16. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Karar Tarihi
- 16.05.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin maddi sıkışıklığının aşılması için abisi ...'in kendisine ...tarihinde ...'tan 30.000 lira kredi çektiğini, 10 gramlık bileziğini de borç olarak verdiğini, ayrıca ...'na ait ... kredi kartı ile de çeşitli tarihlerde farklı miktarlarda malzeme alması için kartını kullandırdığını, bu borçlar karşılığında abisine senet verdiğini, ayaküstü TC kısmını doldurarak ve imza atarak abisine teslim ettiğini, abisinin borçlu kısmına ... yazısını ve senedin düzenlenme tarihini yazdığını, acil işlerinin olması ve önemsememeleri nedeniyle senedin alacaklı kısmının doldurulmadığını, müvekkilinin abisinden almış olduğu parayı düzenli olarak ödediğini ve ödemeye devam ettiğini, 2022 yılı Mayıs ayında müvekkilinin abisi ve eşinin boşanma kararı aldıklarını, bu karar sonrasında tarafların birbirlerine çekişmeli boşanma davası açtıklarını, davalının müvekkilinin abisinin eşi olduğunu, davalının evi terk ederken müvekkilinin abisine vermiş olduğu senedi alıp götürdüğünü, müvekkilinin abisinin senedi bulamayınca hemen şikayetçi olduğunu, senedi elinde bulunduran davalının alacaklı kısmına kendi adını yazdığını ve senedi icraya koyduğunu, davalının ev hanımı olduğunu ve hiç bir gelirinin bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişki olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirterek Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafın tevilli olarak yengesi olan davalı müvekkilden borç bilezik aldığını kabul ettiğini, borç verilen bileziğin müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafın 80.000 TL değerinde 10 gram bileziği borç olarak aldığını, davaya konu düzenlenmiş olan senedin borç verilen bileziğin bedeline ilişkin olduğunu, davacı tarafın abisi ... ile davalı taraf ile aralarında Antalya 9. Aile Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı üzerinden açılan boşanma davasının devam ettiğini, davacı tarafın abisi ile davalı müvekkili husumetli olduğundan davacı taraf ın kötüniyetli davranarak işbu davayı açtığını ve davalı müvekkilinden şikayetçi olduğunu, açılan soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek davacının haksız, hukuka ve hakkaniyete aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bedelin nakden alındığı yazılıdır. Davalı senedin altın karşılığı düzenlendiğini beyan etmişse de yerleşik Yargıtay kararlarına göre altın ayni değil nakdi değerlendirilmesi gerekli olan para niteliğindedir. Dolayısıyla davalının senedin ihdas nedenini değiştirmediği, ispat yükünün davacı keşidecide olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senedin lehtar kısmının boş olduğunu sonradan doldurulduğunu, senetten ötürü borcu abisine ödediğini ileri sürmüştür. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun lehtar kısmının sonradan doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlamalıdır. Davacı kendisine verilen süre içerisinde yazılı bir delil sunamamış, bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden davacı vekiline yemin hakkı da hatırlatılmamıştır. Olayla ilgili soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verilmiş ve kesinleşmiştir. Davalının soruşturma dosyasındaki ifadelerinde de davacı anlatımlarını destekleyen herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği tanık dinlenmeyeceğinden ve davalının da muvafakati olmadığından davacının tanık dinletme talebi reddedilmiş, ağabeyinin soruşturma dosyasındaki ifadelerine de aynı sebeple değer verilmemiştir. Yine davacı taraf senede dayalı borcu ödediğini bildirmişse de ön inceleme duruşmasındaki beyanında banka hesabına yapılan ödemelerde senetle ilgili ayırt edici bir unsura yer verilmediğini açıkladığından senede ilişkin yapıldığı ispatlanamayan ödemelerle ilgili kayıtların celbine gerek görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava konusu takiple ilgili verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebi reddi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının savcılıkta verdiği beyanındaki ve dosyadaki cevap dilekçesindeki, dava konusu senedin 80.000,00 TL değerindeki bilezik için verildiği yönündeki ifadelerinin ikrar niteliğinde olduğunu, davalının senet tanzim tarihinde 80.000,00 TL değerinde bileziğinin olamayacağının açık olduğunu, davalının bir gelirinin bulunmadığını, tanıklarının dinlenmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
HMK'nun 201. maddesi gereğince senede karşı tanık ile ispat yasağı bulunmasına, davacının iddiasının kesin deliller ile ispatlayamamış olmasına göre; karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...