Esas No
E. 2023/872
Karar No
K. 2023/13865
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2023/872 K. 2023/13865 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/872, K. 2023/13865, T. 21.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/872
Karar No
2023/13865
Karar Tarihi
21.12.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2023/872 E.  ,  2023/13865 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2022/541 E., 2022/553 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davacının davasının aktif husumetten reddine müdahiller yönünden davanın tam kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve müdahiller yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ile müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine 30.11.2013-30.11.2014 tarihleri arasında kasko+filo plus genişletilmiş kasko sigorta poliçeleri ile sigortalı dava dışı 3. şahsa kiraya verilen davacıya ait 58 adet aracın 11.12.2013 tarihinde çalındığını, bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalı ... şirketine teminat kapsamı içerisinde gerçekleşen zarar ödemesi için yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, araçların rehinli olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak açtıkları davada kesin tazminat miktarı belirlendikten sonra artırılmak üzere 3.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Yargılama aşamasında davaya müdahil olan bankalar ve finans şirketleri vekilleri müdahale dilekçelerinde; davacı araçların müvekkilleri tarafından rehnedildiğini, davacıya muvafakat vermediklerini belirterek Garanti Bankası A.Ş 1.795.000,00 TL'nin, İş Bankası A.Ş 724.000,00 TL'nin, TÜRK ASSET (TEB Finansman A.Ş'den temellük eden) 78.000,00 TL'nin, Orfin Finasman A.Ş. 76.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda çalınma değil, emniyeti suistimal/güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olduğunu, hırsızlık suçu niteliğinde olmayan ve poliçe üzerinde belirtilen risklerin dışındaki sebeplerden dolayı oluşabilecek hasarların teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2014/589 Esas, 2016/486 Karar sayılı kararı ile; davacı şirketin açtığı davanın aktif husumetten reddine, müdahiller yönünden davanın tam kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Garanti Bankası A.Ş için 1.795.000,00 TL'nin, İş Bankası A.Ş. için 724.000,00 TL'nin, Türk Asset için 78.000,00 TL'nin, Orfin Finasman A.Ş. için 76.000,00 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/4381 Esas, 2020/8599 Karar sayılı kararı ile; "Davacı, kaskolu araçların kiracısı tarafından kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş (bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunması sonucu başlatılan hazırlık soruşturmasında dava dışı Suriye uyruklu kimseler hakkında güveni kötüye kullanma suçundan daimi ara kararı; dolandırıcılık suçundan ise ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş), bu iddiaya göre, kiracının eylemi, davacı kiralayana karşı emniyeti suistimal suçunu oluşturmakla, davacının bu şekilde oluştuğunu iddia ettiği bu rizikonun, kasko sigorta teminatı kapsamında olmadığı; mahkemenin ise, araçların götürülmesinin hırsızlık veya emniyeti suistimal eylemlerinden hangisi kapsamında olduğu değerlendirmeksizin sigortacının bilgilendirme edimini yerine getirmemesi nedeniyle riskin teminat kapsamı içerisinde olduğu gerekçesi ile davayı kabul ettiği, bu durumda, mahkemece, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulünün hatalı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.09.2022 tarihli ve 2022/541 Esas, 2022/553 Karar sayılı kararı ile; dava konusu araçların davacı kiralayanın elinde kaybolmasının güveni kötüye kullanma suçu oluşturduğu ve güveni kötüye kullanma suçunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca dava konusu rizikonun kasko sigorta teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davacının açtığı davanın reddine, dava konusu olayın kasko kapsamında olmaması nedeniyle davacının davasının reddedilmesinden dolayı asli müdahil olan bankaların davasının da reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Mahkemece 02.12.2022 tarihli ek karar ile asli müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Asli müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili ek karara yönelik de temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyizi dilekçesinde; davalı taraf hasarın, sigorta poliçesinin özel ve genel şartları itibari ile teminat kapsamı dışında kaldığını ve bunun da sebebinin emniyeti susitimal suçundan kaynaklandığını savunduğunu, ancak bu savunmanın, ne sigorta poliçe hükümlerine ne de sigorta hukukunun temel prensiplerine ve en nihayetinde dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmediğini, öncelikle taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin kasko+filo genişletilmiş kasko sigorta poliçesi olduğunu, söz konusu sigorta poliçesi incelendiğinde ne özel ne de genel şartlarda aracın “emniyeti suistimal” suçu ile ilgili bir ibare olmadığını, davalı tarafınca böyle böyle bir savunma yapılabilmesi için poliçelerin içeriğinde “emniyeti suistimal suçunun kasko sigortası genel şartları ve yine poliçe özel şartları uyarınca poliçe teminatı haricindedir” gibi açık ve kuşkuya yer bırakmayacak bir maddenin olması gerektiğini, ancak davalı tarafın iddia ettiğinin aksine böyle bir ibare/maddenin sigorta/kasko poliçesinde bulunmadığını, sigortalı araçların hırsızlığa konu olduğunun savcılık makamlarınca da kabul edildiğini, kaldı ki güveni kötüye kullanma suçu ile ilgili dolaylı bir anlatım olsa dahi yapılan sigorta ve kasko poliçesinin araç kiralama işi için yapıldığını, hasarın teminat dışı olduğu savunmasının kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Asli müdahil İş Bankası vekili temyizi dilekçesinde; hasarın teminat dışı olduğu kabulü ile davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını; temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin ek kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Asli müdahil Dünya Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyizi dilekçesinde; davalı şirket tarafından yapılması gereken ödemenin "dain ve mürtehin" sıfatını haiz olmaması sebebiyle müvekkili şirkete yapılması gerektiğini, hasarın teminat dışı olduğu kabulü ile davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama giderleri ile vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Müdahil Orfin Finansman A.Ş. vekili temyizi dilekçesinde; müvekkili şirketin rehin alacaklısı olup, sigorta bedelinin davacı/borçluya ödenmesine muvafakatlerinin olmadığını ve sigorta bedelinin öncelikle müvekkili şirkete ödenmesinin yasa gereği olduğunu, hasarın teminat dışı olduğu kabulü ile davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Asli müdahil Garanti Bankası A.Ş. vekili temyizi dilekçesinde; hasarın teminat dışı olduğu kabulü ile davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından "Kasko + Filo Plus Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçeleri" ile ile teminat altına alınan davacıya ait araçlar için tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401, 1409 ve 1423 üncü maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Asli müdahil İş Bankası vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin mahkemece verilen ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan asli müdahil İş Bankası vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.

2.Davacı ve diğer müdahillerin temyizine gelince; mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asli müdahil İş Bankası vekilinin temyiz isteminin reddi ile ek kararın ONANMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile diğer müdahiller vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı yükletilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden asli müdahillere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog