1. Asliye Hukuk Mahkemesi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/897 Esas - 2018/502
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 20/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının sağlık uygulama ve araştırma hastanesinde tedavi görmüş olan ...'e ait tedavi giderlerini ödeyeceğine dair senet imzalattığını, tedavi giderlerinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında Samsun 5. İcra müdürlüğünün 2015/8218 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, öncesinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığını, ancak Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 esas, 2016/200 karar ve 05/04/2016 tarihli kararı ile görevsizlik kararı nedeniyle usul yönünden reddine karar verildiği, kararın Temyiz edildiği ancak Yargıtay 13. H.D 2016/24953 esas, 2016/19413 karar sayı ve 25/10/2016 tarihli kararı ile temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olduğundan reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle takip hukuku yönünden geçerli bir ödeme belgesi sunamayan borçlunun itirazının iptali istemiyle mahkememize başvurduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili 29/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kızı ...'ün 2004 yılında bisikletten düşerek ufak bir yarayla fakülte hastanesine götürüldüğünü, o dönemde gereken ücreti ödeyip çıkış yaptığını, sağlık güvencesi olmadığından ek ücret çıkartıldığını, açılan davanın ticari dava olmadığını, ayrıca zamanaşımına uğradığını, hiçbir borcunun olmadığını, gösterecek bir delilinin olmadığını, eşinin sakat olması nedeniyle çalışamadığını, kendisinin temizlik işleri yaptığını davanın reddini talep etmiştir.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/170518 Esas sayılı dosyası aslı dosyamız arasına alınmıştır. Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosya aslı dosyamız arasına alınmıştır. Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı Gaziler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/05/2018 tarihli yazısı ve Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/05/2018 tarihli yazısı dosyamız arasına gelmiştir. Dava itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9.İcra Müdürlüğü'nün 2016/170518 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 510,02-TL toplam alacak üzerinden erinden 01/07/2015 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin hastane alacağına dayalı olduğu, davalının süresindeki itirazının borcun tamamına yönelik olduğu, takibin durduğu ve davacının süresinde itirazın iptali için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosyamız arasına alınan Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasında davacının daha önce aynı alacak için Samsun 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8218 sayılı dosyasına itirazın iptalini talep ettiği, takibe konu senedin kambiyo senedi olduğundan bahisle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, dava değeri itibariyle kararın kesin verilmesi gerektiğinden bahisle Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/24953-Esas sayılı ilamıyla temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 24/05/2018 tarihli cevabi yazıda davalının Müdürlüklerinde kaydının bulunmadığı, Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı Gaziler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 29/05/2018 tarihli cevabi yazıda davalının herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağına dair bir düzenleme bulunması gerekir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmeyecektir.
Somut davada icra takibine konu senedin emre kaydını içermediği, kambiyo senedi vasfını haiz olmadığından bu yönüyle davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmaması ve davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava da sayılamayacağı ankalışmakla HMK'daki dava şartı sıralamasına göre öncelikle görev yönünden değerlendirme yapmak gerekmiş ve görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine,
HMK'nın 20. Maddesine göre karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine,
2.Aksi halde dosyanın mahkememizce açılmamış sayılmasına,
3.HMK'nın 331/2 maddesi de gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin iki haftalık başvuru süresi içerisinde talep olması halinde görevli mahkemede gözetilmesine, bu süre içerisinde başvuru olmaması halinde ise,
HMK 20/(1) son cümlesine göre daha sonra talep halinde gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 03/07/2018 Katip ... Hakim...