7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2024/922 E. , 2024/5785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 14 No.lu bağımsız bölümde davacının malik olduğunu ve 03.07.2019 tarihli resmi akit ile davalı lehine bedelsiz olarak, 35 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazda davalı lehine tesis edilen intifa hakkının terkinine, bu güne kadar oluşmuş ecrimisil alacağının davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini, mümkün olmaması halinde intifa hakkının süre bakımından sınırlandırılarak taşınmazın kullanılma süresine tekabül eden kira bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile 14 No.lu bağımsız bölüme ait tapu kaydı üzerine, 03.07.2019 başlangıç tarihli ve 25569 yevmiye sayılı, 35 yıl süre ile davalı lehine tesis edilen intifa hakkının iptali ile şerhin terkinine, 30.937,87 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dinlenilen tanıklardan özellikle taraflar arasındaki 03.07.2019 tarihli ‘İrtifak Sükna (Oturma) Hakkı Sözleşmesi’ başlıklı sözleşmede tercüman olarak imzası bulunan tanık ...’ın beyanları ve toplanılan diğer deliller ile tüm dosya kapsamı gözetilerek davacının davalı ile kira sözleşmesi yapılacağı inancı nedeniyle tapuda işlem yaptığı, dava konusu taşınmazda davalı lehine intifa hakkı tesis etme amacının olmadığı, hile olgusunun ispatlandığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenilen yeminli tercüman tanığın ifadelerinden işlemin mahiyetinin ana hatları ve esas yönü ile davacıya izah edildiğinin anlaşıldığını, davacının ilkokul mezunu olup, okur-yazar olduğunun kabul edilmesinde tereddüt bulunmadığını, davacının gözlerinin az gördüğüne dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığını, hile iddiasının da davacı tarafından ispatlanamadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, intifa hakkının hile ile tesis edildiği hukuksal nedenine dayalı intifa hakkının terkini ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Tapu siciline güven ilkesi, gayrimenkul hukukunun temel taşlarından biri olup, taşınmaz işlemlerinin güvenliğini ve öngörülebilirliğini sağlar. Tapu siciline güven ilkesinin doğru anlaşılması ve uygulanması, mülkiyet hakkının korunması ve taşınmazlar üzerindeki işlemlerin hukuki güvenceler altında yapılmasını sağlar.
Bilindiği üzere hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36/1 maddesi (881 sayılı Borçlar Kanunu'nun 28/1 maddesinde) açıklandığı üzere "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeye bağlı değildir. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def’i yahut dava yoluylada kullanılabilir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı tarafın okur-yazar olduğu gerek davacının isticvabı sonucunda kendi beyanlarından, gerek dava açarken avukatına vermiş olduğu vekaletnamesini bizzat imzalamış olmasından, gerek dosya içerisinde bulunan ve dava dışı şahıslara vermiş olduğu vekaletnamelerden, gerekse eğitim durumunun tespiti için Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkereden anlaşılmış olup Tapu Sicil Müdürlüğündeki 03.07.2019 tarihli resmi işlemin hile ile yapıldığının kabulü, okuma-yazma bilen bir kişinin, resmi şekle uyularak yapmış olduğu bir işlemin intifa hakkı tesisi değil de kira sözleşmesi yapıldığı inancıyla yapılmış olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmektedir. Değinilen yönler göz ardı edilerek davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün onanması gerekmektedir.