Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5314 E. , 2024/4477 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Trabzon ilinde kurmayı planladığı ''Özdil Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES)'' projesi için verilmiş olan … tarih ve … sayılı önlisansa yönelik süre uzatım talebinin reddine, önlisansın 17/01/2017 tarihinde sona erdiğinin tespitine ve teminat mektubunun 93.510,00-TL'lik kısmının irat kaydedilmesine yönelik Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, önlisans süresinin tebliğden itibaren 30 ay olduğu, bu nedenle süre uzatım talebinin yerinde olduğu ileri sürülmekte ise de, dava konusu santrali kurmak için yapılan başvuru üzerine davacıya 17/07/2014 tarihinden itibaren 30 ay olmak üzere önlisansın verildiği, gerekli izinlerin alınması gerektiğinin ve önlisans süresinin 17/07/2014 tarihinden itibaren başladığının davacıya bildirildiği, bildirim yazısının sonraki bir tarihte tebellüğ edilmiş olmasının önlisans süresinin tebellüğ tarihinden itibaren başlaması sonucunu doğurmayacağı;
HES projesi faaliyet alanının Bakanlar Kurulu kararı ile afete maruz bölge sınırları içinde kaldığının bildirilmesi nedeniyle yeni proje oluşturulması için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin durdurulması talebine istinaden sürecin durdurulduğu, ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar doğrultusunda projenin yeniden oluşturulduğu, mücbir sebepler nedeniyle projenin tamamlanamadığı iddiası incelendiğinde; proje sahası için başlatılan ÇED sürecinde sahanın su iletim hattının geçeceği kısmın afete maruz bölge olarak belirlenmiş olduğunun tespiti üzerine sürecin tamamlanamadığı ve gerekli iznin alınamadığı, afet riskinin proje için önlisans verilmesinden çok önce 16/11/1987 tarihinde tespit edilmiş olduğu, ÇED sürecinin tamamlanamamasının Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 35. maddesinde mücbir bir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığı; bu durumda, çevresel etki değerlendirmesi süreci ile diğer yükümlülüklerin süresi içinde tamamlanması hususunda sorumluluğun davacıya ait olduğu, proje ile ilgili izinlerin süresi içinde alınamamış olmasını haklı gösteren bir iddia veya delilin somut olayda mevcut olmadığı, önlisans süresinin dolmasından önce süre uzatım talebinde de bulunulmadığı anlaşıldığından, 30 aylık önlisans süresinin dolduğu 17/01/2017 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan davacının önlisans süresinin sona erdiğinin tespiti ile teminat mektubunun 93.510,00-TL'lik kısmının irat kaydedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacının önlisans süresinin uzatılması talebinin reddi yönünden konu incelendiğinde ise, davalı idare tarafından, önlisans süresinin bitiminden önce gerekli izinlerin alınamaması ve uzatım talebinde bulunulmaması sebebiyle önlisansın kendiliğinden sona erdiği dikkate alınarak, süre uzatım talebi sadece bu gerekçe ile reddedilmiş ise de, önlisans süresinin kendiliğinden sona ermesinden sonra uzatım talebinde bulunulması halinde idarece talebin değerlendirilmeyerek doğrudan reddedileceğine dair açık bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, davalı idarece davacının sürenin dolumunu takip eden gün içinde yaptığı süre uzatım talebinin, bildirilen gerekçeler ve ilgili kamu idarelerinin görüşleri dikkate alınarak değerlendirilip kabulü veya reddi yönünde karara bağlanması gerekirken, sadece talebin süre dolduktan sonra yapıldığından incelenemeyeceği gerekçesiyle doğrudan reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin, süre uzatım talebinin reddine yönelik kısmının hukuka aykırı olduğundan iptaline, diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında, önlisans süresinin kendiliğinden sona ermesinden sonra uzatım talebinde bulunulması halinde idarece değerlendirilmeyerek doğrudan talebin reddedileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiş ise de, süre verilerek süresi içinde yapılması beklenilen iş ve işlemlerin, bu sürenin dolmasına kadar yapılması gerektiği, yapılması gerekenlerin tamamlanmaması halinde iznin kendiliğinden sona ereceğinin ve ancak mücbir sebep halleri nedeniyle yapılamaması halinde Kurul kararıyla ek süre verileceğinin kurala bağlanmış olduğu, dolayısıyla ek süre başvurusunun, işlerin süresinde tamamlanamayacağının anlaşılmasıyla verilmiş olan önlisans süresi dolmadan yapılması gerektiği, bu hususun mevzuat hükümleri ile ortaya konulan süreye ilişkin belirleyici kuralların doğal sonucu olduğu; bu durumda, dava konusu işlemin, önlisans süresinin 17/01/2017 tarihinde sona erdiğinden bahisle 18/01/2017 tarihinde yapılan süre uzatım talebinin reddine ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuken haklı gerekçesinin olmadığı, önlisans süresinin tebliğ ile başlaması gerektiği, bu nedenle süresi içerisinde ek süre talebinin yapıldığı, ÇED sürecinde idarelerden kaynaklanan gecikmelerin mücbir sebep olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi ile mücbir sebep koşulları oluşup oluşmadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, dava konusu işlemin hizmet gerekleri ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, proje değişikliği için süresinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, davacının gerekli özen ve dikkati göstermeden önlisans süresini geçirdiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği;
31.maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan Kanun maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış;
326.maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği;
330.maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği;
332.maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde; Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden incelenmesi; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekâlet ücretine hem davalı hem de davacı lehine hükmedildiği, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği, iptal edilen kısmın kaldırılması ile davanın tamamen ret ile sonuçlandığı, daha önce İdare Mahkemesi kararında davanın kısmen reddi ile davalı lehine vekalet ücreti verilmiş olmasına rağmen istinaf incelemesi sonucu iptale ilişkin kısmın kaldırılması sonrasında mükerrerlik oluşturacak şekilde yeniden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine rağmen, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu husus gözetilmeden yeniden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukukî isabet bulunmamaktadır.
Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasında yer alan "... ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.040,00-TL avukatlık ücretinin ..." ibaresi çıkarılmak suretiyle kararın düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın hüküm fıkrasında yer alan "... ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.040,00-TL avukatlık ücretinin ..." ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.