Esas No
E. 2024/704
Karar No
K. 2025/59
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ÜZERINE İZMIR BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

E. 2024/704 K. 2025/59 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/704, K. 2025/59, T. 22.01.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/704
Karar No
2025/59
Karar Tarihi
22.01.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/704
KARAR NO: 2025/59
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/01/2020
KARAR TARİHİ: 22/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu şirket ile davacı-alacaklı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı-borçlu şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı-alacaklı şirket tarafından düzenlenen 19/06/2019 tarih ve 8.761,50 TL bedelli faturadan kaynaklanan borcunu ödemediğini, taraflarınca İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin durduğunu, arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davalı-borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 8.761,50-TL asıl alacak yönünden iptaline ve asıl alacak yönünden takibin devamı ile davalının temerrüde düştüğü 06/11/2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, asıl alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar davacı ile davalı müvekkili arasındaki ticari ilişki mevcut ise de davacının faturaya konu mal ve/veya hizmeti müvekkiline eksiksiz ve tam bir şekilde vermediğini, davacının kendi kusuruyla sebep olduğu hatalı imalat nedeniyle müvekkiline fatura tanzim ettiğini, imalatın hatalı olduğunun daha sonradan fark edildiğini, davacı şirketin izolasyondaki problemleri beton segregasyonuna bağladığını, ancak iyileştirme olarak uyguladığı poliüretan enjeksiyonunun ilk 60kglık kısmına bedelsiz olarak uyguladığından bahsettiğini, davacının kısmen kabul ettiği hatalı imalat nedeniyle fatura tanzim etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, hatalı bir imalatın neden olduğu mal veya hizmetten dolayı tanzim edilen faturanın bedelinin kendisinden talep edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek haksız, dayanaksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, kötü niyetli davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne Mahkememizce ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne dair verilen ... karar sayılı ilamın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 26/09/2024 tarihli ve... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizce kurulan hüküm kaldırılmakla yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.

DELİLLER

Bozma öncesi ve sonrası olmak üzere; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, kayıtların incelendiği, davacı yan yönünden yemin deliline dayanılmakla bu hususun icra edildiği anlaşılmıştır.

İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı UYAP dosyasının incelenmesinde: ... Sistemleri Danışmanlık ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı-borçlu ...Anonim Şirketi aleyhine 06/11/2019 tarihinde 8.761,50-TL asıl alacak, 653,75-TL asıl alacak işlemiş faizi olmak üzere toplam 9.415,25 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ olunduğu, davalı/borçlu vekilinin 11/11/2019 tarihli dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiği, icra dairesince takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar yönünden dosyanın tevdisi üzerine SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen raporda özetle "davacı tarafından davalı aleyhine 2019 yılı Haziran dönemine ilişkin KDV dahil 35.437,10 TL tutarındaki 2 adet faturanın davalı yanca BA bildirimine konu edildiği, davacı kayıtlarının sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacı kayıtlarına göre davalı aleyhine 2019 yılında 4 adet olmak üzere 75.924,20 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafça toplam 66.942,61 TL tutarında ödeme yapılmakla birlikte takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.981,59 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı kayıtlarının sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı, davalı kayıtlarına göre davacı tarafça davalı aleyhine 2019 yılında 4 adet olmak üzere 75.924,20 TL tutarında fatura tanzim edildiği, davalı tarafça toplam 66.878,89 TL tutarında ödeme yapılmakla birlikte takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.045,31 TL tutarında alacaklı olduğu, tarafların davacının alacağı yönünden kayıt farklılığının kur farkından kaynaklandığı,

TTK 1530 maddesine göre asıl alacak yanında davacının davalıdan 561,10 TL tutarında işlemiş faiz talebinde bulunabileceği " yönünde görüş ve kanaat bildirilmekle birlikte rapora karşı davalı yanca itirazlarda bulunduğu görülmüştür. İstinaf ilamı kapsamında davalı yanca dayanılan yemin delili kapsamında davacı yan yönünden çıkarılan yemin davetiyesine davacı yetkilisi tarafından ikmal neticeli icabet edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; davacı yanca yukarıda belirtilen şekilde davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe itiraz edildiği göz önüne alındığında takibe dayanak fatura içeriği yönünden hizmetin davalı yana verilip verilmediği bu kapsamda 11/10/2019 tarihli mütakabatın nasıl değerlendirileceği hususlarında yapılacak inceleme neticesi davalının borca itirazının haklılığının olup olmadığının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır dava konusu hususun asıl alacaktan kaynaklı itirazın iptali olduğu anlaşılmakla bu hususta Mahkememizce değerlendirme yapılarak işlemiş faiz yönünden ayrıca bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Her ne kadar davalı yanca istinaf ilamı öncesi kazandırılan bilirkişi raporuna karşı itiraz ile ek rapor/ yenir bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine yukarıda belirtilen şekilde 19/06/2019 tarihli ve poliüretan enjeksiyon uygulaması işi sebebiyle düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile başlatılan takibe geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verilmekle birlikte taraf ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde davacının davalı aleyhine 2019 yılında toplam 4 adet olmak üzere 75.924,20 TL tutarında fatura tanzim edildiği, bahse konu faturalardan Haziran ayında düzenlenen 2 faturanın davalı yanca BA bildirimine konu edildiği gibi söz konusu bu 4 adet faturanında davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı anlaşılmakla birlikte faturanın ve içeriği hizmetin davalı yana verildiği yönünde davacı lehine karine oluştuğu, takip konusu faturanın ise söz konusu bu 4 adet faturalardan sonuncusu olduğu, davalı tarafça söz konusu faturasal ilişki sebebiyle davacı yana 66.942,61 TL tutarında ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin her iki taraf kayıtlarında farklı olmakla birlikte 63,72 TL'lik farkın kur farkından kaynaklanmakla birlikte davalı ödemesinin tahsilat tarihi itibariyle alış kuru üzerinden TL karşılığının kayıtlara yansıtılması gerektiğinden davacı nezdinde ki davalı ödeme miktarındaki kayda itibar edilerek davacının alacağından davalı ödemesinin düşülmesi ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip talebindeki miktar kadar alacaklı olduğu bununla birlikte davalı yanca hizmetin verildiğinin inkarı yönünde savunmada bulunulması üzerine istinaf ilamı kapsamında dayanılan yemin deliline davacı yanca icabet edilmekle birlikte davacı yetkilisi tarafından aynen " yetkilisi bulunduğum şirket tarafından davalı şirkete yalnızca poliüretan enjeksiyon işine ilişkin hizmet verildiğine, başkaca bir iş ilişkisi kurulmadığına, takibe dayanak faturanın da davalı yana verilen poliüretan enjeksiyon uygulamasına yönelik hizmet kapsamında düzenlendiğine, davalı yana bedelsiz olarak herhangi bir hizmet de verilmediğine namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyan kapsamında karinenin aksinin davalı yanca ispatlanamadığı kanaatine varılmakla birlikte her ne kadar konu icra takibinde asıl alacak miktarının 8.761,50 TL olmasına rağmen önceki verilen kararın 8.761,11 TL üzerinden kurulduğu ve hükmün davalı yanca istinaf edildiği göz önüne alındığında miktar yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından bu miktar göz önüne alınmak suretiyle yapılan itirazın haklılık teşkil etmediği anlaşılarak asıl alacağa yönelik itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmekle birlikte aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Her ne kadar davacı vekili tarafından arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle ayrıca vekalet ücreti talep edilmiş ise de 6325 sayılı yasadan kaynaklı arabuluculuk yönünden vekalet görevi nedeniyle verilen hizmetin vekil ile asil arasındaki avukatlık hizmeti nedeniyle belirlenen ücrete mahsus olduğu ve bu nedenle ücretin asil tarafından karşılanması gerektiği, bu tutarın iş bu davada verilen hizmet ilgi tutularak talep edilmesinin mümkün olmadığı kanaatiyle davacı vekilinin AAÜT 16/2 c gereği vekalet ücret talebinin yerinde olmadığına ve bu nedenle davacı yanın talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile davalı yanın İzmir ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında asıl alacağa yönelik yaptığı itirazın iptali ile takibin 8.761,11 TL asıl alacağın tahsili bakımından devamına, - Hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren 6102 sayılı TTK'nın 1530/7 maddesi gereği yıllık %21,25 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına, - Hükmedilen tutarın %20'si olarak hesaplanan 1.752,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.İstinaf ilamı öncesi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar tarihi itibariyle alınması gerekli 598,47 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 149,63 TL (102,55 TL peşin harç ile icra dosyasından alınan 47,08 TL'den oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 448,84 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,

3.Davacı tarafından yatırılan 156,95 TL (102,55 TL peşin harç ile 54,40 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 611,50 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 768,45 TL'nin İstinaf ilamı öncesi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,

5.İstinaf ilamı öncesi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 8.761,11 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davacı yanın A.A.Ü.T. 16/2-c uyarınca talep ettiği arabuluculuk vekalet ücreti talebinin reddine,

6.İstinaf ilamı öncesi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'e ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,

7.Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/01/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog