9. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2023 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı tır ile Kuzey Marmara Otoyolu Edirne istikametinde diğer davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsünün çarpıştığı, davalı ... Sigorta'nın ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası, davalı ...z Sigorta'nın ise ... plakalı yolcu otobüsünün zorunlu trafik sigortası ve koltuk sigortası olduğunu, davalı ...'ın ... plakalı aracın maliki diğer davalı ... Yolcu Taşımacılığı A.Ş'nin ise ... plakalı yolcu otobüsünün maliki olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu, müvekkilinin inşaat işçici olup kalıpçı olduğunu, yolcu otobüsünde 36 numaralı koltukta yolcu olan müvekkilinin kaza sonucunda yaralandığını ve malul kaldığını belirterek davanın kabulü ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan faizi ile tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan yalnız ..., ..., ... ve ... Yolcu Taşımacılığı A.Ş.'den faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, davada zorunlu trafik sigortası yaptırılan sigorta şirketleri bulunduğunu, sigorta sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda bahsi geçen konulardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, dolayısıyla sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen kararın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 18.12.2023 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... Yolcu Taşımacılığı A.Ş'nin maliki olduğu ... plakalı yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunan davacının araçların çarpışması ile yaralandığı anlaşılmıştır. Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerine göre açılmış yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık ve kusura dayalı maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı tarihte 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacı-yolcunun ticari veya mesleki olmayan amaçlarla seyahat etmesi nedeniyle tüketici olduğu, davalıların ise işleten, taşıyıcı ve sürücü olup zararın, davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olmasına göre dava konusu taşıma işleminin 6502 sayılı Kanun'un 3/l. maddesi gereği tüketici işlemi olarak kabulü ile davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkemece Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (emsal nitelikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/19421 Esas 2018/9990 Karar sayılı kararı) Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/01/2025