Esas No
E. 2020/45
Karar No
K. 2023/504
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/45 Esas
KARAR NO: 2023/504
DAVACI: ...
VEKİLİ: ......
DAVALI: .......
VEKİLİ: ...
DAVALI: ....
DAVA: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ: 20/02/2020
KARAR TARİHİ: 22/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 24/11/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili 20/02/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dekoratif boya imalatı ve ticareti ile uğraştığını ve bu alanda haklı bir üne kavuştuğunu, müvekkili tarafından 2018/46659 numaralı “... ....” ibarelerinin marka olarak tescil başvurusu üzerine davalı tarafından ilana itiraz edildiğini, söz konusu itirazın davalı ... Markalar Dairesi başkanlığınca reddi üzerine başvurunun reddedilmesi istemiyle YİDK’ya başvurulduğunu, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 30.12.2019 tarih 2019-M-9827 sayılı kararı ile itiraz edenin diğer itirazlarının reddedilerek müvekkili başvurusunun SMK’nun 6/9.maddesi uyarınca kötü niyetle yapıldığından bahisle muteriz itirazı kabul ederek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, her ne kadar YİDK kararında itiraz sahibinin karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanıma yönelik itirazları reddedilmiş ise de; müvekkili başvurusunun reddine gerekçe olarak davalı ... ... Ltd.’e ait “... ...” ibaresinin Türkiye’deki kullanımının distribütörlük sözleşmesi ile ... .... Tasarım Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiğini, söz konusu şirketin de başvuru sahibiyle 21.03.2016 tarihinde imzaladıkları “taahhüt ve yetki belgesi” ile başvuru sahibini yetkili satış bayii ve workshop atölyesi olarak yetkilendirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinden sonra başvuru sahibinin “... ...” ibaresini bağımsız unsur olarak kullanmak suretiyle kendisi adına tescil ettirmek için yapmış olduğu başvurunun iyi niyetli sayılmayacağının belirtilerek itirazın kabulü ile müvekkili adına yapılan başvurunun reddedilmiş olması nedeniyle esasen redde mesnet olan unsurun davalı ... ... Ltd.’e ait tescilsiz “... ...” markası olduğunun anlaşıldığını, “... ...” ibaresinin tebeşir boya olarak Türkçeye çevrilebileceğini, söz konusu ibarenin dekoratif boya sektöründe özellikle mobilya boyaları açısından cins, çeşit, vasıf bildirir nitelikte olduğunu, tüm dünyadaki kullanımının da bu şekilde olduğunu, “... ...” ibaresinin, sektörde çok yoğun olarak kullanılan ve boya ürününün cinsini, çeşidini belirten bir ibare olduğunu, sektörde bu boyanın kullanıcıları tarafından “... ...” denildiğinde özellikle mobilya sektöründe tereddütsüz biçimde akla geldiğini ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, davalı tarafından diğer davalı ... nezdinde yapılan 2019/55.... başvuru numaralı “... ...” ibaresinin emtia listesinde 2.sınıfta yer alan boya ve vernik ürünleri için yapılan marka tescil başvurusunun reddedildiğini, davalı ... ... Ltd. tarafından İngiltere’de yapılan marka tescil başvurusunun da gerek “... ...” ibaresinin ürün çeşidini, cinsini belirttiği ve gerekse kullanım sonucu ayırt edicilik niteliğini kazanamadığı gerekçeleriyle reddedildiğini, “... ...” ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, tıpkı “yağlı boya” ibaresi herkesin kullanımına açık olduğu gibi “... ...” ibaresinin de bu tür boyayı üretecek herkese açık bir ibare olduğunu, “... ...” denilince akla davalılardan “... ... Ltd”nin değil, uygulandığı yüzeyde eskitme yapılabilen yapışkanlığı yüksek bir tür boyanın akla geldiğini, müvekkilinin marka olarak tescilini talep ettiği “... ... ... ...” ibaresinde markanın esas unsurunun “...” olduğunu ve “... ...” ibarelerinin tescilin talep edildiği 2.sınıfta 2018/44753 başvuru numarasıyla zaten koruma altına alındığını, “... ...” ibaresinin ürünün cinsini belirttiği için tescili istenen markanın esas unsurunu teşkil edemeyeceğini, davalı yanın faaliyette bulunduğu İngiltere’de dahi kullanım sonucu markaya ayırt edicilik sağlanmadığı kabul edildiğine göre kamuya açık olan bu ibarenin önceden başkası tarafından kullanıldığının bilindiği halde tescil başvurusunda bulunulmasının kötü niyetli olamayacağını iddia ederek; müvekkiline ait 2018/46659 başvuru numaralı marka tescil talebini nihai olarak reddeden 2019-M-9827 sayılı YİDK kararının markanın tescil işlemlerinin sağlanabilmesini teminen iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili 04/03/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum YİDK tarafından yapılan incelemede, “... ...” ibaresinin Türkiye’deki kullanımının distribütörlük sözleşmesi ile ... ...Tasarım Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiğini, söz konusu şirketin de başvuru sahibiyle 21.03.2016 tarihinde imzaladıkları "Taahhüt ve Yetki Belgesi" ile başvuru sahibini yetkili satış bayii ve workshop atölyesi olarak yetkilendirdiğinin dosya kapsamında sunulan delillerden anlaşıldığını, distribütör ... ...Tasarım Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından iş bu başvuru sahibine kesiken faturaların da dosya kapsamında yer aldığını, başvuru sahibi tarafından Beşiktaş 21. Noterliğinin 06.02.2018 tarih ve 0602 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... ile 21.03.2016 tarihinde imzaladığı “Taahhüt veYetki Belgesi” başlıklı sözleşmenin, söz konusu ihtarnamenin ... Konsepte tebliğini takip eden 3 ayın sonunda feshedildiğinin ihbar edildiğini, ... ... Ltd’nin Türkiye distribütörü ... ... ise Ankara 53. Noterliğinin 4 Nisan 2018 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvuru sahibi ile ... ... ürünlerinin satışına yönelik sözleşmenin 6 Mayıs 2018 tarihi itibariyle feshedileceğini ve bu tarih itibariyle ... ... ve ... ... markalarının ve tanıtım unsurlarının hiçbir şekilde iş bu başvuru sahibi tarafından kullanılmaması gerektiğini ihtaren bildirildiğinin dosya kapsamında yer alan belgelerden anlaşıldığını, iş bu başvurunun ise bu işlemlerden sonraki bir tarihte yapıldığının itiraz sahibinin sunduğu dökümanlardan anlaşıldığını, dolayısıyla başvuru sahibinin muteriz firmadan ve muterize ait ihtilaf konusu “... ...” ibaresinden haberdar olduğunu, başvuru sahibinin sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, daha önce ticari ilişkide bulunduğu itiraz sahibi şirket tarafından kullanılan “... ...” ibaresini markasının bağımsız unsuru olarak kullanmak suretiyle kendi adına tescil ettrimek için yapmış olduğu iş bu başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, YİDK tarafından alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek; davanın reddedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... LTD., davaya cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği 2019-M-9827 sayılı YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait 2018/46659 sayılı "... ... ... ..." ibareli marka başvurusunun kötü niyetli olarak tescil başvurusuna konu edilip edilmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi raporları aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde; Davacının "... ... ... ..." ibareli 10.05.2018 tarihinde gerçekleştirdiği 2018/46659 sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 28.05.2018 tarih ve 301 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şirketin 27.07.2018 tarihinde 2018/65.... sayılı markayı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/2, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davacının 04.09.2018 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı'nca reddine karar verildiği, davalı şirketin 05.07.2019 tarihinde yeniden itirazda bulunduğu, davacının 27.08.2019 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2019-M-9827 sayılı YİDK kararı ile itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verdiği, redde mesnet olarak SMK m.6/9 hükmü uyarınca davacının kötü niyetli olduğunun gösterildiği, bu kararın davacı ... vekiline 06.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 12.06.2019, E:2018/2285 K:2019/4361)

A. ....." (C-104/18P) kararında;

marka tescil başvuru sahibinin adil rekabete girme amacı taşımaksızın, dürüst ticari uygulamalarla aykırılık oluşturacak şekilde başkalarının menfaatlerini baltalama ya da belirli bir başkasını hedef almaksızın markanın köken göstermeye ilişkin temel fonksiyonundan ziyade başka amaçlar için marka tescilinin sağladığı tekelci yetkileri elde etme amacı taşımasının ilgili ve tutarlı göstergelerden bariz bir şekilde anlaşılması halinde, markanın kötü niyet gerekçesi ile hükümsüz kılınabileceğini belirtmiştir. Mahkeme, marka tescil başvurusu yapan kimsenin niyetinin sübjektif bir olgu olduğunu, ancak buna rağmen, bu olgunun yetkili idari makamlar veya yargı mercilerince nesnel bir şekilde belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir kötü niyet iddiası, somut olaydaki tüm ilgili nesnel olguların dikkate alınması suretiyle genel bir değerlendirme yapılmasını gerektirir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih 2008/11-501 E 2008/507 K sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir. Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan RG 512 ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği, davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları da kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede;

Dava konusu 2018/466......... ... ... ..." ibareli marka başvurusunun "Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler. İşlenmemiş doğal reçineler. Boyacılar, dekoratörler, matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller." emtiaları bakımından yapıldığı müşahede edilmiştir. "... ..." ibaresi incelendiğinde; İngilizce “tebeşir” anlamına gelen ... kelimesi ile “boya” anlamına gelen “...” kelimelerinden türetilmiş “TEBEŞİR BOYA” anlamına gelen bir ibare olduğu anlaşılmaktadır. “... ...” ibaresi ...'ın 25 yıl önce keşfettiği dekoratif boya markasına verdiği isimdir. ...’ın günümüzde yaygın biçimde kullanılan ve pek çok yüzeye uygulanan bu boya türünü bulan ve bu boyaya “... ...” ismini veren kişi olduğu dosya kapsamından ve internet araştırmasından anlaşılmaktadır. Davalı şirketin TÜRKPATENT nezdinde sunduğu deliller şunlardır: • www.anniesloan.com adresinden alınan görüntüler • Davalı itiraz sahibi yetkili distribütörü ... ...Tasarım Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin www.damavintage.com adresinden alınan ekran görüntüleri • Wikipedia’da yer alan “...” başlıklı sayfa • www.d..........com adresinden alınan workshop görüntüleri • 36 sayfa fatura: Davalı muteriz şirket tarafından, ... şirketine düzenlenen 03.06.2015-09.05.2018 tarih aralığına ilişkin iş bu faturalar “... ...” ürününün satışına ilişkin olup, faturaların antetinde ... ... marka işareti yer almaktadır. • Distribütör ... ile davacı ... arasında imzalanan “Taahhüt ve Yetki Belgesi” başlıklı 21.03.2016 tarihli belge: Davacı, “... ... ... ...” ibareli ürünleri satmak ve workshop düzenlemek hususunda yetkilendirilmiştir. • ... tarafından ... adına düzenlenen 22.03.2016-16.11.2017 tarih aralığına ilişkin 43 adet fatura: İş bu faturalar “... ... ... ...” ürününün satışına ilişkin olup, faturalardaki markasal kullanım 14/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda görselleştirilmiştir. • ... tarafından ...’e gönderilen 02.08.2016 tarihli e-posta: Sipariş ve ödeme içeriklidir. • ...’nun “... ... ...” bayisi olduğunu gösterir broşür • “isinmumcuatolye” isimli Instagram hesabından alınan görseller: Paylaşımlarda “... ... ...”in ... Atölye’de olduğu belirtilmiştir. • 06.02.2018 tarihli Beşiktaş 21. Noterliği 06....evmiye numaralı ihtarname: İhtarname ... tarafından ...’e gönderilmiş olup, “Taahhüt ve Yetki Belgesi” başlıklı 21.03.2016 tarihli belgenin feshedildiği bildirilmiştir. • 04.04.2018 tarihli Ankara 53. Noterliği 0....yevmiye numaralı cevabi ihtarname: ... tarafından ...’ya gönderilmiş olup, “...” ve “... ...” markalarının kullanılmaması gerektiği belirtilmiştir. • ... tarafından 10.05.2018 tarihinde 2018/46629 sayılı “c ... ...”, 2018/46656 sayılı “... ... ...”, 2018/....59 sayılı "... ... ... ...”, 11.05.2018 tarihinde 2018/46...1 sayılı “... ...” ve 13.06.2018 tarihinde “... ... ...” ibareli marka başvuruları yapılmıştır. • Avustralya Marka Ofisi nezdinde düzenlenen 1524674 sayılı 08.11.2012 başvuru tarihli “... ...” ibareli marka tescil sertifikası: Marka 02. Sınıftaki “vernikler” emtiası için tescillidir. • Yeni Zelanda Marka Ofisi nezdinde düzenlenen 983215 sayılı 22.08.2013 başvuru tarihli “... ...” ibareli marka tescil sertifikası: Marka 02. Sınıftaki “vernikler” emtiası için tescillidir. • Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Marka Ofisi nezdinde düzenlenen 4,322,847 sayılı 26.08.2011 başvuru tarihli “... ...” ibareli marka tescil sertifikası: Marka 02. Sınıftaki “ev boyası, iç cephe boyası, sanat ve el sanatları için boyalar” emtiası için tescillidir. • Kanada Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde düzenlenen TMA954,186 sayılı 17.05.2013 başvuru tarihli “... ...” ibareli marka tescil sertifikası: Marka 02. Sınıftaki “mobilya boyaları” emtiası için tescillidir.

Bunların yanı sıra davacı yan TÜRKPATENT nezdinde itiraza karşı sunduğu görüş ekinde İngiltere Patent Ofisi’nin ... ... marka başvurusunun reddine ilişkin kararı ve tercümesini ibraz etmiştir. Bu belgeler incelendiğinde; ... tarafından yapılan ... ... markası için 02. Sınıfta yer alan “boyalar, vernikler” emtiasını kapsayan 08.12.2011 tarihli 2604016 sayılı marka başvurusunun, İngiltere Patent Ofisi tarafından “vasıf bildirici olduğu” ve “kullanımla ayırt edicilik kazanmadığı” gerekçesiyle reddedildiği, yani markanın menşe ülkede tescilli olmadığı anlaşılmaktadır.

TÜRKPATENT nezdinde sunulan deliller çerçevesinde; davalı şirketin, davacı eliyle de gerçekleşen markasal kullanımının ... ... ... ... ibaresine ilişkin olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Dolayısıyla iş bu deliller ... ... ibaresinin münhasıran markasal kullanımı olduğunu ispata yeterli ve elverişli değildir. Öyle ki davalı şirketin boya kutusunda da ... ... ibaresi boya türünü belirtecek bir kompozisyonda ambalaj üstüne yerleştirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ele alındığında, dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “... ...” ibaresinin davacının mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayıran bir tanıtıcı işaret olmaktan uzaklaşmış; söz konusu boya türünün adı halini alarak, herkesin kullanımına açık hale gelmiş bir işaret olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, “... ...” olarak adlandırılan boya türünün adının, başlarda ayırt edici bir marka işareti olduğu kabul edilse dahi; bu marka sözcüğünün kullanım sonucu ayırt ediciliğini yitirdiği ve yaygın bir ad haline geldiği değerlendirilmektedir.

Sonuç itibariyle; “tebeşir boyası” anlamına gelen “... ...” ibareli dava konusu marka başvurusunun kapsadığı 02. sınıftaki “Boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler (dolu halde toner kartuşları dahil); besin maddelerini, ispençiyari ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsus maddeler.” emtialarını doğrudan tanımlayan, somut ayırt ediciliği bulunmayan bir marka işareti olduğu değerlendirilmektedir. Bu ibarenin ürün adı olarak kullanımı herkese açık olsa da, taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmişinin bir rekabet yasağı içerip içermediği ve bu kapsamda davacının ... ... ibaresini de içerir dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı hususu ayrıca irdelenmelidir. Bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmişi aşağıda ayrıntılı olarak belirtilmiştir: • Dava dışı ... ...Tasarım Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (...), davalı ... ... LTD. şirketinin ürünlerinin Türkiye distribütörüdür. Dosyadaki faturalar bunu tevsik etmektedir. • ... ile davacı ... arasında imzalanan “Taahhüt ve Yetki Belgesi” başlıklı 21.03.2016 tarihli sözleşme uyarınca “... Atölye adına ..., “... ... ... ...” markalı ürünleri İstanbul şehrinde satabilir ve ... ... ... ürünleri ile yapılacak uygulamalar için Workshop düzenleyebilir.” Sözleşmenin Satış ve Düzenleme Koşulları uyarınca, ...; “1. ... ürünleri dışında, muadil bir ahşap ve mobilya boyasının satışını ve tanıtımını yapamaz.

2.Workshop organizasyonlarında ... ürünleri dışında herhangi bir markanın ürünlerini kullanamaz ve tanıtımını yapamaz. … 16. Reklam, tanıtım veya haber amaçlı tüm yayınlarda ‘... ...’ kelimeleri veya ibaresi tek başına Stockist adıyla anılamaz. Tescilli ‘... ...’ adı ve ibarelerinin kullanılması gerekli yerlerde mutlaka marka sahibi ... ile beraber anılması ve kullanılması gerekmektedir.” • Bu sözleşmenin ardından davacı ..., ... ... ... ... markalı ürünler ile atölye çalışmaları yapmıştır. Buna ilişkin sosyal medya görselleri dosyada mübrezdir. • Davacı ..., davalı şirketin distribütörü ...’e Beşiktaş 21. Noterliği’nin 06.02.2018 tarihli ve 06.... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek “Taahhüt ve Yetki Belgesi” başlıklı 21.03.2016 tarihli sözleşmeyi, ihtarnamenin muhataba tebliğini takip eden 3. ayın sonunda feshini ihbar ettiğini beyan etmiş ve fesih tarihinden sonrası için muhatabın yetkili satış bayisi olduğuna dair tüm ticari marka ve tanıtım unsurlarının kullanılmayacağını bildirmiştir. • ... tarafından davacı ...’ya gönderilen Ankara 53. Noterliği’nin 04.04.2018 tarihli ve 0942 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile “06.05.2018 tarihi itibariyle “...”, “... ...” markalarının kullanılmaması gerektiği bildirilmiştir. • Davacı ..., davalı şirketin distribütörü ile yaptığı sözleşmenin 06.05.2018 tarihinde feshinin hemen ardından 10.05.2018 tarihinde, 02. Sınıftaki malları kapsayacak şekilde 2018/46659 sayılı dava konusu marka tescil başvurusunda bulunmuştur. • Davacı aynı gün ayrıca (10.05.2018 tarihinde) 2018/4b.... sayılı “C ... ...”, 2018/46....sayılı “... ... ...” ibareli marka başvurularında bulunmuş; ertesi gün de (11.05.2018 tarihinde) 2018/46....1 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunmuştur.

Davacının, davalı şirket distribütörü ile ticari ilişkisi sona erer ermez, davalı ... ve ürünleri ile kendi ticari faaliyetleri (satış ve atölye çalışmaları) arasındaki illiyet bağının tüketici zihninde kesilmesini hiç beklemeden, hatta stoklarındaki ANNE ... ... ... markalı mallar dahi muhtemelen tükenmeden; ... ... markalı ... ... ürünlerinin satışından ve bu ürünler ile yaptığı atölye çalışmalarından edindiği müşteri çevresini ve sair ticari ilişkileri kendisine hasretmek amaçlı ticari faaliyetlere başladığı, bu durumun haksız rekabet çerçevesinde ele alınması gerekmekle birlikte, seri mahiyetteki marka başvurularından biri olan dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih ve koşullar itibariyle iyi niyetle yapılmadığı, davacının iş bu marka tescil başvurusunda bulunurken seçmiş olduğu hareket tarzının ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, bu nedenle davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle marka başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 215,45 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.610,00 TL tercüman bilirkişi ücreti, 497,00 TL yurt dışı tebligat harcı, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 191,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.460,52 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog