4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/16750 E. , 2024/13022 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 94.400,44 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 94.400,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının daha önce aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine tahkim başvurularında bulunduğunu, söz konusu başvuruların reddine karar verildiğini, kesin hüküm nedeniyle eldeki başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin davalı aleyhine yaptığı tahkim başvurularının usulden reddine karar verilmiş olup eldeki dosya için kesin hüküm niteliğinde olmadıklarının anlaşılmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil olmamasına, davalı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına vekalet ücreti yönünden itiraz edilmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05.01.2022 tarihli raporda, davacının omuz eklemindeki hareket kısıtlılığına bağlı sürekli iş göremezlik oranının % 5 olarak hesaplandığı ancak raporda sekelin davacının geçirdiği belirtilen trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğunun kabulü halinde sürekli olduğunun belirtildiği, bu haliyle raporda davacının maluliyetinin trafik kazasından kaynaklandığının açıkça belirtilmediği anlaşılmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, kazadaki yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacıda kazadaki yaralanmasından kaynaklanan kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, davacıda belirlenecek maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti ara kararı ile davalının %100 kusurdan sorumlu olduğunun kabulü ile zararın hesap edilmesine karar verildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur raporu alınmadan hüküm tesis edildiği, davalı vekilinin kusura ilişkin itirazlarının da İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.