Esas No
E. 2023/10950
Karar No
K. 2023/12572
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2023/10950 K. 2023/12572 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10950, K. 2023/12572, T. 23.11.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10950
Karar No
2023/12572
Karar Tarihi
23.11.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2023/10950 E.  ,  2023/12572 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/1157 Değişik İş, 2022/1176 Karar
HÜKÜM/KARAR: Davalının İtirazının Kabulü / Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve %21.2 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 79.929,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucu davacıya 17.03.2013 tarihinde 134.325,26 TL ödeme yapıldığını ve yapılan bu ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, bakiye tazminat talebinin kabulü halinde ise hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve mevzuata göre davalı aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 79.929,00 TL tazminatın 09.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, alınan bilirkişi raporu ve ara kararların davalı tarafa tebliğ edilmediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını, hak düşürücü süre nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat tutarından hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından davalı şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz isteminin yerinde olmadığını ve başvuran lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin 25.03.2019 tarih ve İHK-2019/3164 sayılı kararı ile davalıya başvuru esnasında ibraz edilen ve hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, 13.12.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği, kaldı ki bilirkişi raporuna karşı ileri sürmüş olduğu itirazların itiraz aşamasında yeniden değerlendirildiği, davalı ... şirketi tarafından davacıya 107.325,26 TL ödeme yapıldığı ve 06.09.2018 tarihli ibranamenin düzenlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; söz konusu ibraname 06.09.2018 tarihli olup 19.10.2018 tarihinde ibranamenin geçersizliği ve bakiye tazminat istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava yoluna gidildiği, bu nedenle 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında öngörülen iki yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda dolmadığı, bu nedenle davalı vekilinin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğine ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgi ya da belgenin iddiasını ispatla yükümlü davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.03.2022 tarih, 2021/11038 esas ve 2022/5151 karar sayılı ilamı ile; ''...a-) Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 sayılı BK 43.maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda, davacı, 16 GE 374 plakalı sigortalı araçta yolcu konumundadır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince, davalının kazanın gerçekleştiği sırada hangi amaçla taşındığı ya da yolculuk ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgi yada belgenin ispatla yükümlü davalı tarafından dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle itirazı reddedilmiştir. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti'nce hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek hususların ispatlanamadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmiş ise de; İtiraz Hakem Heyetince bu yönde gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde 818 Sayılı BK 43.maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. b-) Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez. Hükme esas alınan aktüer raporda; desteğin pasif devresinde AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılıp yapılmadığı hususu ile tazminat hesabında davacının askerlik süresinin de hesaba dahil edilip edilmediği hususu anlaşılamamaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, davacı desteğinin pasif devresi olarak tespit edilen dönem için, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hususunda ve davacının belirlenen maluliyetinin derecesi ve niteliğine göre, askerliğe engel teşkil edip etmeyeceğinin (maluliyet raporu eklenerek yazılacak yazı ile) ilgili askerlik şubesinden sorulması; alınacak cevaba göre askerlikte geçireceği sürede de efor tazminatı verilip verilmeyeceği tartışılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak ve temyiz eden davalı yararına usulü kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir. c-) Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. '' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, askerlikten muaf olduğu anlaşılan davacı yönünden % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, 67.259,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, muhtemel yaşam süresinin hatalı hesaplandığını, kusur raporu alınmadan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ve başvuran lehine tam ve nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezli tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

4.594,48 TL 0.H.

1.150,00 TL P.H.

3.444,48 TL Kalan

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Ticaret Hukuku 818 sayılı BK 43.maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda, davacı, 16 GE 374 plakalı sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince, davalının kazanın gerçekleştiği sırada hangi amaçla taşındığı ya da yolculuk ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek herhangi bir bilgi yada belgenin ispatla yükümlü davalı tarafından dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle itirazı reddedilmiştir. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti'nce hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek hususların ispatlanamadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmiş ise de; İtiraz Hakem Heyetince bu yönde gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde 818 Sayılı BK 43.maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. b-) Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez. Hükme esas alınan aktüer raporda; desteğin pasif devresinde AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılıp yapılmadığı hususu ile tazminat hesabında davacının askerlik süresinin de hesaba dahil edilip edilmediği hususu anlaşılamamaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, davacı desteğinin pasif devresi olarak tespit edilen dönem için, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hususunda ve davacının belirlenen maluliyetinin derecesi ve niteliğine göre, askerliğe engel teşkil edip etmeyeceğinin (maluliyet raporu eklenerek yazılacak yazı ile) ilgili askerlik şubesinden sorulması; alınacak cevaba göre askerlikte geçireceği sürede de efor tazminatı verilip verilmeyeceği tartışılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak ve temyiz eden davalı yararına usulü kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir. c-) Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 3164 sayılı kararı ile davalıya başvuru esnasında ibraz edilen ve hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, 13.12.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği, kaldı ki bilirkişi raporuna karşı ileri sürmüş olduğu itirazların itiraz aşamasında yeniden değerlendirildiği, davalı ... şirketi tarafından davacıya 107.325,26 TL ödeme yapıldığı ve 06.09.2018 tarihli ibranamenin düzenlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6100 sayılı Kanun TBK md.51 K6098 md.16/13 K818 md.43 K6098 md.43
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog