12. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8711
- Karar No
- 2025/115
- Karar Tarihi
- 07.01.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Adam Öldürme
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
12. Ceza Dairesi 2022/8711 E. , 2025/115 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 8.500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; CMK’nın 144/1-d maddesinde belirtilen kusur yeteneğinin CMK’nın 223/3-a maddesinde sayıldığı, TCK 27/2. maddesine göre ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin tazminat istemeye engel teşkil etmeyeceği, bu nedenle haksız tutukluluk nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/294 Esas – 2015/158 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten adam öldürme suçundan 05.06.2014-20.04.2015 tarihleri arasında 319 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda eylemin TCK'nın 27/2 maddesi kapsamında meşru müdafaada sınırın mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaştan ileri geldiğinin kabulü ile CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olamadığı kararı verildiği, kararın 11.02.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ancak 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
İstinaf ve temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veya reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise hükmün davacı açısından kesin olmadığı ve dolayısıyla istinaf mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede;
CMK'nın 141/1-e hükmü gereğince davacı hakkında kesinleşmiş beraat yada kovuşturmaya yer olmadığı kararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, bu gerekçe yerine CMK'nın 144/1-d maddesine göre kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle haklarında ceza verilmesine yer olmadığı kararın verilen kişilerin tazminat isteminde bulunamayacağından bahisle reddine karar verilmesi sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davanın tümüyle reddi nedeniyle davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan miktar gözetilerek davalı lehine ağır mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücreti takdir edilmesi yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat isteme koşullarının oluşmadığının saptandığı anlaşıldığından, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2025 tarihinde karar verildi.