, ayrıca işlem yapıldığı zaman kendisinin ...' a ulaşamadığını, ... ' a ulaştığını, bu nedenle onun ismini verdiğini, beraatine karar verilmesini bildirmiştir.
SANIK ... SAVUNMASINDA: Suçlamayı kabul etmediğini, ... adına 2006 yılından beri kayıtlı olan tescilli olan ''...'' şeklindeki markayı 2013 yılından itibaren kullanım hakkını aldığını, o şekilde bu markayı işyeri faaliyetlerinde kullandığını, işyerinde ...'a ait ... markası ile ilgili hiçbir kullanımda bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini bildirmiştir.
Sanık ... birleşen dosya yönünden ceza mahkemesindeki yaptığı savunmasında; iddiaya konu tarihlerde kendi işyeri olan "..." markalı döner dükkanını işlettiğini, ... isimli kişiden gelen lisans sözleşmesini devir alarak işlerini devam ettirdiğini, ...'dan aldığında işletmenin adının "..." olduğunu, kendisinin devraldıktan sonra ismini bu şekilde değiştirdiğini, kendine ait logoyu da kullanmaya başladığını, logosunun Türk Patent Enstitüsünde de koruma altına alındığını, ... logosu ile kendi logosu arasında bir benzerlik olmadığını, suçsuz olduğunu, beraatine karar verilmesini, daha öncede bir savcılık soruşturması olduğunu ve bundan da takipsizlik kararı aldığını bildirmiştir.
Sanıklar müdafii ceza Mahkemesindeki savunmasında; Müvekkilinin kendi lisanslı markasını kullandığını, müşteki markasını hiçbir şekilde kullanmadığını, iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin kullandığı ... markasının müvekkilin markası ile de herhangi bir benzerliğinin de bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu durum ortaya çıkacağını, gıda sektöründe yuvarlak şeklindeki görselin ve dikkat çekici olması sebebiyle kırmızı renklerin çokça kullanıldığını, ortalama bir tüketicinin markalar arasındaki farkı anlayabileceğini, iltibas olmadığını, iddia makamanının esas hakkındaki mütalaasına katıldıklarını, müvekkillerinin suç işleme kastının olmadığını, beraatlerine karar verilmesini talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanıklar hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmış olduğu, katılan adına tescilli olan ... marka ve logosunun anımsattığı bilinçli tüketici nezdinde yanıltıcı nitelikte ... isimli benzeri ...ismini kullanılarak üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuş ise de, sözkonusu iddia edilen ... ismiyle tescilli ... sınıfta ve farklı sınıflarda çok sayıda ... ismininde geçtiği ve birlikte kullanıldığı markaların bulunduğu, şikayete konu ... isimli markanın kullanılış şekli, amblemi, logosu ve logosundaki zemin rengi ile sanıkların kullandığı iddia edilen ... isminin geçtiği ... şekli logoso, zemin rengi, punto ve renkleri farklı olduğu, ortalama bir tüketici üzerinde ilk bakışta her iki işletme adının ve markanın farklı olduğunun anlaşılabileceği dolayısıyla şikayet edilen sözkonusu kullanımın marka hakkına tecavüz suçundan yaptırıma bağlanan marka hakkına tecavüz suçunun unsuru olarak gösterilen iktibas ve iltibas unsurlarının oluşmadığı dolasıyla olayda marka hakıknın tecavüz suçunun yasal unsurları bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar hakkında açılan kamu davasının CMK:nun 223/2-a maddesince gereğince beraatlerine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. CEZA YARGICININ MADDİ OLAY, DELİLLER VE DEĞERLENDİRMESİ:
Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında müştekiye karşı "Başkasına ait marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz oluşturan malı satışa arz etmek" suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; alınan 12/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda müştekiye ait ... başvuru nolu şekilli ... ibaresi ile sanıkların kullanımlarının ... sınıf yiyecek içecek hizmetleri bakımından aynı hizmet sınıfına hitap ettikleri, hitap edilen dışarıda döner yiyen ortalama tüketicinin şekilsel, renkler ve esaslı unsur olan ... ibaresini bütünsel açıdan görmeleri sonucu iltibas ihtimali olduğu görüş ve kanaatlerine varıldığı belirtilmiş ise de; sanıkların kullandığı iddia edilen ... isminin geçtiği ... şekilli kullanımın müştekiye ait ...isimli markadan yazı karakteri, metin içeriği, şekil ve renk olarak farklı olduğu ve ortalama tüketici üzerinde ilk bakışta her iki işletme adının ve markasının farklı olduğunun anlaşılabileceği, dolayısıyla dava konusu kullanımın tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmayacağı gözetilerek atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine ,Adli Emanetin ... sırasında kayıtlı suça konu ürünlerin sanık ...'e İADESİNE karar verildiği anlaşılmıştır.
Kararın katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14.CD nin ...esas, ...karar no ve 5.10.2022 tarihli ilamı ile “yapılan yargılamaya, incelenen dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonucu oluşan kanaat ve takdirine göre; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde bulunduğu anlaşıldığından,İstinaf başvurusunda bulunan katılan vekili Av. ...'in istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK 'nın 280/1-a maddesinin ilk cümlesi gereğince esastan reddine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesi cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” Şeklindeki ilamın kesinleştiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller, kesinleşen ceza yargılamasına ait dosya kapsamı, Mahkeme gerekçesi, marka tescil belgesi, değişik iş dosyası bir arada incelendiğinde;
Ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamakla birlikte, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011 tarihli ve ... E.,...K. sayılı kararı ile de aynen benimsenmiştir.
Somut ceza yargılamasında da mahkemenin gerekçesinde aynen” Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında müştekiye karşı "Başkasına ait marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz oluşturan malı satışa arz etmek" suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; alınan 12/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda müştekiye ait .. başvuru nolu şekilli ... ibaresi ile sanıkların kullanımlarının ... sınıf yiyecek içecek hizmetleri bakımından aynı hizmet sınıfına hitap ettikleri, hitap edilen dışarıda ..., renkler ve esaslı unsur olan ... ibaresini bütünsel açıdan görmeleri sonucu iltibas ihtimali olduğu görüş ve kanaatlerine varıldığı belirtilmiş ise de; sanıkların kullandığı iddia edilen ... isminin geçtiği ... şekilli kullanımın müştekiye ait ... isimli markadan yazı karakteri, metin içeriği, şekil ve renk olarak farklı olduğu ve ortalama tüketici üzerinde ilk bakışta her iki işletme adının ve markasının farklı olduğunun anlaşılabileceği, dolayısıyla dava konusu kullanımın tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmayacağı gözetilerek atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş olması yani, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olay ve özellikle “fiilin hukuka aykırı olmadığı” kullanımın iltibas oluşturmayacağı maddi olgusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı gözetilerek , huzurdaki davalı ... TİC.LTD.ŞTİ. yetkilisi hakkında açılan kamu davasında da ceza hakiminin “fiilin hukuka aykırı olmadığı” kullanımın iltibas oluşturmayacağı maddi olgususunu tespit ederek Beraat kararı verdiği gözetildiğinde kesinleşen ilamın Hukuk Hakimini de bağlayacı özelliği gözetilerek davalı hakkında açılan davanın unsurları oluşmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
1.DAVANIN REDDİNE,
2.615,40 TL ilam harcının,102,47 TL peşin harçtan ve 741,00 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla yatan 23.13 TL harcın davacıya iadesine,
3.Marka hakkına tecavüzün reddi yönünden Avukatlık vekalet ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık vekalet ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık vekalet ücret tarifesi uyarınca 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davalı tarafın yargılama giderlerinden olan 270 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 28/01/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸